Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Kusmak orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
İnsan, kendisi kusmak için özel bir yöntem uygulamıyorsa kusmak orucu bozmaz. Yalnız kişinin kendi isteği ve çabasıyla ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur.
Orucun bozulması konusunda hata; kişinin oruçlu olduğunu bildiği hâlde, orucu bozan durumun kasıtsız meydana gelmesidir. Örneğin abdest sırasında ağza ve burna su verilirken istem dışı boğaza su kaçması böyledir. Bu şekilde orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir. Boğaza su kaçması, kişinin oruçlu olduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış olur ve oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bir sahabi Resûlullah’a (s.a.s.), “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. (Orucum bozuldu mu)?” diye sormuş. Resûlullah (s.a.s.) da; “(Hayır bozulmadı) Allah seni yedirip içirdi.” (Ebû Dâvûd, Savm, 39 [2398]; bk. Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) cevabını vermiştir. Şâfiî mezhebine göre; abdest veya gusül alırken ağız ve burna az miktarda alınan su, elde olmayarak (hataen) boğazdan inerse oruç bozulmaz. Çünkü oruçlu iken abdestte ağza ve burna az miktarda su vermek menduptur. Ancak serinlemek veya suyla oynamak ya da abdest ve gusülde gereğinden fazla abartılı bir şekilde ağza ve burna su almak gibi bir sebeple hataen su boğazdan aşağı inerse oruç bozulur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/158)
Aleykümselam. Her iki durumda da oruç bozulmaz, devam edebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Ağız dolusu kusmak abdesti bozar. Bu durumda abdestinizi yenileyeceksiniz. Orucunuza gelince: Oruçken kendi zorlaması ile ağız dolusu kusan kişinin orucu bozulur, orucu kaza etmesi gerekir. Kendi isteği dışında gelen kusmuğu AĞIZ DOLUSU OLMAK ŞARTIYLA geri çevirirse onun da orucu bozulur, kaza etmesi gerekir. Sizin özel bir durumunuz var; genelde böyle bir şeyle karşılaşıyorsanız bunu bir özür sayabiliriz, kaza etmeniz gerekmez. Genel ile kastımız da şudur: Her oruç günü böyle bir durum oluyorsa, genelde böylesiniz demektir. Haftada bir oluyorsa ya da sıcaklarda oluyor da soğuk günlerde olmuyorsa durumunuz özel değildir. Buna göre siz karar verebilirsiniz. Çok geçmiş olsun.
Kişinin kendi müdahalesi olmadan kusması orucunu bozmaz. Orucunuzun bozulduğunu zannederek yemek yemeniz de kazayı gerektirir. O günü kaza ediniz.
Oruçlunun makattan su sızdırmasının oruca zararı hakkında mesele şöyledir: Mevcut mezheplerimizin içtihadına göre makattan içeri su girmesi orucu bozar. Sadece İbni Teymiye ve onun görüşünü destekleyen bazı âlimler, makattan su girmesini orucu bozan yeme içme gibi bir durum olarak görmemişlerdir. Çünkü orucu bozan şey, mideye ulaşacak bir yeme içme durumudur. Ayrıntısını bilmiyor olmakla beraber Diyanet’in, bu ikinci görüşü esas aldığını zannediyorum. Annenizin özel bir durumu bulunmaktadır. Bu ikinci görüşle amel etmesinin inşaallah sakıncası yoktur. Biz ise birinci görüşü, genel görüş olarak uyguluyoruz. Allah Teâlâ annenize afiyet ihsan buyursun.
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce veya iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa da macun kullanılmaması uygun olur.
Müslüman her zaman ve her yerde haramlardan sakınmalı, başta oruç olmak üzere ibadetle geçirilen Ramazan ayında ise daha da dikkatli davranmalıdır. Oruçlu kimsenin tüm günahlardan sakınarak oruç ibadetinin maksadına uygun hareket etmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm, 8 [1903]) Oruçlu olan kimsenin yalan konuşmaktan ve yalanla iş yapmaktan uzak durduğu gibi gıybet, kötü söz söylemek, kul hakkı yemek, harama bakmak, kumar oynamak vb. yasak davranışlardan da uzak durması gerekir.
Ağız ve burnundan su girip de sindirim organına ulaşmadıkça oruçlu kimsenin yıkanması, orucuna zarar vermez. Nitekim Hz. Âişe ve Ümmü Seleme, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir. (Buhârî, Savm, 25 [1930-1931]; Müslim, Sıyâm, 76 [1109]) Bu itibarla, ağız ve burundan mideye su kaçırmamak şartıyla oruçlu kişi yıkanabilir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/199)
Ramazan’da sefer mesafesi (en az doksan km) kadar bir yere gitmek için yola çıkacak olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Fakat niyet ettikten sonra gündüz yolculuğa çıksa bu yolculuk esnasında meşru başka bir mazereti bulunmazsa orucunu bozmamalıdır. Başlanan bir ibadetin mazeret yoksa tamamlanması gerekir. Buna rağmen sefer bir mazeret olduğu için kişi orucunu seferîliği başladıktan sonra bozarsa kendisine keffâret gerekmeyip sadece kaza gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/421-424) Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozması (Buhârî, Savm, 34 [1944]; Müslim, Sıyâm, 88 [1113]) savaş şartlarının gereği olarak değerlendirilebilir.
Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık), güneş batıncaya kadar, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Söz konusu yasak fiillerin işlenmesiyle oruç bozulur. Orucu bozup sadece gününe gün kaza gerektiren fiiller şunlardır: a) Yolculuk ve hastalık gibi meşru bir mazerete dayalı olarak yemek ve içmek. b) Kasıt olmaksızın hata ile bir şey yemek ve içmek. Oruçlu olduğu hatırında olan bir kimsenin abdest alırken boğazına su kaçırması böyledir. c) Taş, kâğıt ve pamuk gibi beslenme amacı ve anlamı taşımayan şeyleri yutmak. d) Dişler arasında kalan nohut tanesi büyüklüğündeki kırıntıyı yutmak. e) Yenilip içilmesi mutat olmayan çiğ pirinç, buğday ve darı gibi küçük bir şeyi alıp yutmak. f) Henüz vakit var zannı ile fecrin/tan yerinin ağarmasından sonra yeme ve içmeye devam etmek veya güneş battı zannı ile henüz güneş batmadan iftar etmek. g) Orucu bozan şeyleri bir başkasının zorlaması ile yapmak. h) İsteyerek ağız dolusu kusmak. i) Cinsel ilişki dışında başka bir fiille cünüp olmak. j) Ağza giren yağmur, kar veya doluyu elinde olmadan yutmak. k) Yıkanırken veya yüzerken elinde olmadan su yutmak. l) Unutarak yiyip içtikten sonra orucunun bozulmuş olduğu zannıyla günün geri kalan kısmında yeme-içmeye devam etmek. m) Niyeti imsaktan sonraya bırakıp sonrasında yaptığı bu niyetin geçersiz olduğunu düşünerek günün geri kalan kısmında bilerek yemek-içmek. n) Ramazan orucunu vaktinde tutmamak. Dinen meşru bir mazeret bulunmaksızın Ramazan’da oruç tutmamak büyük günahtır. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120-127; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/409-411)
Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimsenin, yüzme esnasında veya başka bir şekilde su yutma ihtimali yüksektir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır.