Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben eşimin babası ile ilgili sıkıntı yaşıyorum. Kendisi biraz farklı birisi bana çok fazla müdahale ediyor hatta bunu bazen hakaret noktasına getiriyor. Yani eşimin hiç karışmadığı şeylere onun karıştığına şahit oluyorum beni yoruyor. Paraya karşı çok aşırı zaafı var. Bu nedenle maddi anlamda her şeyi problem yapıyor. Aslında farklı şehirlerde yaşıyoruz fakat bir bayram ziyaretinde yaşattıkları sene boyunca unutulmuyor çok huzursuz hep kavgalı birisi. Eşim ise çok rahat ve benim haklarımı tam manası ile savunamıyor hep anne baba hakkı deyip konuları kapatıyor. Aile içi rahatsızlığımız giderek büyüyor bu sebeple bu sorunu Müslüman bir psikologla paylaştık adam beni haklı buldu çözüm olarak da eşime yurt dışına çıkıp oraya yerleşmemizi söyledi ve mümkünse 5 yıl falan gelmeyin daha sonra duruma göre bakarsınız dedi. Eşim araya mesafe koymayı İslam’a uygun bulmuyor tabi ki koyacağı mesafe benimle ilgili kendisi ilişkilerini iyi tutma imkânına sahip fakat olmaz diyor bense son yaşadığım bir kaç olaydan sonra görüşmek istemiyorum eşimde zorladıkça isteksizliğim artıyor açıkcası. İslami olarak haksız mıyım acaba değilsem ne yapmalıyım karşımda gerçekten çok zor bir insan var ve aslında kimseyi de sevmeyen birisi. Hem beni hem de eşimi yıpratıyor. Eşimi benim yanımda çok aşağılıyor ve yerin dibine sokuyor bu da beni hem ona hem eşime karşı çok soğutuyor. Senede bir defa ailemi ziyaret etmemi problem yapıyor para gidiyor diye. Zaten bir annem var o seni ziyaret etsin sen gelme masraf oluyor diyor yani kendisini ilgilendirmeyen her şeye karışıp beni sakız gibi ağzına doluyor yardım edin hocam lütfen.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm, Eşiniz, sizin anlattığınız gibi bir pozisyonda haksız değildir. O sizin eşinizdir, onların bağlayıcılığı olan bir şeyi değildir. Bırakın eşinizi, imanı ile ilgili bir hususta tepkisini göstersin. Siz ise evlatlığınızı, kardeşliğinizi gösterin; eşinize zorlama yapmayın. Bu sorunu eşinizle aranızın soğumasına neden durumuna getirmemelisiniz.
Aleykümselam. Ailenizle eşiniz arasında sizin tarafınız, açık bir zulüm olmadıkça eşinizin tarafı olması gerekir. En azından siz, olaya karışmayın. Sessiz kalın. Zamana yayın.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Aleykümselam. Evet bu sizin imtihanınız ama imtihanınızın gereği olarak oturup beklemeniz gerekmez. Eşiniz sizin anlattığınız kadarı ile doktor tedavisi görmesi gerekiyor. Eşinizin babası veya annesi ile ya da onun mecburen sözünü dinleyeceği biri ile bu işi çözmeye çalışın ve eşinizin acilen bir doktor tedavisi görmesini sağlayın. Oturup beklemeniz bir çözüm olmadığı gibi başınızı dertten de kurtaramazsınız. Allah yardımcınız olsun.
Müslüman bir kadın, Müslüman olmayan bir erkeğin karısı olarak kalamaz. Bu birinci kuraldır. Eşinizin “Müslüman Değil” denecek bir duruma geldiğinden şüphe etmeniz onun karısı olmanızı iptal edecek durum değildir. Müslüman olmamasının kesin olması gerekir. Kesin olarak Müslüman olmaması ise onun itirafı ile olur ya da bir müftünün size “o artık Müslüman değil” demesi ile olur. Bu nokta gerçekleşince de ayrılmak zorundasınız. Bu arada sizin bir psikologla görüşmenizde de yarar var, daha temkinli davranırsınız. Allah size yardım etsin.
Selamünaleyküm. Sizin ve eşinizin aile büyüklerinden üç kişilik ya da beş kişilik bir heyet kurun. Onları sizin meseleniz hakkında karar vermeye mecbur tutun. Onların vereceği karara göre de ayrılabilirsiniz. Sabırlı olun, fevri karar vermeyin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sokak kıyafetiyle olmadıkça dört kişi bir arada olmanız doğru değildir. Bizim ahlâk anlayışımız bunu kabul etmez.
Selamünaleyküm. Evet, eş adayınız doğru şeyleri keskin kurallarla uygulamayı istiyor; siz bunu düşünerek evlenme kararı verin. Sonra geri dönemeyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bu görüşmelerinizin anne babanızın rızası dışında olması sizin gibi bir Kur'an ehline yakışmamış. Evlenebilirsiniz ama bereketsiz bir evlilik yaparsınız, çok geçmez pişman olursunuz.
Selamünaleyküm. Uzun süre geçmesi ile nikâh düşmez. Ya siz boşarsınız ya da mahkeme aranızdaki akdi feshedir ki bu da bir boşama sayılmaktadır. Yalnız hangi mahkeme sorusu herkese göre değişkendir.
Selamünaleyküm.Dinimize göre, nikâhlanan bir kadının üzerinde söz hakkı baba ve anneden kocaya geçer. Onların sizden beklentilerine cevap vermeniz şart değildir. Nezaketinizi bozmadan ilişkilerinizi seviyeli şekilde devam ettirin. Acele etmenize gerek yok. Dünya evden, koltuktan ibaret değil ki?
Selamünaleyküm. Anne babanın ölümden sonrasına müdahale etme hakları yoktur. Sağlıklarında böyle bir şey yapabilirler ki o da zulüm olur.