Fetva Meclisi
Soru
Yatsı namazıyla ikindi namazının sünneti yok mudur? Riyazu's Salihin'de bu namazların sünnetiyle ilgili bir hadis olmadığını okudum. Araştırdım ama kafam çok karıştı, bu konuda yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
İkindi ve yatsı namazlarının farzdan önce kılınan sünnetleri gayrı müekked sünnetlerdendir. Yani farzdan önce kılınamaması halinde tekrarı yoktur. Terk edilmesinde de öğlen namazının sünnetlerindeki kadar bir kayıp yoktur. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam.Böyle bir şeye gerek yoktur. Bütün nafileler, önce veya sonra gibi ayrıntılara gerek olmadan 'nafile' niyeti ile kılınabilirler.
Bu ifade bu şekilde doğru değildir. Evet, öğlenin farzından önce kılınan gibi bir sünnet namaz yoktur. Öğlenden önce kılınan Müekked bir sünnettir. İkindi, akşam ve yatsıdan önce sünnet kılmak vardır. Peygamber aleyhisselam efendimizin “her ezanla ikamet arasında nafile vardır” hadisine bağlı olarak isteyen kılabilir şeklinde bir sünnet kılma vardır. Yatsıdan önce sünnet kılmayı tavsiye eden eserlerimiz orada kılınacak sünnetin öğlenin sünneti gibi olmadığını belirtmektedirler.
Evet, yatsı namazının ilk sünneti öğlen namazının ilk sünneti gibi sabit değildir. Ama yatsıdan önce sünnet kılınmaz diye de bir kural yoktur. Zaten ilmihal kitaplarımızda o sünnet için GAYR-I MÜEKKED yani daha zayıf bir sünnet diyebileceğimiz ifade kullanılmıştır. Neticede bir sevap toplama yarışında olduğumuza göre böyle bir tartışma gayet yersizdir. Kılan kılsın, kılmayan kılmasın ama birbirimizle uğraşmamızı gerektirecek konu olmamalıdır.
Yatsı namazının ilk sünneti, farz namazların öncesinde veya sonrasında kılınan sünnet namazların en zayıfı yani kılınma emri en az olanıdır. Kılınmaması günah olmaz ama kılınınca da sevap açısından kazanç olur. Sahih/sarih bir hadis ise yoktur.
Aleykümselam. Namazı kabul olması açısından zararı olmaz ama bir kerahet söz konusu olur. Yani bu bir eksikliktir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bebeklik günlerinden itibaren alıştırmaya başlamalıyız. Ama ay başı olduğu vakitten itibaren de artık farz olarak kılacaktır. Allah'a emanet olun.
Yasalara uygun olarak yapılıyorsa bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Sigortacılığın İslami’si olması zordur. Daha iyi bir iş ortamı oluşuncaya kadar devam edin. Bırakma azminde olun Allah size yeni kapılar açsın. Allah'a emanet olun.
Nureddin, 'dinin nûru' anlamına gelmektir. Bu da diniyle ilgili yaptığı işler dinine hizmet olan kişi demektir. İnşaallah ismimizle müsemma oluruz, dinimiz için hizmetlere muvaffak oluruz. Evet, bilinen peygamberler arasında adı Nureddin olan yoktur. Ama onların adından önce kendileri dinlerinin nûrları idiler. Önemli olan da odur zaten.
Sevgili kardeşim, 'İstihare' tartışamaz derece bir Sünnet'tir. Lakin istiharenin rüya ile bir ilgisi yoktur. Ashabı kiram -Allah onlardan razı olsun- rüyaya yatmadılar. İstihare, iki rekât namaz kıldıktan sonra dua etmek ve iki üç gün içinde kalbine gelecek işaretlere dikkat etmektir. Siz, kendi kendinize yatıp durduğunuz şeye istihare adını vermişsiniz.Yapacağınız şey önce İSTİŞARE etmek olmalıydı. Yani, onun sizi, sizin onu araştırmanızdı. Sonra da istihareyi o ve siz yapardınız. Eğer üç gün sonra, böyle bir evlilik sizi mutlu edecek diye inanıyorsanız o istiharenin sonucu hayırlı demektir. Bundan sonra böyle yapın. Sevgili kardeşim; Bir evlilik denemesi hayatın tamamı değildir. İki, on, yirmi defa bile deneyebilirsiniz. Her tuttuğunuz altın olacak değil ya! Kesinlikle araştırmaya devam edin. Tekrar tekrar deneyin. Hayat, bıkıp korkanların yaşayabileceği kadar kolay değildir. Sabredin ve yılmayın.
İSTİHARE önemli Sünnet'lerden biridir. Şu şekilde yapılır ve uygulanır. a- İstihare, farz ve haram olmayan işler için yapılır. Yani bir işin yapılması ne farz ne de haram diye hükmü yoksa, mübah bir iş ise onu yapıp yapmamak konusunda istihare yapılır. Mesela, kendisine hac farz olan bir Müslüman, hacca gideyim mi diye istihare yapamaz. Ya da dükkanını bankaya kiraya vermek için istihare yapamaz. Evleneceği bir erkeğin veya bayanın uygun olup olmadığını tespit için istihare yapabilir ve bu Sünnet'tir. b- İstihare'nin Sünnet'lerden bir Sünnet olması şu demektir: İstihareyi yapan Müslüman Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize uymasından dolayı ecir kazanır. Ayrıca da yapacağı işin kendisi için hayırlı olup olmadığı konusunda kalbine manevi bir işaret gelmiş olacağından huzurlu bir iş yapar. c- Önce, yapılması düşünülen işle ilgili maddi araştırma yapılır. İstişare özellikle uygulanır. İstişare, bir işi o işin ehli ile görüşmek, fikirlerini öğrenmektir. Mesela evlenecek olan birinin İSTİŞARE etmesi, evlenilmesi düşünülen kişiyi tanıyanlarla görüşmesi, onunla ilgili elde ettiği bilgilerle kendisini ölçmesi ve yaşı, düşüncesi olgun olanlarla fikir alışverişinde bulunmasıdır. d- Maddi hazırlık bittikten sonra istihareye geçilebilir. Bunun için de şöyle bir uygulama yapılır. Abdest alınıp iki rekât namaz kılınır. Mümkünse bu namaz, zihnin rahat edeceği yatma öncesi olsa daha iyi olur. Namazdan sonra dua yapılır. Bu duanın hadislerde geçen orijinal şekli olsa mükemmel olur. Onu bulamayan ise, 'Allah'ım ben filan işi yapmak istiyorum. Bu benim için hayırlı ise kalbime onu yerleştir. Değilse beni ondan uzak tut.' şeklinde dua eder. Mümkünse başka bildiği duaları da ekler. Bundan sonra yapılacak bir şey yoktur. İki üç gün bekler. Aradan geçen üç günden sonra, o yapmayı istediği iş, onun kalbinde daha sempatik hale gelmiş ise istiharenin sonucu olumludur. Aksi olmuşsa yani, o işten soğumuş ise sonuç olumsuz demektir. Hiçbir sonuca ulaşamamış ise, aynı şekilde istihare iki üç kere daha tekrarlanabilir. e- İstihareyi herkes kendisi yapar. Özel bir istihareci kiralamak Sünnet'te yoktur. f- İstihare için rüya görmek de yoktur. Rüya gerekli değildir. Eğer gördüğü bir rüya, kalbinin ona ısınmasına veya soğumasına neden olmuşsa o rüya o zaman istiharenin sonucu olmuş demektir.