Fetva Meclisi
Soru
Hocam, vakti zamanında bağkur primlerimi ödeyemediğimden borçlandım. Devletin durmadan faiz bindirdiğini görünce faizi başka faizle kapatmaya teşebbüs edip banka kredisi aldım. Bu alışkanlık ileriki yıllarda banka kredisiyle araba almaya kadar götürdü. Şimdi hatalıyım. Ama taksitleri devam ediyor.Bundan kurtulmak için ne yapmalıyım? Bu arabayı satmalı mıyım? Satsam parasını ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sizi bütün yüreğimle tebrik ederim. Dönüşünüz size kutlu olsun. Allah Teâlâ ayağınızı kaydırmasın, yüreğinizi bulandırmasın. Ortada bir zaruret yoksa arabayı satıp borçtan kurtulun. Geçmişe de tövbe ettiğinize göre inşallah bir sorun kalmayacaktır. Size dualar ederim.
Selamünaleyküm. Ömrünüzün sonuna kadar sizi düşündürecek bir hatanın neresinden dönerseniz o kadar iyi iş yapmış olursunuz. Toptan kurtulmak için arsayı satın, öz paranızı alın. Gerisini de bir kuruma verin. Böylece en iyisini yapmış olursun.
Evi satıp borcu kapatabilirsin. Bu yapman gerekenin en iyisidir. Açıkta kalacak bir durumun varsa evi satmayıp borcun bittikten sonra kredi oranı kadar parayı elinden çıkarıp bir hayır kurumuna da verebilirsin. Bu da olabilir. Öyle veya böyle tevbe ve istiğfar şu anki acil görevindir. Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun.
Aleykümselam. Önce bu günah için istiğfar edin. Evi satıp faizli paradan kurtulabilecekseniz satın kurtulun. Satmanız mümkün değilse ya da sizi faizli maldan kurtarmayacaksa en kısa yoldan faizden kurutulun ve istiğfar ederek Allah'a yalvarın. Tekrarından sakının.
Selamünaleyküm. Önce yaptığınıza istiğfar edin. İlk fırsatta kurtulmaya karar verin. Ne zaman zarar etmeden satıp kurtulabilecekseniz o zaman satar kurtulursunuz ama aklınız ondan şimdiden kurtulmuş olsun. Allah işimizi kolay kılsın.
Aleykümselam. Kredi çekmek, aldığınızdan fazlasını vermektir. Bu da faizdir. Faiz ise en ağır haramlardan biridir. Tevbe etmelisiniz. Araba sizde kalsın ama bir daha böyle günah işlememeye azmedin.
araba konusundaki diğer fetvalar
Kadınların araç kullanmasına mani bir fıkıh kuralı yoktur. Ancak trafiğin durumuna bakarak 'kadın nasıl trafiğe çıkacak?' şeklinde bir tereddüt herkesin aklında olabilir.
Selamünaleyküm. Siz, izinli alıp size denilen yere bıraktı iseniz geriye tek bir risk kalır, o da sizin arabayı aldığınızdaki gibi kilitli bırakıp bırakmadığınız. Eğer normal tedbirleri alıp bıraktı iseniz sizin bir şey ödemeniz gerekmez.
Selamünaleyküm. Sizin bindiğiniz arabanın nasıl alındığını araştırmanız gerekmez. Vebali onun olur, siz ihtiyacınızı görürsünüz.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. 1- Bir ailenin bir binek arabası zekâta tabi değildir. Ailenin bir başka ferdinin arabası da zekâta tabi olmaz. Ancak zikrettiğiniz gibi dört araba ve hepsi bir kişinin gibi duruyorsa ve bunlardan biri mesela iş yerine ait değilse üçünün zekâtı verilmelidir. 2- Bir kişinin bir oturduğu bir de yazlık evi olabilir. Ticaret için saklamadıkça yani emlakçi gibi satmak için tutmadıkça evlerinden dolayı zekât vermesi gerekmez. 3- Mesela Ramazan ayının onuncu gününü takvim kabul eden biri, dokuz Ramazan'da elinden çıkanı hesaba katmaz. Dokuz Ramazan'da eline geçeni de eskilerin arasında on Ramazan'da hesaba katar. On Ramazan'dan sonra ise giren veya çıkan önemli değildir.
Her üç sorunuzun cevabı da aynıdır: Takva açısından uzak dursanız iyi olur ama almanızda bir sakınca yoktur.