Fetva Meclisi
Soru
Esselamunaleykum ve rahmetullah. Hocam bir Ahmet bin Hanbel Vaazınızı dinledim tüylerim diken diken oldu..Ben de sizin soracağım soruda dik duruşu haliyle beklemekteyim. Benim bişey bildiğimden falan değil. Sizi de zora sokacak falan değilim. Ben öncelikle öğretmenlik diplomamı almış bekleyen bir öğretmenim. Tevhidi bir çizide yalpalaya yalpalaya ama istikametten sapmamaya çalışan bir garibim. Öncelikle memurluk konusuna ne diyorsunuz? 657 sayılı kanun atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağıma namusum üzerine and içerim. Bu memurluk sözleşmesini imzalamak akideyi bozar mı bozmaz mı? Bunu öncelikle bilmek isterim. O kadar okudum asgari ücretten biraz fazla alıyorum, sakalımı bırakıyorum. Biraz fazla yoruluyorum. Bu yüzden aile baskısı yedim ve evlenemedim. Yani bu müslümanların bu durumunu açıklayacak biri yok mudur? Öyle konuya da bodoslama dalmakta istemiyorum. Selam ve Dua ile Allah Razı olsun Videolarınızdan istifade ediyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Önce, bu işi yani ayakta kalma, imanı güçlü tutma işini, mü'min olmanın en büyük gereği olarak görmelisiniz. Ankara'da değil de Mekke'de bile yaşasanız bu imtihan sizi bulacaktı. Sizin özel sorununuz değildir bu. İmtihan olmak budur, peygamberler başta olmak üzere bütün mü'minler bu badireden geçmişlerdir. Bunu böyle bilmenizin size çok yararı olacaktır. İkinci olarak da aç bir çocuğun elindeki kekin hepsini ağzına sokmaya çalışması gibi bir tutum içine girip, bir haftada İslam'ın bütününü kuşatmaya kalkmayın; boğulursunuz. Adım adım ama geçmişin değerlendirmesini yaparak ilerlemelisiniz. Bu adım adımlığı, mesela tesettürde de uygulayabilirsiniz. Bir günde kapkara kıyafete girmek yerine bir sefirinde etek tipinizi, öbür seferinde baş örtüsünü derken bir yıla yayabilirsiniz tesettür durumunu düzeltmeyi. Diğer durumları da buna kıyas edin. Ara sıra evinizin dışına taşın. Bir mahreminizle beraber mesela İstanbul'da durumunu iyi gördüğünüz bir aileye açılın. Onların ne yaptıklarını izleyin. Eğer sizden iyi görrüseniz taklit edersiniz, sizden iyi değillerse hâlinize şükredersiniz, onlara tavsiyede bulunursunuz. Ne olursa olsun sakın umutsuz kalmayın, umut ve heyecan en çok muhtaç olduğunuz iki ihtiyacınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Bu metindeki veya değişik yerlerdeki yeminlerin Şeriat'ımızdaki YEMİN olmadığını düşünüyorum. Sadece isim benzeşmesi var. Müslüman basiret sahibidir; olayları ve sorumluluklarını tek gözle ve kısır bir döngüde ele almamaya gayret eder. Memurluk veya başka bir işi geniş bir daire içinde düşünüp artılarını eksilerini toplayarak vereceği kararında imanını bir kenara bırakmadı ise inşallah hata etmiş olmaz.
Selamünaleyküm. Hocahanım; Bu durum, biraz imanı olan her mü'mini uykusuz bırakmalıdır. Şu hâle bakınız: Birkaç yıl önce İHL olsun mu olmasın mı derken şimdi İHL bolluğu başımıza dert olacak gibi görünüyor. Gerçekten uykumuzu kaçıracak bir durum var ortada. Sıkıntımız şudur: Bu meseleyi ikaz edebileceğiniz bir veli de bulmayabilirsiniz. Bir de, ortada böyle kötü bir gelişmeye dikkat edecek gözler kayboluyor. Bir İHL açılması, devletin dine ısınması rahatlığı oluştu. Bunun bir tuzak olduğunu, şeytanın bunu bile bize darbe olarak kullanabileceğini anlatamıyoruz. Garip bir körelme oluştu. Siz öğretmenlere büyük bir yük binmektedir. Allah yardımcınız olsun. Öncelikle öğretmenler ve idarenin bu işin ciddiyetine inanması gerekiyor. Öğretmenler tavizsiz olmalıdırlar. İdare/veli bağlantısı aktif olmalıdır. Öğrencilerin bir ideal taşıması bir nebze size yardımcı olabilir. Diploma ve mezuniyetten başka bir şey düşünemeyen öğrenci başka, insanlığı omuzlayacağına inandırılmış öğrenci başka. Derslerinizde bilgiden çok heyecan aşılamalısınız. Disiplin kurallarında taviziniz olmamalı ve öğrencileri bir tür örgütler gibi organize etmeyi ve onların içinde muhtesipler üretmeyi deneyebilirsiniz. Tabii olarak, yasalar ve insan hakları size ne kadar izin verirse. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. 1- Sizin asıl ve asîl vazifeniz, gayeniz saliha bir eş ve mükemmel bir anne olmak olmalıdır. Öğretmenlik ve diğerleri ikinci işlerdir. 2- Evlenmenin size farz olduğunu anlarsanız babanızın engeline takılmanız gerekmez. Babaların veya annelerin farzları engelleme hakları yoktur. Duygunuzu değil de aklınızı kullanarak böyle bir sürece girebilirsiniz. 3- Öğretmenliğin mübarek bir iş olduğunu tartışmaya gerek yoktur. Siz, sonuçları mübarek olacak diye yaparsınız, öyle bir ortamda bulunursunuz. Sonuç ise sizin elinizde değildir. Bütün ilimler için sizin endişeleriniz geçerlidir. Bilhassa kimya için geçerli değil midir mesela? 4- İHL'lerin ilk bölümleri sizin için uygun olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi orada da sıkıntılı durumlar olacaktır. Kız bölümünü tercih edeceksiniz ve kendinizi koruyacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.
Selamünaleyküm. Güzel yavrum, nerede bulunursanız bulunun imanla beraberseniz sizi ateş yakmaz, şirk ezemez. İmanınız sizinle olmadığı sürece de Mekke'ye imam olsanız ne olacak? Konuya bu açıdan bakınız. Allah basiretinizi kavi, amelinizi ihlâslı, ayaklarınızı sabit tutsun. Size dualar ederim.
Selamünaleyküm. Bu şekilde düşünmenizin bir dayanağı yoktur. Size verilen maaşla size takdir edilen görev arasında denge kurabiliyorsanız, o maaş size helaldir. Bunun ilerisine geçerek, bulunduğunuz noktayı dine hizmete çevirirseniz, bulunduğunuz makamın da hakkını verecek bir düzeye gelmiş olursunuz. Bu da Allah'ın rızasını kazanmak demektir. İmamlık kurumu ne yazık ki basit bir memurluk seviyesine düşürüldü. Mademki bu denli ince düşünüyorsunuz, kalın orada da bir camide daha Allah'tan hayâ ederek namaz kıldıran bir imamımız bulunsun. Kendinizi fıkıh bilgisi açısından yetiştirin. Kur'an okumanızı ilerletin. Halkla ilişkilerde vakur durun. Siz büyük bir ribat görevindesiniz. Allah işinizi kolay etsin.