Fetva Meclisi
Soru
Namaz kılarken eteğin altına tayt giymek gerekir mi yoksa topuklara kadar kapatacak bir şey giymek yeterli mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İç çamaşırı ile tek başına namaz olmaz elbette ama bedeni topluca kapatan bir kıyafet namazın kabul olması için yeterlidir. Aşırıya kaçmadan ne kadar titizlik gösterilirse o kadar iyi bir namaz kılınmış olur.
Rükûda, secdede veya tahiyyatta belirttiğiniz yerler açılmıyorsa altta ne giydiğiniz önemli değildir.
Selamünaleyküm. Gözle görülen bir pislik olmadıkça namaza mani olmaz.
Selamünaleyküm. Meseleye şöyle bakın: Namaz kılarken, ayakta veya secdede ayak bileğinize kadar olan bölümlerden biri görünür olmayacak. Bu görünürlük, şeffaf bir şey giyme ya da daracık olma yönünden de olsa görünür sayılır.
Selamünaleyküm. Namaza hürmet göstermek mümin olmanın gereğidir. Günlük kıyafetin üstüne namaz kıyafeti olarak ek bir kıyafet belirlenmesi durumunda bu, en azından sözünü ettiğimiz hürmet göstermeye girecektir ki, ibadetimizi takviye edeceğini söyleyebiliriz.
Selamünaleyküm. Edep açısından bakmazsak namazın kabul olması bakımından sakıncası yoktur ama camilere o şekilde girmenin ciddi bir edep sorunu olduğunu bilmek gerekir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sorunuzu istişare ettiğimiz doktorun beyanını aşağıda size de aktarıyorum. Bizim kanaatimize göre bağlatma yerine başka yöntemler uygulamanızdır. Geçmiş olsun. Doktorun tespitleri de şu şekildedir: 1-) Üç sezaryenden fazla olmaz, kesin kural değildir. 4. ya da 5. sezaryeni yaptığımız bir çok hasta var diyorlar. Sadece her yapılan sezaryende ameliyata bağlı risklerin yüzdesi yükseliyor 2-) Kordon bağlatma tıp ilminde de (Özellikle hastanın psikolojisi düşünüldüğünde) makbul bir doğum kontrol metodu olarak kabul edilmiyor. Kordon bağlatmanın sağladığı korunma ( ki bu hastamız, hastalığı nedeniyle korunma talebinde haksız değil ) %99 küsur iken ilaç ve/veya kondom (prezervatif) kullanmanın sağladığı korunma da buna yakın. O yüzden kordon bağlatmayı tavsiye etmek çok mümkün değil.
Selamünaleyküm. Namaz dinimizdir. Sürekli abdestli bulunun. Muhakkak bir çay molası kadar vaktiniz olacaktır. Sadece farzı kılarsınız. İnşaallah sorun olmaz. Ne işsiz kalın ne de namazsız, ikisini de yapın. Allah yardımcınız osun.
Aleykümselam. İnsan, insan olarak değerlidir. İnsanın ölümüne sadece insan olduğu için üzülmekte sakınca yoktur. Kâfirin kâfirliğinde sakınca görmeme anlamındaki üzülme ise tehlikelidir.
Selamünaleyküm. Bayanın bir fitne durumu olmadığı sürece erkeğe bakması haram değildir. Fitne yani kışkırtıcı özel bir durum varsa o zaman haram olur. Kendinizi koruyacaksınız, orada bulunup imanınızı ve ahlakınızı korumanız sizin cihadınızdır. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Bu cevabı lütfen eşinize de iletiniz. Sevgi kalpte oluşan bir histir, kanunla, emirle sevmek mümkün değildir. Bilhassa kadınlar arasında zorunlu sevgi yıkım nedenlerinden biridir. Kimse kimseyi sevmek zorunda da değildir, kavga etmeye de hakkı yoktur. Şu şekilde bir orta yol bulmalısınız, eşiniz ve siz bu orta yolla hareket ederek kurtulabilirsiniz. Aksi takdirde şeytan sizin huzurunuzu bozacak sebebi bulmuş olabilir, dikkat ediniz. Sözünü ettiğiniz akraba ile sosyal ilişkilerde dengeli ve gerekli kuralları işletin. Selam verin, selam alın. Yemek yiyin, yedirin. Hastayı ziyaret edin, sizi ziyaret etsinler. Yarım saatlik kısa ziyaretler yapın. Bunları isteseniz de istemeseniz de yapmak zorunda olduğunuzu bilin. Daha ötesine de gitmeyin. Uzun ziyaretlere gitmeyin. Bu akraba ile en az üç yıl, bir gün sürecek beraberlik, oturum yapmayın. Onlarla ilgili bir konuya girmeyin. Bunu eşiniz de yapsın, siz de yapın. Aksi takdirde kuyunuzu kendiniz kazıyorsunuz, bilesiniz.
Selamünaleyküm. Siz beni savunmayın, dininizi savunun, dininize hizmet edin. Nureddin hoca fani biridir, masum değildir; hata da eder, ayağı da kayar maazallah. O sözün ne anlama geldiğini herkes biliyor ama bilmek istemeyene ne diyebiliriz? ‘Ebu Bekir (radıyllahu anh), yaşadığı zamanın imtihanı ile imtihan edildi ve kazandı. O zaman için yaratılmış Ebu Bekir (radiyallahu anh)’ı, Allah (celle celalühü) onu bugün için yaratmadığı için bugünün Ebubekirleri farklı olacak. Bu da şu demektir: Ebu Bekir (radiyallahu anh) örnekliğini bir roman gibi okuma yerine, bugün için yaşanabilir bir ders gibi görmeye mecburuz. Onun fedekârlıklarını okuyup, bugün bizden bekleneni yerine getirmeliyiz.’ Bu anlatılmak isteniyor, bu kadar. Allah yardımcımız olsun.