Fetva Meclisi
Soru
Babamın kiracısı vardı, biz adamı sevmiyorduk. Babam vefat edince adamı kontratı bitmeden çıkaralım istedik. Bu kul hakkı olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Babanız vefat ettiğinde babanızın mirasını almadınız mı? Sizin o mirasta hakkınız vardır. Dedenizin torunu olarak onun hayatta olan çocukları bulundukça siz o mala mirasçı olamazsınız.
Dedeniz öldüğünde babanız ve amcalarınız yaşıyorsa siz dedenize mirasçı olamazsınız. Siz dedenize mirasçı olmadığınıza göre size MALININ ÜÇTE BİRİNİ GEÇMEMEK ŞARTIYLA vasiyet bırakabilir. Eğer malının üçte birinden fazla olursa bütün mirasçılarının izin vermesi ile o fazlalık size verilebilir. Tabii mirasçıların “verdim” demesinin kabul edilebilir olması, reşit olmalarına bağlıdır.
Babaanneye baktığı için bir insana başkalarına kalan miras intikal etmez. Herkes mirastan hakkını almalı idi.
Bir miras henüz ortada yokken yani mal sahibi ölmeden ona mirasçı olabileceklerin aralarında anlaşmalarının ve birinin hakkından feragat etmesinin hiçbir değeri yoktur. Olmayan bir şeyin verilmesi alınması söz konusu olamaz. O zaman evet demenizin bir değeri yoktu. Şimdi hakkınızı alabilirsiniz ya da feragat edecekseniz şimdi edebilirsiniz.
Ölmüş kişilerin varislerinden maddi haklar alınabilir. Manevi haklar ise ahirete kalır.
Bir insan ölünce: Onun sağlığında edindiği bütün malı ve o mal ile bağlantılı hakları, Kaza sonucu öldü ise ödenecek diyet dinimizin mirasçı olarak gördükleri arasında taksim edilir. Baba ve anne de bu mirasçılar arasındadır. Emekli maaşı ve benzeri yasalarla belirlenmiş haklardan kaynaklanan mal ise o ödemeyi kazandıran yasaların belirlediği hak sahipleri kimse onlara ödenir. Eğer söz konusu yasa babayı hak sahibi olarak belirlemiyorsa baba o maldan alamaz. Mesela sadece eş ve çocuklar diyorsa eşe ve çocuklara kalır. Ya da kimi belirliyorsa.
ev sahibi konusundaki diğer fetvalar
Zekât ibadettir. İbadette niyet şarttır. Siz zekât vermek niyetiyle yapmadığınız bir işi sonradan zekâta dönüştüremezsiniz. Ayrıca zekât için bir şey verip ona temlik etmeniz gerekir. O da gerçekleşmedi. Bu nedenle zekât vermiş olmanız mümkün değildir.
Sorunuzda müphemlik var, tam olarak anlaşılamıyor. Şu şekilde anladık: Birisi size evine gelmemenizi, gelip yerseniz yemeğini helal etmeyeceğini söylüyor. Siz de bir sebeple gidiyor ve yiyorsunuz. Eğer soru bu ise cevabımız şudur: Ortada helal etme/etmeme hakkı olan birisinin tehdidi varsa sizin o evde yemek yemeniz helal olmaz. Böyle hakkı olmayan birinin haram etmesinin de anlamı olmaz. Mesela evin sahibi olan kadın size bunu söylüyorsa durum başkadır, evin gelini size bunu söylüyorsa başkadır. Gelin o evde yemeği haram etme hakkına sahip değildir. Böyle anlayabilirsiniz. Öyle ya da böyle o durumdaki bir evde bulunmamak daha onurludur.