Fetva Meclisi
Soru
Hocam kardeşim dört senedir evimde kira ödemeden oturuyor. Ona bu şekilde zekât vermiş olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi niyet şartı ile yerine getirilebilir. Niyet ise ibadetten önce bulunur. Sizin durumunuzda para verilmiş sonrasında ise zekâta sayılması isteniyor. Bu durumda yapılan işin zekât olarak işlemesi mümkün olmaz. Şöyle bir şey yapılabilir: Siz ona yeniden alacağınız kadar zekât verirsiniz. O da para bulduğu için size borcunu öder. Bir hile ve baskı yapılmadan bu yapılabilirse zekât yerini bulur.
Zekât ibadettir. Bütün ibadetler gibi zekât da niyet ile ibadet olur. Kirada oturan birine kirayı zekâttan düşmek bu niyet açısından hatalı olur. Bunun için şöyle yapın: Ona kira bedelini belirleyin. Sonra da zekâtınızı ona verin. O da size kira ödesin. Hem iyilik yapmış olun hem zekât vermiş olun. Çift kazanın biiznillah
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. O eve zekât düşmez.
Bunların dışında birikmiş paranız veya satılık malınız varsa ve değeri seksen bir gram altın tutarında ise onun zekât verirsiniz. Evler için bu durumda gerekmez.
Selamünaleyküm. Zekât bir ibadet olarak ancak niyetle yapılabilir. Verirken zekât şeklinde bir niyet etmiş olsaydınız o zekât olurdu. Başka bir niyetle verdikten sonra o borcu zekâta dönüştüremezsiniz. Bundan sonrasında kiranızı alırken kira kadar zekattan düşebilirsiniz. Çünkü o, borç gibi ona verilmiş değildir. Allah amelinizi kabul buyursun.
ev sahibi konusundaki diğer fetvalar
Kiraya verenin ölümü ile kiracının kirası sona ermez. Sözleşme mirasçıları üzerinden son süresine kadar devam eder. Süresi bitince mirasçılar yeni mal sahibi olarak yeniler veya bitirirler.
Sorunuzda müphemlik var, tam olarak anlaşılamıyor. Şu şekilde anladık: Birisi size evine gelmemenizi, gelip yerseniz yemeğini helal etmeyeceğini söylüyor. Siz de bir sebeple gidiyor ve yiyorsunuz. Eğer soru bu ise cevabımız şudur: Ortada helal etme/etmeme hakkı olan birisinin tehdidi varsa sizin o evde yemek yemeniz helal olmaz. Böyle hakkı olmayan birinin haram etmesinin de anlamı olmaz. Mesela evin sahibi olan kadın size bunu söylüyorsa durum başkadır, evin gelini size bunu söylüyorsa başkadır. Gelin o evde yemeği haram etme hakkına sahip değildir. Böyle anlayabilirsiniz. Öyle ya da böyle o durumdaki bir evde bulunmamak daha onurludur.