Fetva Meclisi
Soru
Müslüman bir kadının Müslüman olmayan kadınların yanında oynaması günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Böyle bir nedenle nikâh düşmez ama Allah'ın razı olmayacağı bir iş yapılmış olur.
Müslüman bir kadının Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi hiçbir şekilde mümkün değildir.
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.
Mesele şöyledir: Müslüman bir kadın hiçbir şekilde hiçbir MÜSLÜMAN OLMAYANIN eşi olamaz. Müslüman değil iken evli olduğu Müslüman olmayan erkeğin nikâhı kadın Müslüman olduğu an düşer. Eğer henüz ilişkiye girmeden Müslüman olursa kökten ayrılmış sayılırlar. İlişkiden ve belli bir beraberlikten sonra ise Müslüman olması yine ayrılık olur ama bu sefer kadın üç aybaşı geçirecek kadar iddet bekler. Bu iddet süresince eşi de Müslüman olursa bir araya gelmelerinde sakınca olmaz. İddet bittiği hâlde erkek Müslüman olmazsa kadın sonsuza kadar eski kocasından ayrı kalmış demektir. Bu kural bizzat Kur'an’ımızda zikredilen bir kuraldır. Dolayısıyla hiçbir şekilde bir içtihatla değiştirilip esnetilemez. Bunu kabul etmeyen kadın dini inkâr etmiş olur. Kabul ettiği hâlde eski eşinin yanında kalmaya devam ederse bu durum da bir zina durumudur. Biz dinimizin kurallarını birileri dinimizi beğenecek veya beğenmeyecek üzerinden düşünemeyiz. Böyle düşünecek yerde, bu durum erkeklerin de Müslüman olmasına sebep olduğunu düşünsek daha iyi olmaz mı?
Hiç kimse “Müslüman kadın çalışamaz” diye bir hüküm veremez. Allah’ın dininde böyle bir yasak yoktur. Bugüne kadarki dini ve fıkhî birikimimizde de böyle bir kayıt yoktur. Kadının çalışması ile kadının çalışmasının sonuçları karıştırılmaktadır. Çalışmak bakımından kadın ve erkeğin hükmü aynıdır. Yalnız kadın çalışırken: Anneliği ve eş olma yönü zarar görecekse, böyle bir zarara katlanmak için acil ve zorunlu bir durum da yoksa bu çalışmayı gereksiz hatta sakıncalı buluruz. Zira kadının çocuğunu ihmal etmesinin gelecek nesiller açısından risk barındırdığı ortadadır. Çalışan kadının eşine karşı zayıf düşmesinin beraberinde getirdiği başta ahlâk olmak üzere pek çok risk de buna ilave edilebilir. Kadının çalışması durumunda erkeklerle karma bir ortamda bulunmasının getireceği ve dinimizin haram sınırları içinde tuttuğu sakıncalar vardır. Göz kirliliği ve temas sakıncası da dinin haramları ile ilgili bir konudur. Bir başka sakınca da yabancı erkek ve kadının halvet dediğimiz yalnız kalma pozisyonu ile karşılaşmalarıdır. Bunların bir dini boyutu bir de günümüzde yoğunlaşana yıkılmış aileler, bitmez ithamlar ve şüpheler ortamının oluşmasıdır. Bunun dışında kadının çalışması, ticaret yapması esasında yasak değildir.
Selamünaleyküm. Dinden çıkmış olmaz. Sürekli bir haram hâliyle yaşamış olur. Nikâhı nikâh olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Asırlardan beri bütün Müslümanların bildiği en temel bilgilerden biri Peygamber aleyhisselamın ÜMMÎ olmasıdır. Ümmî, okuma ve yazma bilmeyen demektir. Bu özellik Peygamber aleyhisselamın en temel özelliklerinden biridir. Bununla alakalı da âyetler vardır. Böyle bir bilgi sıradanlaşmış bilgilerden olduğu için kitaplaştırılması, belgelenmesi gerekli bile görülmemiştir.
Mü'min insan, yeri geldiğinde espri yapar, güler/güldürür ama bunu seviyeli bir şekilde yapar, yerinde yapar, adamına göre yapar. Sıkıntılı olan yersiz zamansız ve ölçüsüz iş yapmaktır. Ashabı kiramı bu konuda örnek göstermede uygun bir iş yapmış olmayız. Hangi büyük işlerin arasında hangi esprileri yapmışlardı ona dikkat etmeliyiz. Siz, mevcut sıkıntınızın bir psikolojik nedene dayanıp dayanmadığını araştırın. Öyle değilse bir sıkıntı yoktur. Allah yardımcımız olsun.
Sizin hakkınızı ödemek durumunda olan birinin size hakkınızı verirken onu nereden bulduğunu soruşturmanız gerekmez. Evet, öyle bir iş yapmadan vermiş olsalar daha iyi olurdu ama bu onların dikkat etmesi gereken bir kuraldır.
İdrarla meni aynı anda gelmez. Yolda kalan meniyi idrar dışarı iter. Bu da gusül açısından yenilenmeyi gerektirebilir. Onun için meni boşalmasından sonra ya bir süre (mesela yarım saat) beklemek ya da idrarı boşaltmak ve sonrasında gusletmek gerekiyor.
Kravat ve takım elbise giymek dinden çıkaran bir iştir diyemeyiz. Bugünkü hayat tarzında bu iki isim insanların ortak değeri durumuna gelmiştir. İlk zamanlarda kravat, batı kültürünü simgeleyecek durumda idi. Batılı hayat tarzı insanlığın ortak tarzı gibi anlaşılır olduktan sonra onların kravatı da takımı da bizimmiş gibi oldu adeta. Zorla dayatılırken özenilerek kullanılır oldu. Elbette mü'minlerin kendi kültürlerine ait kıyafetleri benimsemeleri ve sürdürmeleri gerekirdi. Ne yazık ki, bu cephede düşmüş durumdayız. Netice olarak kravat için de takım elbise için de küfürdür hatta büyük günahlardandır, kâfiri taklittir diyemeyiz. Herkesin takvasına ve kabiliyetine göre mücadele etmesi gereken bir alandır deriz.
İHYAUULUMİDDİN bu ümmetin kütüphanesinin en önemli eserlerinden biridir. Allah Teâlâ, müellifi Gazali'ye rahmeti ile muamele buyursun. Ele aldığı konuların önemli bir bölümünde, kendisinden sonrakilerin temel dayanağı olmuştur. Yalnız şu hususu bilmemiz gerekir: Bir ilacın gücünün büyük olması aynı zamanda o ilacın yan tesir kabiliyetinin de var olmasını gösterebilir. Nitekim Gazali'nin engin görüşleri müessir bir ilaç gibidir. Bu zaman, Gazali'nin eserlerinin bir âlim nezaretinde okunması gereken zamandır. Sizin gibi pek çok insanda yan tesir yapmıştır. Bu durum, İhya'nın ne önemsizliğini ne de gereksizliğini göstermez. Ne yazık ki bizim yaşadığımız hayat, İhya'da anlatılan konuların bizi uçuk noktaya taşımasına neden olacak durumdadır. Tavsiyemiz şimdilik o kitaptan uzak durmanızdır. Onu size bir âlim okutsun. Aksi takdirde kâr/zarar dengesi kuramayabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.