Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam, bilhassa ud, tambur, kemençe haddi zatında müzik aleti çalmak haramdır diye kesin bir hüküm var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Müziğin haram olan boyutu her yerde ve her durumda haramdır. Kadın kadına olması bir şey değiştirmez. Kadın kadına, helal olabilecek bir müzikle eğlenme olabilir. Hangi müziğin helal olabileceğini bu siteden araştırabilirsiniz. Bir de şu noktaya dikkat edin: Kadınların kendi aralarında olmaları her şeyin mübah olduğunu göstermez. Kadınlar arasında da belli mahremiyet kuralları vardır. Onları da bu siteden inceleyebilirsiniz.
Selamünaleyküm.Belirttiğiniz lafızları küfür olarak itham etmek doğru olmaz. 'Allah bilir ya, Allah dilerse..' şeklinde ilavelerle bu tür sözleri kullanmak daha uygun olur. Naat veya başka bir yerde müzik kullanmanın sevap olmayacağı kesindir. Batı kültürünü yansıtmayan müziğin haram olup olmadığı ise konuşulabilir. Buna göre değerlendirin.
Selamünaleyküm. Öyle bir söz kullanmak haram olmasına haramdır. Bunda bir tartışma zemini yoktur. Haram olduğunu bilerek ve haramı hafif görmekten ötürü bu sözü söylemek ise küfürdür, Allah'a sığınırız.
Selamünaleyküm.Müzik helal olmayan işlerdendir. Müzik üzerinden kazanılan para da bereketli bir para olmaz. Daha temiz bir iş bulmalısınız.
Selamünaleyküm. Bu içecekle alakalı hüküm, alkol ihtiva etmesine ve uzun vadede de olsa insan bedenine zarar verip vermemesine bağlı olarak değişir. Bunları da ehlinden öğrenmemiz gerekiyor. Zanla haram hükmü vermemiz doğru olmaz.
Selamünaleyküm. Harama hizmet de haramdır. Neye ne kadar aracı oluyorsak o kadar sorumlu oluruz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Altınların kaynağı sizin açınızdan birinci derece bir sorumluluk getirmiyor. Kullanabilirsiniz ama babanızın istiğfar etmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Mezhepler arasındaki farklılıklar, mezhep imamlarının kişisel tercihlerinden kaynaklanmaz. Onlara intikal eden bilgilerin farklılığı bu ihtilafın temel nedenidir. Meseleye böyle bakmalıyız. Verdiğiniz örnekte de durum aynıdır. Onlara intikal eden bilgideki farklılık bu duruma neden olmuştur.
Selamünaleyküm. İmsak vakti başlamadan önce özel hâl bitmiş ise o günü oruçlu geçirir. İmsak vakti başladıktan sonra biterse o gün oruçlu değildir.
Selamünaleyküm. Bir müminin içindeki cinsel ihtiyaç onun gözünü, kulağını, dilini meşgul etmeye başlamış ise evlenmesi de gerekli olmuş demektir. Evlenmeye mani özel bir durum yoksa bu durumdan sonra evlenmek farz olur. Biraz daha müşahhas örnekleme yapacak olursak şunu diyebiliriz: Yattığında uyumasına engel olacak kadar karşı cinsi düşünüyorsa, yavaş yavaş haram sınırını zorlayabileceğini hissediyorsa bu durumda evlenmesi vaciptir deriz. Eğer elini, gözünü, kulağını kontrol etmekte zorlanmaya başladı ise o zaman da farzdır deriz
Selamünaleyküm. Müminler olarak farz ibadetlerde birbirimizi ikaz eder, hataya müdahale ederiz. Nafilelerde ise sıkıştırmak, baskı kurmak nafilenin kendi mantığına aykırıdır. Bilhassa eşler birbirlerini bu hususta kırmamalıdırlar. Şeytan işi inada sürükleyebilir. Bunun sonucu da kaş yaparken göz çıkarmak olur.
Selamünaleyküm. Elbette, insan namaz kıldığı hâlde yanlışlar da yapabilir ama bunu günlük iş durumunda getirmez. Bir kere sokulduğu delikten bir daha sokulmaz Müslüman. Tevbe eder, aslına döner.