Fetva Meclisi
Soru
Nikotin bandı orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikotin bandı orucu bozmaz. Kural olarak orucu bozan şeyler, vücuda normal yollarla giren maddeler ve cinsel ilişkidir. Vücuda sürülen yağ, merhem gibi maddeler, deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla emilerek kana karışmaktadır. Bu işlem yeme, içme ve beslenme anlamına gelmemektedir. (bk. Merğînânî, el-Hidâye, 1/123-124; Kâsânî, Bedâ’i, 2/98; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/395-396)
Selamünaleyküm. Böyle şeylerin oruca zararı yoktur.
Burnunuzun içindeki bir oluşumu yutmak oruca zararlı değildir. Dışarıdan -burun yoluyla da olsa- mideye bir şey almak gibi olmadığı için orucunuz açısından bir sıkıntı yoktur. Aynı şekilde kan burnunuzdan dışarı akmadıysa abdestinize de mani değildir.
Oruç başlamadan yani imsak vaktinden önce yenip içilen şeylerin hepsi sahur yemeği hükmünde olur. İğne vurulmak veya deriye bant yapıştırmak bu bakımdan aynıdır, hiçbirinden oruca zarar gelmez. İmsaktan sonra ise deriye bant yapıştırılması şeklinde olandan oruca bir zarar gelmez. Hap veya iğne şeklinde vücuda verilenler orucu bozabilir. Bunların orucu bozacağını kabul etmek daha evladır.
Ağızda biriken az bir kanı yutmak orucu bozmaz. Dışarıdan ağza alınan kan ise bozar.
Selamünaleyküm. Çok yoğun yapılması durumunda boğaza su birikintisi olacak kadar buhar alabileceğinden oruca zarar verebilir. Öylesini ağır hasta olduğunuzda yaparsanız bir gün kaza edersiniz. Normal bir uygulamanın ise orucu bozmayacağını düşünüyoruz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ağabeyinizin kendisine zekât verdiğinizi bilmesi gerekmez ve zekâtınızı hesapladıktan sonra onu dilimlere bölerek de verebilirsiniz.
Ateşle oynuyorsunuz. Bunun değil dinde insanlıkta bile yeri yoktur. Sakın bir kelime bile konuşmayın, kesin ilişkinizi. İnsanlık bu kadar sıfır seviyesine yakın olmamalıdır. Bu bir hata bile değil, ölümcül bir yanlış yapıyorsunuz. Sadece şunu düşünün: Sizin eşiniz olacak bir kadın bunu yapsa ne yapardınız?
Gerçekten duygusal bir hatıranız olmuş ama hayat gerçekleri böyle duygusallıkla kararlaştırılamaz. Bu kararı dört ay sonra verirseniz daha iyi olur. Evlenin, çoluk çocuk sahibi olun. Dininizi iffetinizi koruyun. Yine cennette onunla beraber olabilirsiniz siz ve o imanla gidebilirsiniz. Allah acınızı izale etsin. Sabredin, duygusal karar vermeyin.
Müslüman kendi devletine hıyanet içinde olmaz. Birinci sorunuzun cevabı budur. İkinci sorunuzun cevabı ise şu şekildedir: Müslüman, İslam'ın bir bölümünü alıp gerisini bırakmaz; bütününe talip olur. Hilafet ise hilafet, cihat ise cihat. Böyle olmayan Müslüman risk altındadır.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Yemin konusunda bir sakınca yoktur.