Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben size bir şey danışmak istiyorum. Biz eşimle evlendiğimizden beri hicret etmek konusunda anlaşıyorduk iki tane çocuğumuz var ve küçükler bu sene bu planı yerine getirmeyi hedefliyoruz lakin aramızda anlaşamadığımız bir husus var hicret beldesi ben Mısır konusunda ısrar ediyorum eşimse başka bir beldeye gitmekte çok kararlı lakin onun gitmek istediği beldede çok şiddetli devam eden sıkıntılar var ve savaş hakim Müslümanlar güçsüz diyemem ama çok sıkıntıdalar elektrik su vs. neredeyse yok sayılır benim için en önemlisi medreseler yok benim 4-5 yaşındaki çocuklarım için çok büyük alimler var lakin çocuklara vakit ayırmaları zor çünkü sıkıntı büyük fakat eşim kararlı çocukların zorluk içinde ve kapitalist sistemden uzak bir şekilde en azından sokaklarında açık kadınları olmayan bu beldede iyi yetişeceklerine inanıyor bende inanıyorum fakat ben liseden sonra kapanmış ve hafızlık yapıp sonrada hemen evlenmiştim şimdi hem benim için hem çocuklar için Mısırın 4-5 yıllığına daha faydalı olacağını en azından ezbere bildiğim Kuranı okurken anlamak istiyorum çocuklarımın da bizim gibi yirmi yaşından sonra bunun mücadelesini vermeleri istemiyorum sizce ne yapmalıyım güçlü bir tevekkülle eşime takılıp Allah için bu beldeye mi gitmeliyim yoksa eşimle Mısır konusunu sakin bir kafayla konuşmalı mıyım? Rabbe emanet olunuz.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu asırda en büyük hicret, Allah'ın haramlarından uzak kalmaktır. Hicret olarak gidilecek bir yer bulmak mümkün değil gibidir. Size bulunduğunuz yerde kulluk yapmanızı ve nesil yetiştirmenizi tavsiye ederiz. Kendinizi böyle derin meselelerle yoracak yerde bir şeyler yapın.
Selamünaleyküm. Bir hanım evlendikten sonra eşinin emrinde olur; istişare eder eşi onunla ama eşinin daha rahat kazanacağı bir iş ortamını zorlamaz. Ailesi ile de bütün samimiyeti ile bağını sürdürür lakin eşi onun ilk tercihi olur. Aksi takdirde şeytan fitnesini çok rahat yayar. Sabırlı olun, dik durmaya şeytana ezilmemeye gayret edin. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Siz gayret etmedikçe hiçbir yer iyi değildir. Her şey sizin ve annelerinin gayretine bağlıdır. Yine de Türkiye şartları daha iyidir.
Selamünaleyküm. Ramazan Kardeşim, dağ gibi bir hakikati aklına koy ve hiç unutma: Evlilik budur, böyle olmayan evlilik neredeyse yok gibidir. Dertlerin sadece türü değişiktir ama evlilik böyledir. Gerçekçi ol ve dertlere takılıp kalma. Şu kısa uyarılara dikkat edersen inşaallah kalbin huzur bulur. 1- Eşinin ibadetlerine yani ibadet dünyasına sadece öğüt verici olarak karış. Kılmadığı namazını Allah'a havale et. Namaz kılmaması ile kadınlığı arasında bir bağlantı kurma. Senin yeteri kadar derdin var, ikincisini isteme. 2- Anlaşılan eşin yirmi beş yaşlarında bir hanım; o yaşlar kadınlar için olgunlaşmanın yeni başlayacağı yaşlardır. Kesinlikle sabredeceksin. Çok sabredeceksin. Evet, çocuk sayısı açısından güven vermeyen bir ortamdasın ama zaman bitmiş değildir. 3- Eşinden öncelikle seni şehvet açısından tatmin etmesini bekle, çocuklarla da ilgilenirse bunu nimet bil. Bu iki şeyi yapıyorsa 'iyi eşim var' demelisin. 4- Eşi ile tartışarak, onu babasına şikâyet ederek aile derdini bitiren olmamıştır bu âlemde, desem yalan olmaz. Yine merhametliler kazanmıştır sonunda. Eşini, sabrın ve merhametinle çıldırtmaya bak. Kelimeyi bilerek kullandım: 'Onu çıldırt merhametinle ve esnekliğinle, çıldırt!' Kazanan sen olacaksın. Bir de dua etmeyi ihmal etmezsen işte kazanç budur. 5- Sakın, aranızdaki bu sürtüşmeyi çocuklara yansıtmayın. Bir deyim var ya: Ağzından kan akmış da, 'kızılcık şerbeti içmiştim demiş' öyle olsun. Çocuklar hiçbir şey bilmesin. Onlara yayılmış sorun düzelmez bir daha. Bana iki ay sonra, bu programının sonuçlarını tekrar yazabilirsin. Eşinde olumlu hiçbir gelişme olmazsa, sizi beraber çağırabilirim. Size dualar ediyorum.
Selamünaleyküm. O tür yerlere vermenizin sizi geçici olarak rahatlatacağını düşünürüz. İsimler kadar muhtevanın da dolu olması gerekir. Oralarda da bu imkân henüz yoktur.
Aleykümselam. Yaptığınıza devam edeceksiniz, yapacak çok bir şeyiniz yoktur. Eşinizi çalıştırmakla yanlışı siz kabul etmişsiniz. Eşiniz evde olmalı ki bunlardan o sorumlu olsun. Yine de sabretmeye devam edeceksiniz. Bir zaman sonra o da yaptıklarına pişman olacaktır. Sabretmek çek çarenizdir. Tatlı diliniz de sizi kurtarır ondan önce.
alim konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. A.Fikri Yavuz ilmihalini okuyabilirsiniz. Dil sorununuz varsa Hamdi Döndüren ilmihalini okuyabilirsiniz. Fıkıh kitaplarını ise tek başınıza okuyarak çok bilgi edinemezsiniz. Bir fıkıh âlimi nezaretinde okumanız gerekir. Tefsir ilminde ise Sabunî'nin SAFVETÜTTEFASÎR adlı eseri sorunsuzdur.
Selamünaleyküm. 1- Önemli olan, anne babanın çocuğundan razı olduğunu beyan etmesidir. Onlar razı olduktan sonra mesele yok. 2- İlk ve istisnasız şart, iman sahibi olarak ölmektir. İmanla öldükten sonra Allah’ın rahmeti büyük bir umuttur. Bir gram orada artı veya eksi olarak milyarlarca ton edebilir. Oranın hesap sistemini bilmiyoruz, konuşmamız da doğru değildir. 3- Âlime uyma nedenimiz önemlidir. Onu Allah’a daha yakın buluyor olmamız var, daha bizimle oturup sigara içen yönünden etkilenmemiz var misal olarak. Buna göre de dediğiniz sonuç ortaya çıkar.
Selamünaleyküm. Zikrettiğiniz bilgi doğrudur ama o sünnet bid'at değildir. Zira bid'at aslı olmayan şeyin adıdır. Her ezanla ikamet arasında bir nafile kılınması ilke olarak vardır.
Selamünaleyküm. Hiçbir insanın sözü âyet hadis değildir. Bir bildiğini söyleyenin de ihmal edilmemesi gerekir. Bunun ortasında bir ideal seviye yakalayabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Faizli bir banka ile çalışmadığınız sürece yapabilirsiniz.
Selamünaleyküm.Bu hususlara dalmamalısınız, gördüğünüz gibi kaş yaparken göz çıkıyormuş, iyilikleri sayın yeter.