Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Nikotin bandı orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikotin bandı vücuda nikotin verme mantığına dayanmaktadır. İğnedeki gibi olmasa bile vücuda bir şey sokulmaktadır. Oruca zarar vereceği yönü ağır bastığından oruçlu iken kullanılmaması tavsiye edilir.
Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen yağ, merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışmaktadır. Ancak cildin bu emişi, çok az ve yavaş olmaktadır. Diğer taraftan bu işlem, yeme içme anlamına da gelmemektedir. Bu itibarla, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık) güneş batıncaya kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki “imsak”in ihlal edilmesiyle oruç bozulur. Dolayısıyla yeme içme ve bu anlama gelen davranışlar orucu bozar. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120-121; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/371) Sigara, nargile gibi keyif veren tütün mamulleri ve uyuşturucu maddeleri kullanmak da oruç yasakları kapsamına girer. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/395, 410) Söz konusu maddeleri kullanan kişinin orucu bozulur.
Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.
Burnunuzun içindeki bir oluşumu yutmak oruca zararlı değildir. Dışarıdan -burun yoluyla da olsa- mideye bir şey almak gibi olmadığı için orucunuz açısından bir sıkıntı yoktur. Aynı şekilde kan burnunuzdan dışarı akmadıysa abdestinize de mani değildir.
İdrar kanallarına giren cihazlar veya akıtılan ilaçlar orucu bozmaz. (DİYK 2005/155 Tarih ve Sayılı Karar)
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Makyaj yapmak, saç boyamak ve saç bakımı bu kapsamda olmadığından orucu bozmaz.
İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar. (DİYK 22.09.2005 tarihli karar) Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz. Diğer yandan ehil doktorların, oruç tutmasının sağlık açısından zararlı olacağı teşhisini koyduğu bir hasta, Ramazan’da oruç tutmayabilir. Böyle bir kişi, eğer iyileşme ihtimali varsa orucunu daha sonra kaza etmek üzere bırakır; böyle bir ihtimal yoksa Ramazan ayının her günü için birer fidye verir. İnsüline bağımlı olarak yaşayan hastaların da oruç tutmaları sağlıklarına zarar veriyorsa oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları oruçlarının sayısınca her gün için bir fidye verirler.
Vücuttaki kılların hangi yolla olursa olsun alınması orucu bozmaz. Çünkü oruç, bir şey yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmaktan dolayı bozulur. Kıl almak veya aldırmak bunların kapsamında olmadığından orucu bozmaz. Burada şu husus da belirtilmelidir ki, kadının erkeğe karşı avret mahalli eller, ayaklar ve yüzü hariç tüm bedenidir. Kadının kadına karşı avret mahalli, diz kapağı ile göbek arasıdır. Zaruret olmadan bu yerlerin dışındaki bölgelerin başka kadınlara veya erkeklere gösterilmesi caiz değildir. Bu itibarla ağda veya lazerle epilasyon yaptırmak isteyen kişinin, erkek olsun kadın olsun yabancı bir kişiye avret mahallini açması helal olmadığı gibi bu işlemi uygulayan kişinin de bu kısma bakması ve dokunması helal değildir. (Merğînânî, el-Hidâye, 4/368-370)
Bazı hastalıkların teşhisi amacıyla hastalara damar yoluyla besleyici niteliği olmayan radyoaktif maddenin verilmesi orucu bozmaz. Çünkü bu şekilde verilen söz konusu madde besleyici ve vücudu kuvvetlendirici mahiyet taşımamaktadır.
Konunun uzmanlarından alınan bilgilere göre, göze damlatılan ilaç, miktar olarak çok az (1 mililitrenin 1/20’si olan 50 mikrolitre) olup bunun bir kısmı gözün kırpılmasıyla dışarıya atılmakta, bir kısmı gözde, göz ile burun boşluğunu birleştiren kanallarda ve mukozasında mesâmat (gözenekler) yolu ile emilerek vücuda alınmaktadır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla göz damlası orucu bozmaz.
Oruçlu iken rüyada ihtilam olmak orucu bozmaz, gusletmeyi geciktirerek cünüp olarak sabahlamak da oruca bir zarar vermez. (el-Fetâvaî-Hindiyye, 1/200; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/400) Ancak guslü sabah namazı vaktinin çıkmasına kadar ertelemek günahtır. Çünkü bu durumda namaz terk edilmiş olur. Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Ramazan’da imsaktan sonra sabah namazı vakti içinde yıkandıkları bilinmektedir. (Buhârî, Savm, 25 [1930-1931]; Müslim, Sıyâm, 76 [1109])