Fetva Meclisi
Soru
Zekâtımı muhtaç olan abime veriyorum. Yılda bir kere değil de her ay yani aylık olarak gönderebilir miyim zekatımı? Ayrıca abimin, benim kendisine zekat verdiğimi bilmesi gerekiyor mu? Ben şahsen bilmesini istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Alacağınızla ilgili iade zamanı konusunda bir sıkıntınız varsa, ona ait kısmı erteleyebilirsiniz. Ne zaman ödenirse onu da verirsiniz.
Borçlu olan ağabeyinizi bilgilendirip, onun adına zekât olarak borcu kapatacağınızı söylemeniz ve onun da tamam demesi gerekir. Onun haberi olmadan yaparsanız sizin zekâtınız yerini bulmaz.
Selamünaleyküm. Ağabeyiniz borçlu ise bu borcu da elinde zekât için gerekli nisap miktarına sahip değilse zekâtınızı verebilirsiniz. Zekâtın gıda olarak verilmesinde de sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Size vekâlet verenin vekâleti verme tarzına göre hareket etmeniz gerekmektedir. Ona soracaksınız. Ayrıca zekât parası ile faiz pisliğini temizlemeyin.
Siz ödemeye başlayıncaya kadar zekâtını erteleyebilir. Hesabını yapar parayı tahsil edince öder.
Aleykümselam. Kimse kimsenin ibadetini eda edemez. Size vekalet verir ve yapmanızı isterse siz yapabilirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Nikotin bandı vücuda nikotin verme mantığına dayanmaktadır. İğnedeki gibi olmasa bile vücuda bir şey sokulmaktadır. Oruca zarar vereceği yönü ağır bastığından oruçlu iken kullanılmaması tavsiye edilir.
Ateşle oynuyorsunuz. Bunun değil dinde insanlıkta bile yeri yoktur. Sakın bir kelime bile konuşmayın, kesin ilişkinizi. İnsanlık bu kadar sıfır seviyesine yakın olmamalıdır. Bu bir hata bile değil, ölümcül bir yanlış yapıyorsunuz. Sadece şunu düşünün: Sizin eşiniz olacak bir kadın bunu yapsa ne yapardınız?
Gerçekten duygusal bir hatıranız olmuş ama hayat gerçekleri böyle duygusallıkla kararlaştırılamaz. Bu kararı dört ay sonra verirseniz daha iyi olur. Evlenin, çoluk çocuk sahibi olun. Dininizi iffetinizi koruyun. Yine cennette onunla beraber olabilirsiniz siz ve o imanla gidebilirsiniz. Allah acınızı izale etsin. Sabredin, duygusal karar vermeyin.
Müslüman kendi devletine hıyanet içinde olmaz. Birinci sorunuzun cevabı budur. İkinci sorunuzun cevabı ise şu şekildedir: Müslüman, İslam'ın bir bölümünü alıp gerisini bırakmaz; bütününe talip olur. Hilafet ise hilafet, cihat ise cihat. Böyle olmayan Müslüman risk altındadır.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Yemin konusunda bir sakınca yoktur.