Fetva Meclisi
Soru
Es-selamünaleyküm hocam daha öncede sizi rahatsız etmiştim Allah razı olsun verdiğiniz cevaplarla evlilik hayatımıza İslami ölçülerde yön vermeye çalışıyorum. Eşimle ailevi sebepler yüzünden problemler yaşadığımızı bu sebepten dolayı Bingöl'e geldiğimizi ve eşimde bu problemlerin takıntı haline gelip İstanbul'a döndüğümüzde huzursuzluk ve tartışma çıkarttığını bahsetmiştim. Hocam ben yuvamı kurtarmak için zor şartlarda burda yaşamaya çalışıyorum, burada çok yalnızım ve ne islami faliyet olarak nede sosyal olarak yapabilecek hiçbir şey yok burada yaşarken gerçekten çok zorlanıyorum ve bunalıyorum eşime yansıtmamaya çalışıyorum ama zaman geliyor ki artık dayanamıyorum duygularım ifade ettiğimde beni anlamıyor onun hayatı burada devam ediyor çevreside oluştu onu adına seviniyorum ama ben çok bunalıyorum 2 sene sonra tayinimizi isteyelim dediğimde ben burada mutluyum problemsiz bir hayat huzurluyum İstanbul'a dönmeyi düşünmüyorum diyor problemler çözülmüş değil sadece problemlerden kaçışı kurtuluş olarak görüyor. Karar verirken benimle istişare etmiyor ve kendi doğrusuyla hareket ediyor buraya tayin istediğinden de benim haberim yoktu yuvam için geldim ama bu tavrı canımı çok acıtıyor evin reisi olması istişaresiz kara vermesine sebep olabilir mi ikimiz adına karar verdiğini söylüyor ama benim düşüncelerimi almadan kendine göre kararlar veriyor ve sonucu itaate bağlıyor ben düşüncelerimi söyleyince itaat etmemiş oluyorum o ne derse tamam demem gerekiyormuş. Ona göre benim istemediğim şeylere ben itaat etmiyormuşum hocam ben ona göre olumsuzda olsa fikrimi söylüyorum buna hakkım yok mu? İtaatin sınırları nedir? Özellikle İslamiyeti bilen ve yaşayan erkeklerin genelinde bayanları bunalttıkları konu itaat her konuda itaat etmek zorundasın laflarıyla asıp kesiyorlar bu durum gerçekten yıpratıcı oluyor İslamda itaatin sınırları nedir? Eşimin bu davranışlarından dolayı onun gözünde kendimi değersiz hissediyorum ben onun üzerine titrerken her konuda eş olarak görevlerimi en iyi şekilde yapmaya çalışırken duygularımı anlatmaya beni anlamasını istememe hakkım yok mu? Kendisi yapı olarak rahat bir insan söylediklerimi ciddiye almıyor bende yapı olarak çok kafama takıyorum ve bu durum beni çok üzüyor, yıpratıyor. Onun beni ciddiye almadığını düşünmek dahada can acıtıyor ne yapmam gerektiğini bilmiyorum hocam bir yandan yuvamın mutluluğu için fedakarlık yaparken bir yandanda bu davranışlaru haketmediğimi düşünüyorum ne yapmalıyım bilemiyorum çevrade herkezin söylediği çocuk olunca farklı olur bu durumdada çocuk çözüm gibide gelmiyor bişeyleri düzeltmeden çocuk yapmak ne kaadr sağlıklı olur bilemiyorum karasızlıklar içinde dolaşıyorum.vereceğiniz cevap için şimdiden allah razı olsun. Dua eder dua bekleriz inş. Rahmana emanet olun hocam...
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykumselam. Bayanların en hassas konularından birine yakalanmışsınız. Akıbetini de tahmin etmektesiniz. Bile bile huzurunuzla neden oynuyorsunuz? Bir kere sizin böyle bir tavır içinde olmanız eşinizi, yoksa da başka birine itebilir, aman dikkat edin, fitnenin nedeni siz olmayın. Eşinizle geniş bir ortamda konuşun ve karşılıklı olarak bu konuyu silin hafızalarınızdan. Bunun dışında sizin huzurunuzun geleceğini kurtaracak bir ihtimal yoktur.
Selamünaleyküm. Size Allah'ın tanıdığı hakları eşinizin koruması şarttır. Bu durumu eşinize iletin. Sizi koruyamayacaksa eşi olarak neden tutuyor? Anne baba hakkına sığınması yanlıştır. Sizin anlattığınız gibi ise eğer siz diretebilirsiniz. Ne kadar duygusal olup olmadığınızı ise yakınlarınızla istişare ederek kararlaştırın.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Siz, kimse ile ilişkiniz olmadı, o düzeyde bir hata işlemedim diye rahatsanız, kalbiniz huzurlu ise endişe etmenize gerek yoktur. Tedavi de olabilirsiniz. Olmadan da evlenmenizde sakınca yoktur. Kalbiniz huzurlu olsun, biri gelip sizi muhakkak isteyecek ve evleneceksiniz biiznillah. Şeytan sizi, bu dönüşünüzden geri döndürmek için oyalıyor. Sabırlı olun, başka işlerle meşgul olun, dert etmeyin olup biteni. Dönüşünüz kutlu olsun. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eşinizin muhakkak bir doktora görünmesi gerekir. O doktora görünsün siz de bir süreliğine sabırlı olun. Doktor iyileşme ihtimali görmezse ya da doktora gitmeyi kabul etmezse, siz kendinizi harama düşecek sıkıntıda hissediyorsanız onunla oturun ve bir eşe ihtiyacınız olduğunu söyleyin. O yoksa arayış içine gireceğinizi açıkça belirtin. Bu durumda da yanaşmayan kadınla alakalı olarak ailelerinizin büyüklerini de devreye sokarak ağır ve ileri tedbirler alabilirsiniz. Allah size sabırlar versin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Böyle bir şey yok, boş sözler bunlar.
Selamünaleyküm. Bundan sonra size verilen işin hakkını verirseniz aldığınız helal olur.
Selamünaleyküm. Mü'minin ayağına batan diken bile onun için keffarettir. Yeter ki imanını korusun. Asla üzülmeyin. Kimin kârda kimin zararda olduğunu bilmediğimiz bir âlemde yaşıyoruz. Tedavinizi tam yapın. Sabredin. Dua edin. İbadetlerinizi ihmal etmeyin. Allah size şifalar versin.
Selamünaleyküm. Bulunan bir şeyin ilan edilmesi ve bir yıl kadar saklanması şarttır. Ondan sonra sahibi bulunmazsa bulan fakir ise onu alabilir.
Selamünaleyküm. Bir de şöyle bakın bu duruma: Belki de Allah, annenizi önünüze koyarak, sizin göremediğiniz kötü bir geleceğe yuvarlanmanızı önlüyor, olamaz mı? Neden geniş düşünmeyesiniz ki? Geniş düşünün, rahat edin. Duygusal bakmayın konuya.
Selamünaleyküm. Faize bulaşacak kapasitede birine zekât vermeyin.