Fetva Meclisi
Soru
Biz köydeki bahçemize arı kovanı koyduk. Arılar kovandan çıkıp çiçeklere konup polen toplayıp geliyorlar. Tabi bunları takip etmek olanaksızdır. Bizim arılarımız komşumuzun bahçesindeki çiçeklerden polen alıp gelse ve o şekilde bal yapsa, bu balda o komşumun veya diğer komşularımın hakkı olur mu? Olursa bunu nasıl hesaplayabilirim, bir ölçü var mı? Hatta birde komşum dese ki: ‘Benim bahçemden alınan polenle yapılan balda benim de hakkım var, haram ederim.’ Ne yapabiliriz? Bir arı yaklaşık 7-8 km alandan polen toplarmış.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İkinci ve üçüncü durum, sakıncadan söz edilemeyecek bir durumdur. Birinci durum ise örfe bağlıdır. Bu şekilde yapılmasını o yöre insanları çalma olarak görmüyorlarsa sakıncası yoktur. Arıcılar arasında böyle bir şey yanlış kabul ediliyorsa o takdirde yapılan yanlış demektir.
Arının verdiği oğul eğer kimseye ait olmayan bir yerde ise mesela köy ormanında ise ve özellikle asıl kovanın sahibi oraya arılar yerleşsin diye bir hazırlık yapmamış ise yeni arıları bulan alabilir, ona helal olur. Başkasının özel arazisine yerleşen arıları, o arazi sahibinin dışında birinin izinsiz alması ise helal olmaz.
Yüce Allah, şifa kaynağı olarak balı insanların istifadesine sunmuştur. Bu hususa Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle işaret edilmektedir: “Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: ‘Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.’ Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.” (en-Nahl, 16/68-69) Ekolojik dengeyi bozmamak kaydıyla, arıların istenmeyen ölçüde oğul vermemesi, verilen oğulların zayıf olmaması, fazla bal almak ve ana arıların birbirlerine zarar vermemesi için fazla ana arıların veya larvalarının itlafında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Böyle bir bilgi üzerine arsayı almanız haram olmaz. Makbul bir iş yapmamış olursunuz.
Selamünaleyküm. Babanızın yaptığı iş, yüzeysel olarak itiraz edilmeyecek bir iş ise de bu durum onun hesabını zorlaştıracak bir iştir. Siz kardeşlerinizin de hakkını gözetmeye çalışın. Ya da gönüllerini alın, babanıza da iyiliğiniz dokunmuş olsun.
Bir binanın çatı ve sonrası, o binada hakkı bulunan bütün mal sahiplerinin ortak malıdır. Onlardan biri izin vermedikçe ortaklardan biri orayı kendi özeli için kullanamaz. Siz ancak sizin hakkınız kadar kullanabilirsiniz. O hak oranınızı da belirlemek mümkün değildir. Zira size ait olan kısım sabit değildir, ortaklar toplanıp herkesin yerini tespit etmeli ve ona göre kullanmalıdır. Siz oraya iki minder koyunca tamamını kullanmış gibi olursunuz. Bütün maliklerin ortak şekillendirme yapması sonrasında o tür yerler kullanılabilir. Dolayısıyla sizin yaptığınız yanlıştı, bir kul hakkı ihlali idi. Sizin onlardan özür dilemeniz gerekir. Fıkhen durum böyledir.