Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Hocam, ağabeyimin gerçekte kendisine ait olan bir ev, geçici olarak bana emaneten yine kendisi tarafından tapulandı. Fakat kendisi işlerinden dolayı önceden aldığı kredilerden kurtulmak için çok daha uygun koşullarda olduğunu söylediği kamu bankasından yeni bir kredi kullanmak istedi. Niyeti tamamen zor şartlarda kullanılan kredileri kapatıp bu işe tövbe etmektir. Resmi olarak evin sahibi göründüğüm için benim vekalet vererek onun bu ev karşılığında kredi kullanmasını sağlamam konusunda benden yardım istedi. Ben de faiz konusundan korktuğum için tereddütlüyüm. Ancak niyeti faizden kurtulmak olduğu için kararsızım, ne yapmalıyım? Vekalete imza atarak kredi kullanmasına yardımcı olmalı mıyım? Benim imza atmam halinde sorumluluğum nedir? Çünkü mal sahibi tamamen kendisidir!
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ölenin adına para verip ibadet borçlarını kapatmanın dini bir dayanağı yoktur. Faizle ilgili hatanız için istiğfar edin, ilk fırsata borcu bitirin ve kurtulun. İçinizde nedamet bulundukça inşaallah vebal altında olmazsınız.
Selamünaleyküm. Buradaki durum, faiz kavramı ile tam uyuşmuyor. Mahkeme bugünkü şartlarda tazminat takdir edecek. Ona faiz ismi verilmesi günlük bir kavram durumunda olmaktadır. Açık bir haram olduğunu zannetmiyorum.
Selamünaleyküm. Ömrünüzün sonuna kadar sizi düşündürecek bir hatanın neresinden dönerseniz o kadar iyi iş yapmış olursunuz. Toptan kurtulmak için arsayı satın, öz paranızı alın. Gerisini de bir kuruma verin. Böylece en iyisini yapmış olursun.
Selamünaleyküm. Faizli olmayan bir kurumdan ev alabilirsiniz.
Aleykümselam. Mü'min, istemeden, hataya sebep olacak zemini kendisi hazırlamadan yaptığı hatadan mesul olmaz. Allah'ın mağfiretine sığınırız böyle durumlarda.
Selamünaleyküm. Evet, o da faizdir ve haramdır. Bilhassa ihmal nedeni ile olduğunda iki türlü vebale girersiniz. Birincisi faize kapı açmak, ikincisi de bir hakkı ödemeyi geciktirmek.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sırf bu nedenle THY'den ayrılacaksanız ayrılmayacağınız hiçbir kurum bulamayacaksınız. THY'den çok o durumda sorumluluk siyasi otorite üzerinde olmalıdır. Siyasi otorite de mü'min toplumun temsil edildiği bir makamdır. Böylece mesele dönüp dolaşıp mü'minlerin kendi kimliklerine uygun bir hayat yaşamalarına veya kayma göstermelerine dayanmaktadır. THY'den gidecek bir yer bulabilirseniz ayrılın. Bulunca da onu ilan edin muhakkak. Korkarım gidebilecek bir cami bile bulamayacaksınız. Biz gitmektense onları göndereceğimiz ruha sahip olmak için mücadele edelim. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hayat dört yıldan ibaret ise sizin sözleriniz doğru demektir; dört yıldır sıkıntı çekmemişsiniz, 'eyvah' diyebilirsiniz. Bekleyin, önünüzdeki hayatı bekleyin; imtihana hazır olun. Elbette Rabbimizden musibet istemeyiz, nimetler içinde huzurlu bir hayat isteriz ama musibet gelince de sabrederiz. Bizim hayatımız şu üçgen içinde gider: Nimet içinde olur, şükrederiz. Sıkıntı içinde olur, sabrederiz. Hata içinde olur, istiğfar ederiz. Böyle yapmaya çalışın. Dua eder, sizden de dua bekleriz.
Aleykümselam. Eşinizin üzerine hac farz olması için kendisinin ve yanında götürmesi gereken mahreminin masrafı kadar malı olması gerekir. Ayrıca hacc, hemen farz olan bir ibadet değildir. Hacc, ömürde bir defa ve en uygun denebilecek bir zamanda yapılır. Hemen olması şart değildir.
Selamünaleyküm. Yeni bir evlilik yapana kadar bu durum tabiidir. Olmamasını istersiniz elbette ama insansınız, olur/olabilir. Evlenmeye bakın. Bu arada da aklınıza gelmiş olsa bile eski eşiniz, şeytanın sizi eyleme dönüştürecek bir sürece daldırmasına mani olun. Boş vaktiniz olmamasına dikkat edin. Genelde vakti kendisine fazla gelenlerde bu sorun daha fazla olur.
Selamünaleyküm. Hayır, size kurban kesmek vacip ise kurban kesecek veya kestireceksiniz. Bir hayır kurumuna vererek kurban kestirin.
Selamünaleyküm. Öyle değil; reklam edilen oruç veya nafile bir ibadet değer kaybeder. Riya ibadeti öldürür. Siz özellikle reklam etmedikçe sıkıntı yoktur. Allah kabul buyursun.