Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz, bir grup kız arkadaş olarak WhatsApp üzerinden bir davet çalışması başlatmaya niyetlendik. Şu an grubumuzda yaklaşık 100 kişi var ve bu sayının artmasını bekliyoruz. Hadisler, kısa tefsirler, sünneti yaşamımıza katmak gibi konular üzerine paylaşımlar yapmayı planlıyoruz. En temel amacımız ise Allah yolunda davet etmek. Riyâzü's-Sâlihîn gibi güvenilir kaynaklardan istifade ederek ilerlemek istiyoruz inşallah. Aramızda ilahiyat okuyan ve medrese eğitimi almış arkadaşlarımız olduğu gibi, sadece evinde bireysel olarak kendini geliştiren arkadaşlarımız da var. Ancak küçük bir eleştiri aldık: “Siz ne biliyorsunuz da başkalarına bir şey anlatacaksınız?” denildi. Bu da bazı arkadaşlarımızda motivasyon kaybına neden oldu. Oysa siz bir sohbetinizde “Bir ayet bile olsa Allah yoluna davet edin.” buyurmuştunuz. Beni yola çıkaran da bu söz olmuştu. Ama şimdi tereddütteyiz, acaba yanılıyor muyuz? Bu işe başlamak için erken mi? Yoksa yılmadan, hem öğrenerek hem de öğrendiklerimizi aktararak yola devam mı etmeliyiz? Bu noktada bize tavsiyelerinizi de yazarsanız çok mutlu oluruz.
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, Allah seni niyetinle büyütsün. İsmi büyük kitaplar üzerindesin ama büyük şeyler elde edemezsin. Sana lazım olan bir kutu ilaç iken sen bir ilaç fabrikası satın almaya çalışıyorsun. Sonunda bir şey elde edemediğini görünce kahrolursun maazallah. O kitapları okuyup anlamak için insanlar önce bazen yirmi yıl medrese okuyorlar, sen tepeden inmeye çalışıyorsun. Yanlış bir yöntem bu. Sana tavsiyem şöyledir: Önce ilmihal bilgisini yüzde yüze yakın öğrendiğini garanti et. Öyle ki, ilmihalin müftüsü ol. Bilen birine kendini test ettir. İkinci olarak Kur'an ezberine geç. Şöyle beş cüz Kur'an ezberlemeden onun açıklaması olan ilimlerde ne yapacaksın, merak ettin mi hiç ne yapacaksın? Bir yılını o ezbere ver ve Kur'an ezberle. Sonra hadis okumalarına geçebilirsin. Bu sefer de Riyâzu’s Salihîn’in şerhini oku. Şerhsiz kitap senin konumunda birine sadece vakit harcattırabilir. Lütfen bizzat senin üzerine yüklenmiş gibi anlama bunu ama şerhsiz hadis okumanın temelinde bir nevi kibir yatar. Şerh denen şeylere bu ümmet asırlar verdi de ortaya onlar çıktı. O asırları yok kabul ederek ilerlemek anlamsız bir beklenti olur. Bu programı izlerken güzel notlar tut. Bayanların not tutma kabiliyetleri güzel oluyor. Güzel defterlerin olsun. O defterlere sana göre orijinal olan notları yaz. Okuduğun kitapların altlarını çiz. Her bitirdiğin cildin sonunda sana göre o cildin bir özetini çıkar. Bunları yaparken ilmin seni alıp kendi dünyasına taşıdığını göreceksin. Bu plan bitince inşaallah tekrar ne yapacağın konusunda yazışırız. Seni Allah'a emanet ederim.
