Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 3. sınıf öğrencisiyim. Son dinlediğim sohbetinizde kızların üniversitede özellikle de ilahiyat fakültesinde okumalarıyla ilgili söyledikleriniz dikkatimi çekti. Felsefenin öğrenilmesini neden bu kadar zararlı buluyorsunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Örnek nesil ashabı kiramdır. Onlar da felsefenin ne olduğunu bile bilmeden Rablerine kavuştular. Daha sonra felsefe ve kolları içimize girdi. Başımıza ne geldi ise de ondan sonra geldi zaten. İlahiyat fakültelerinde fıkıhtan çok felsefe okutuluyor olması, hatta beş cüz Kur'an ezberlemeden felsefeye dalınması durumunun, herkesi düşündürmesi gerekir. Sözünü ettiğiniz kişiler ise zeki insanlardı. İmanlarını ve akıbetlerini Allah bilir.
Felsefe bir bilim dalı olarak neticede bilimdir. Müslüman olarak da bizim, insanlığın yararına olan hiçbir bilime direkt karşı olmamız mümkün değildir. İslam tarihimizde felsefe, dini şekillendirme, fırkaları çoğaltma, naslara karşı cüreti artırma gibi sakıncalı uçlarda kullanıldığı için felsefeye karşı bir karşı duruş oluşmuştur. Bu karşı duruş da yüzde yüz haklıdır, gereklidir. Felsefi düşünen İslam âlimi ile felsefesiz düşünen İslam âlimi arasındaki fark, Ashab-ı Kiram ile bizim dönemimizdeki âlimlerin arasında gözle hissedilen fark gibidir. İlahiyat fakültelerinde ders maddesi olarak okutulan felsefenin, tecvidi düzgün olmayan, şöyle bir beş cüz bile ezber bilmeyen talebelere okutulmuş olduğunu görünce söylenecek söz de kalmamış demektir. Felsefe, ilgili bölümlerinde okutulmalıdır ama Kur'an, hadis ve fıkıh yerine konmamalıdır. Akideye burnunu sokmamalıdır.
Aleykümselam. Dinimizin hiçbir ek kaynağa ihtiyacı yoktur. Kur'an, beşerin anlayabileceği ve beşer için inmiş bir kitaptır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Sünnet'i de onun anlaşılması için yeterlidir. Bu ümmetin en iyi Müslümanları olan ashabı kiram ve onların yetiştirdiği talebeleri sözünü ettiğiniz şeyleri duymadılar bile ama Allah için şehadete çağrıldıklarında, sabah ezanı onları camiye çağırdığında o sesi duydular. Sözünü ettiğiniz ilimlere vakıf olanlar ise çok şeyler bildiler lakin sabah namazını camide kılmaya çağıran ezan sesini duyamadılar. Şehitliği, Allah için infakı emreden ayetleri anlamadılar. Dinimizin hiçbir ek bilgiye ihtiyacı yoktur. Dinden kafa karışıklığını anlayanlar için ise elbette felsefe ve her karıştırıcı şarttır. İslam, karıştırmak için değil itaat etmek için vardır. Zorunlu olarak okutulduğunda da imtihandan geçecek kadar öğrenin yeter.
Aleykümselam. Felsefe, yararı ile zararı tartılamayacak kadar karmaşık bir çalışmadır. İlerisi için kazancınızın helal olması açısından değil de aklınız sizde kalır mı açısından bakın meseleye. O bölümde ilerlememenizi tavsiye ederiz size.
Selamünaleyküm. Hepimiz dinimizin görevlisiyiz, hepimiz dinimizi yaymaya mecburuz. Ancak nerede ne konuşacağımızı da iyi hesap etmemiz gerekir. Sözünü ettiğiniz ortamda konuşmanın kârdan çok zararı olacaksa konuşmamak, gerekirse o ortamı terk etmek daha uygundur. Konuşurken dini müdafaa adı ile şeytanın tartışma ve üstün gelme hırsımızı tatmin ettirme gibi bir tuzağa düşürmemesi için dikkatli olmalıyız. Kaş yaparken göz çıkarmak doğru olmaz. Biz dinimize hizmete hazır bekleriz, her fedakârlığı yapmaya hazır oluruz ama zamanı ve yeri kollamamız da gerekir.
Aleykümselam. Bir olgunlaşma süreci yaşıyorsunuz. Kendinizi yetiştirmeye daha fazla önem vermelisiniz. Bir tür vesvesedir yaptığınız sizin. İyi ders çalışın. Haramlardan korunun. İbadetleri aksatmayın. Erkek/kadın ilişkilerinde dikkat edin. Örnek gördüğünüz alimleri izleyin, çalışmalarını takip edin. İstişarelerde bulunun. Nasihat dinleyin. Anne babanızın duasını önemseyin. Fasit bir arkadaş çevreniz olmasın. Ve sabredin. Hepsi bu kadar.