Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Yıkanmak orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Oruçlunun yıkanması veya suya girmesi oruca zarar vermez. Oruçlunun orucuna zarar veren, ağız, burun ve makattan içeri su kaçırmasıdır. Bu içeri su kaçırmaya dikkat edildikten sonra gusletmekte veya duş almakta sakınca yoktur.
Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Bir kimse oruçtu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” (Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) buyurmuştur. Unutarak yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120-121)
Aleykümselâm. Sadece daha rahat konuşmak veya rahat etmek için bunu yapmanız durumunda orucunuza zarar verebilir. Aldığınız su buharı bir anlamda sudur. Bu da orucu bozar. Eğer yaşam gereği olarak bunu yapmanız gerekiyorsa bu bir zarurettir. Zaruret şartlarına göre oruç tutarsınız.
Orucun bozulması konusunda hata; kişinin oruçlu olduğunu bildiği hâlde, orucu bozan durumun kasıtsız meydana gelmesidir. Örneğin abdest sırasında ağza ve burna su verilirken istem dışı boğaza su kaçması böyledir. Bu şekilde orucu bozan fiilin hataen yapılması orucu bozar ve yalnızca kazayı gerektirir. Boğaza su kaçması, kişinin oruçlu olduğu hatırda değilken meydana gelirse, unutarak yapılmış olur ve oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bir sahabi Resûlullah’a (s.a.s.), “Ey Allah’ın Resulü! Oruçlu iken unutarak yiyip içtim. (Orucum bozuldu mu)?” diye sormuş. Resûlullah (s.a.s.) da; “(Hayır bozulmadı) Allah seni yedirip içirdi.” (Ebû Dâvûd, Savm, 39 [2398]; bk. Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) cevabını vermiştir. Şâfiî mezhebine göre; abdest veya gusül alırken ağız ve burna az miktarda alınan su, elde olmayarak (hataen) boğazdan inerse oruç bozulmaz. Çünkü oruçlu iken abdestte ağza ve burna az miktarda su vermek menduptur. Ancak serinlemek veya suyla oynamak ya da abdest ve gusülde gereğinden fazla abartılı bir şekilde ağza ve burna su almak gibi bir sebeple hataen su boğazdan aşağı inerse oruç bozulur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/158)
Dile alınıp özellikle ağızda içeri atılmasında oruç açısından sakınca vardır elbette. Bilmeden olanda ise sorun yoktur. Islatılmış bir misvakın kullanılmasında ise sakınca yoktur.
Burnunuzun içindeki bir oluşumu yutmak oruca zararlı değildir. Dışarıdan -burun yoluyla da olsa- mideye bir şey almak gibi olmadığı için orucunuz açısından bir sıkıntı yoktur. Aynı şekilde kan burnunuzdan dışarı akmadıysa abdestinize de mani değildir.
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimsenin, yüzme esnasında veya başka bir şekilde su yutma ihtimali yüksektir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır.
Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce veya iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa da macun kullanılmaması uygun olur.
Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem, yeme içme anlamına da gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Miktarı ne olursa olsun kendiliğinden gelen kusuntu orucu bozmaz. Aynı şekilde mideden ansızın ağza yükselip tekrar mideye dönen şeyler de oruca zarar vermez. Kişinin kendi isteği ile ağız dolusu kusması hâlinde ise oruç bozulur. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Oruçlu kimse kendisine hâkim olamayarak kusarsa ona kaza gerekmez. Her kim de kendi isteği ile kusarsa orucunu kaza etsin.” (Ebû Dâvûd, Savm, 32 [2380]; Tirmizî, Savm, 25 [720]) buyurmuştur. Bununla birlikte, kustuğu için orucu bozuldu zannıyla yemeye içmeye devam eden kimsenin orucu bozulur. Böyle bir kimseye keffâret değil, gününe gün kaza gerekir. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/334-335; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/206)
Müslüman her zaman ve her yerde haramlardan sakınmalı, başta oruç olmak üzere ibadetle geçirilen Ramazan ayında ise daha da dikkatli davranmalıdır. Oruçlu kimsenin tüm günahlardan sakınarak oruç ibadetinin maksadına uygun hareket etmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah’ın hiçbir ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm, 8 [1903]) Oruçlu olan kimsenin yalan konuşmaktan ve yalanla iş yapmaktan uzak durduğu gibi gıybet, kötü söz söylemek, kul hakkı yemek, harama bakmak, kumar oynamak vb. yasak davranışlardan da uzak durması gerekir.
Diş kanaması orucu bozmaz. Ancak çıkan kan, karıştığı tükürüğe eşit veya daha fazla olursa yutulması hâlinde oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir. Daha az miktarda olan kan ise dikkate alınmaz. (Haddâd, el-Cevhera, 1/141)