Fetva Meclisi
Soru
Bir konudaki dinimizin hükmünü bilmiyorsak o işi yaptıktan sonra bu konuda farklı görüşler olduğunu öğrensek mesela bazıları haram bazıları helal dese biz hangi görüşe tabi oluruz?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinin muteber delilleriyle haramlığı sabit olan haramın haram olduğuna inanmamak veya temelden haramı inkâr etmek dinden çıkmaktır. İnkâr etmeden haram işlemek ise büyük günah sahibi olmaktır. İnsanların harama bakışları elbette her müminin derdi olmalıdır ama asıl olan insanın önce kendi imanını ve amelini düşünüyor olmasıdır. Takatımız yettiği kadar da insanlara doğruyu anlatmak isteriz ama asıl olanın kendi imanımızı ve amelimizi korumak olduğunu biliriz. Rabbim yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbine danışır, kalbinin rahat ettiği işleri yapar. Siz de öyle yapın, kalbiniz orayı dine hizmet olarak görüyorsa destekleyin.
Aleykümselam. Ben de sözünü ettiğiniz teoriyi dinden bir parça olarak görmüyorum, görmeyi de iman açısından tehlikeli buluyorum. Ne var ki, sizin ifade tarzınızla o düşünce sahiplerinin üzerine gitmeyi de taktik hatası olarak görüyorum. Onların fikirlerinden vazgeçmesine katkısı olmadığı gibi kemikleşmelerine sebep olabiliyor da. Buna dikkat ediniz.
Selamünaleyküm. Hangi mezhebe göre size dininiz öğretildi ise o mezhebe göre devam edeceksiniz.
Mü'min zaten böyle olur, olmalıdır. Bu hâlini de korur, hakkını verir.
Mü'min şeriatına göre yaşar. Şeriata göre yaşayınca da dininin teminatı altında olur. Biiznillah sorunsuz ve güçlü bir hayatı olur. Bunun için de temel ölçü olarak helaller/haramlar dairesinde kalır. Helalleri aşmamayı haramlara bulaşmamayı ilke edinmek böyle bir teminat verir. Bu da şu demektir: İmanlı insan olmayı hayatın anlamı olarak bileceksin. İmandan sonra en büyük vazifen tek bir haram da olsa haramdan uzak kalmak olacak. Haramla bulaşık kalmaktan ise hicret etmeye razı olmak demektir bu. Allah’ın farzlarından eksiğin olmayacak. Zira farzları eksik bırakmak da bir haramdır. Nafile ibadetlerden konumun, kabiliyetin ve fırsatların doğrultusunda yapabildiğini yapacaksın. Mü'min bir çevrede olmayı ilke edineceksin. Telefondaki arkadaş listenden çay içtiğin insanlara kadar seçici ve korunmuş kalma ilkeni bozmayacaksın. İnsanî ilişkilerin iyi olacak. Başta ebeveynin ve ardından akrabaların sende Allah’ın emaneti olarak bilinecek. Diğer insanlarla da mesafeli ama saygılı olmayı bileceksin.