Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Merhem ve ilaçlı bant kullanmak orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikotin bandı orucu bozmaz. Kural olarak orucu bozan şeyler, vücuda normal yollarla giren maddeler ve cinsel ilişkidir. Vücuda sürülen yağ, merhem gibi maddeler, deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla emilerek kana karışmaktadır. Bu işlem yeme, içme ve beslenme anlamına gelmemektedir. (bk. Merğînânî, el-Hidâye, 1/123-124; Kâsânî, Bedâ’i, 2/98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/395-396)
İdrar kanallarına giren cihazlar veya akıtılan ilaçlar orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Oruç başlamadan yani imsak vaktinden önce yenip içilen şeylerin hepsi sahur yemeği hükmünde olur. İğne vurulmak veya deriye bant yapıştırmak bu bakımdan aynıdır, hiçbirinden oruca zarar gelmez. İmsaktan sonra ise deriye bant yapıştırılması şeklinde olandan oruca bir zarar gelmez. Hap veya iğne şeklinde vücuda verilenler orucu bozabilir. Bunların orucu bozacağını kabul etmek daha evladır.
Kulak ile boğaz arasında bir kanal bulunmaktadır. Ancak kulak zarı bu kanalı tıkadığından, ilaç boğaza ulaşmaz. Bu nedenle kulağa damlatılan ilaç orucu bozmaz. Kulak zarında delik bulunsa bile, kulağa damlatılan ilaç, kulak içerisinde emileceği için ilaç ya hiç mideye ulaşmayacak ya da çok azı ulaşacaktır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla kulak damlası orucu bozmaz. (DİYK 22.09.2005 tarihli karar)
Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.
Uzmanlardan öğrendiğimize göre bu, alternatif olarak kullanılan bir ilaçtır. İçeriği bakımından normal ilaçlar gibi bir denetime tabi değildir. Faydalı olup olmaması aynı bir meseledir. Kabul edilmiş bir ilaç olmadığı için zaruret ve ilaç birleşimine girmesi de zordur. Ayrıca bununla beraber mideye giren ve kana karışabilecek bir gıdadan da söz edebiliriz. Bu nedenle oruçlu iken kullanılmasının sakıncalı olacağını ve orucu bozacağını düşünürüz. Ağır bir hastalık için muhakkak kullanılma durumu olursa daha sonra kaza edilmesini tavsiye ederiz.
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Ağız ve burundan su kaçırmamak kaydıyla denize girmekle oruç bozulmaz. Fakat denize giren kimsenin, yüzme esnasında veya başka bir şekilde su yutma ihtimali yüksektir. Bu itibarla oruçlu iken denize girmekten kaçınmak daha ihtiyatlıdır.
Diş kanaması orucu bozmaz. Ancak çıkan kan, karıştığı tükürüğe eşit veya daha fazla olursa yutulması hâlinde oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir. Daha az miktarda olan kan ise dikkate alınmaz. (Haddâd, el-Cevhera, 1/141)
Sırf diş tedavisi sebebi ile oruç bozulmaz. Tedavinin ağrısız gerçekleşmesi için yapılan enjeksiyonlar da beslenme amacı taşımadığı için orucu bozmazlar. Ancak tedavi sırasında yapılan başka işlemler sebebi ile -mesela ağız su ile çalkalanırken- boğaza su, kan veya tedavide kullanılan maddelerden biri kaçarsa oruç bozulur ve kaza edilmesi gerekir.
Ağız ve burnundan su girip de sindirim organına ulaşmadıkça oruçlu kimsenin yıkanması, orucuna zarar vermez. Nitekim Hz. Âişe ve Ümmü Seleme, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Ramazan’da imsaktan sonra yıkandıklarını haber vermişlerdir. (Buhârî, Savm, 25 [1930-1931]; Müslim, Sıyâm, 76 [1109]) Bu itibarla, ağız ve burundan mideye su kaçırmamak şartıyla oruçlu kişi yıkanabilir. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/199)
Boğaza su kaçırmadan ağzı su ile çalkalamak orucu bozmadığı gibi diş fırçalamakla da oruç bozulmaz. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/202) Bununla birlikte, diş macununun veya suyun boğaza kaçması hâlinde oruç bozulur. Orucun bozulma ihtimali dikkate alınarak, dişlerin imsaktan önce veya iftardan sonra fırçalanması, oruçluyken fırçalanacaksa da macun kullanılmaması uygun olur.
Astımlı hastaların, rahat nefes almalarını sağlamak amacıyla ağza püskürtülen oksijenli ilaç, orucu bozmaz. Nefes açıcı sprey kullanmak zorunda kalan astım hastası oruç tutmayabilir. Daha sonra iyileşince tutamadığı günleri kaza eder. İyileşme ümidi kalmamışsa, o takdirde tutamadığı günler sayısınca fidye verir. Bir fidye, Ramazan’da bir kişi için verilen bir fitre miktarıdır. Ancak nefes darlığı dışında oruç tutmaya engel başka sağlık problemi bulunmayan astım hastaları, soluk almayı rahatlatacak özel spreyi ağızlarına püskürterek oruç tutabilirler. Ağza püskürtülen bu ilaçlar orucu bozmaz. Çünkü bu spreyden bir kullanımda 1/20 ml gibi çok az bir miktar ağza sıkılmaktadır. Bunun da önemli bir kısmı ağız ve nefes boruları cidarları tarafından emilip yok olmaktadır. Bundan geriye kalan miktarın tükürükle mideye ulaştığı konusunda ise kesin bir bilgi yoktur. Abdest alırken ağızda kalan su ile kıyaslandığında, bu miktarın çok az olduğu görülmektedir. Oruçlunun, abdest alırken ağzına aldığı sudan kalan miktarın mideye ulaşması hâlinde orucun bozulmayacağı konusunda hadis-i şerifler vardır. (Ebû Dâvûd, Savm, 33 [2385]) Bu konuda icma oluşmuştur. Ayrıca, misvaktan bazı kırıntıların ve kimyevi maddelerin mideye ulaşması kaçınılmazdır. Hâl böyle iken Hz. Peygamber’in (s.a.s.) oruçlu olarak misvak kullandığı, sahih hadis kaynaklarında yer almaktadır. (Buhârî, Savm, 27 [Bâb başlığı]; Ebû Dâvûd, Savm, 26 [2364]; Tirmizî, Savm, 29 [725]) Diğer taraftan, “Kesin olarak bilinen, şüphe ile bozulmaz.” kaidesi gereğince, mideye bir şeyin ulaşıp ulaşmadığı konusundaki şüphe ile de oruç bozulmaz. Bu itibarla astımlı hastaların, rahat nefes almalarını sağlamak amacıyla ağza püskürtülen oksijenli ilaç, orucu bozmaz.