Kıymetli kardeşim, böyle bir derdin varsa sen zaten büyük bir yoldasın demektir. Şimdi sana yorgunluk yapmayan, ama gelişmene destek olan bir yol haritası çizeceğim. İnşallah istifade edersin. Kıvam arayışı, dağınıklıkla değil istidamla olur. Senin sorunun bilgi eksikliğinden değil bilgi iştahının yönünü belirleyememenden kaynaklanıyor. Bu da çok doğal bir merhale. Şu anda Kur’an, hadis, siyer, tefsir, fıkıh her şeyi istiyorsun. Ama dikkat et, bu bir tabak yemeği pişirmeden diğerine geçmeye benzer. O yüzden ilk tavsiyem “Her şeyi biraz biraz değil, bir şeyi özümseyerek öğren.” Günde 1 sayfa tefsirli kur’an – ruh gıdan olsun. Her gün, tertemiz bir vakitte (sabah veya yatsı sonrası) 1 sayfa meal ve kısa tefsir oku. Kur’an-ı Kerim ve Meali (Diyanet veya Ömer Çelik Meali) Tefsir olarak: “Tefsîr-i Safvetü’t-Tefâsîr” (kısa ve öz) Okuyup geçme; 1-2 ayet de olsa üzerinde düşün. Bu zikir gibidir, kalbi işler. Siyer ve hadis için bir program oluştur. Haftanın 3 günü, Siyer: Fıkhu’s-Sîre (Ramazan el-Bûtî); Riyâzü’s-Sâlihîn (İmam Nevevî) – kısa kısa, şerhli okuyabilirsin. Günde 15-20 dakikayı yeterli gör. Ama istikrarlı ol. Fıkıh ve günlük hayat için bir kaynak seç. Haftada 2 gün “İslam İlmihali” (Diyanet) ve Nureddin Yıldız Hoca’nın “Gençlik Fakültesi” ve “Fıkıh Okumaları” derslerini dinleyebilirsin. Not tut, tekrar et, tatbik et. Her gün 3 satır not al: Bugün ne öğrendim? Beni en çok etkileyen cümle neydi? Bununla hayatımda neyi düzeltebilirim? Zira bilgi not alınmazsa uçar; Bir bilgi, hayatımıza uygulanmazsa (yani amele dönüşmezse), kalpte bir tesir bırakmaz, yerleşmez. Son olarak, zikirsiz kalma. Günde 100 kere “Estağfirullah” ve salavat seni içten kuvvetlendirir. Kitap yorgunluğu hissettiğinde sohbet dinle. Diri kalırsın. Ayda bir kez mutlaka bir mü’min kardeşinle öğrendiklerini paylaş. Bu seni pekiştirir. Gelişim yarışın olsun, gösterişin değil. Başkasıyla değil, dünkü halinle yarış. Allah seni Kur’an’a ve sünnete dost, fıkha sadık, siyerle yaşayan bir mü’min eylesin. Unutma kardeşim: “Bir sayfa okuyarak istikrarlı ilerleyen, her gün kitap karıştırıp yorulandan daha çok yol alır.” Dua eder, dua beklerim.
Bizim 'yararlı olmak' gibi bir emelimiz olmamalı. Bu mantıkla yola çıkarsak kazancımız az olabilir. Asıl gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak yani kulluk yapmaktır. Biz birilerine bir kelime anlatırken, bu anlattığımız ona tesir edecekten önce Rabbimiz bize sevap verecek diye yaparız. Böylece de karşımızdaki anlasa da anlamasa da biz kazanmış oluruz. Bugün Allah'a davet eden mü'minlerin en önemli iki görevi şudur: a- Erimeden dik durabilmek yani kendini korumak. b- İyi örnek olabilmek yani diliyle anlatmadan önce hareketleri ile anlatabilmek. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini dilediği şeye yönlendiriyor. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. İhlasla ve tabii yöntemlerle söylenen iki cümle kalplere kadar nüfuz edebilir de bir sürü edebiyat hiçbir etki etmeyebilir. Bu iki önceliği unutmayalım. Kendinizi sürekli yenileyin. Bilginizi artırın, insanlara sizden taşanı vermiş olun. Sabredin, asla acele etmeyin. Sonuçları verecek olan Allah Teâlâ'dır. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. Müşteri arar gibi anlatacak kimse aramayacağız. Biz bulunduğumuz her yerde dinimizden bildiklerimizi söyleyeceğiz. Bir program eşliğinde beraber olabildiklerimiz varsa onlarla belli bir ders yapmamız mümkün olur. Ders yaptığımızda önceliğimiz ilmihal olmalıdır. İlmihal dinin pratiği demektir. İnsanların taharette bile sıkıntıları olan bir zamanda bunu yapmalıyız. Sonra hadisler okuyabiliriz. Riyazussalihin sizin için iyi bir kaynak olabilir. Onu okuyun, okutun. Erkam Yayınları’ndaki açıklamalı baskısı mükemmel denebilecek niteliktedir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Hayırlı olanı istemek, Müslümanın tevekkül bilincinin göstergesidir. Ancak bunu kolaylıkla birleştirerek dua etmek, insani ve fıtrî bir taleptir. Şüphelerinizi bu şekilde sorgulamanız da sizin doğru yolda olduğunuzu gösterir. Allah’tan hem hayır hem de kolaylık istemeye devam edin. Sabır ve sebatla yolunuza devam ettiğinizde, O’nun yardımı mutlaka gelecektir. Bu aşamada hayırlı olanı, kolaylıkla birlikte istemeye devam edin. Maddi veya manevi hedeflerinizde uygun yöntemler bulmak için güvendiğiniz insanlardan destek ve fikir alın. Zorlukları bir eğitim süreci olarak görün. Sürekli başarısız olduğunuzu hissetmek yerine, bu süreci bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirin.
Selamünaleyküm. Allah işinizi asan etsin, amelinizi makbul buyursun. İstişaresiz bir iş yapmayın, ne kadar başarılı olabileceğinize dair muhakkak araştırma yapın. Meselâ yardıma muhtaç kaç yetim var yörenizde ki onlar için yatırım yapmak gereksin; bunu iyi araştırın. Tek kalan riskte kalır, kendinize iyi bir kardeş çevresi oluşturun. Bir yapıp bir bozmamalısınız. Filan işi yaparken meselâ namazı aksatmayın. Meselâ insanlara namaz öğretirken siz Kur'an okumaya vakit bulamaz duruma düşmeyin. Çok dua edin ki Allah işinizi kolay kılsın. Bize dua edin.