Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. 18/19 yaşında bir gencim. Öncelikle Allah sizden ve sizin gibi Allah’ın dinine kendini adamış insanlardan razı olsun. Allah hepimizin yardımcısı olsun. 1) Önceden namazlarını huşu içinde kılmaya çalışan bir gençtim. Sünnetlere çok önem vermeye çalışırdım. Fakat son zamanlarda bir aksama oldu. İnsan olmamızın gereği günah işliyoruz. Günahlara tevbe ve istiğfarı aksatır oldum. Zaman zaman içim sıkılıyor bu durumdan dolayı, korkuyorum sonum ne olacak diye. İnsan kendi imanını, şuurunu nasıl şarj edebilir? 2) Allah sizden razı olsun. Geçen sene size evlilik konusunda danışmıştım. Adımları attım, söz kesildi elhamdülillah. Karşı taraf ile görüşmelerde nelere dikkat etmem gerekiyor? 3) Babam ve erkek kardeşim Türkiye’de. Annem, kız kardeşim ve ben Almanya’da kalıyoruz. Lise bitince (seneye inşallah) Türkiye’ye dönme niyetim var. Fakat benim evlilikle ilgili gelişmelerden dolayı kesin karar veremedim. Almanya’da mı kalayım Türkiye’ye mi gideyim diye. Uluslararası İlahiyat Programına katılıp kendimi geliştirmek istiyordum. Karşı tarafın da böyle bir düşüncesi var ama kesin kararlı değil. Ben de Türkiye’ye gidilirse onun da gönlü razı olsun istiyorum. Bu kararda öncelikle nelere önem vermem gerekiyor? 4) Hafta sonu din dersi eğitiminde talebe okutuyorum. Çocukların Allah’ı, Peygamberlerini aleyhiselatu vesselam, namazı sevmeleri için nelere dikkat etmem lazım? 5) Allah’ın razı olduğu/ Arşın gölgesinde gölgelenmek isteyen bir genç mümin nasıl olmalıdır? Çalışmalarınızda Allah yardımcınız olsun. Sizlere dualar eder, dualarınızı beklerim. Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bulunduğun ortamda açık bir haramla yüz yüze geliyorsan orayı terk etmelisin. Tereddütlü ortamlarda ise kendini korumalısın. İçindeki duyguları ebeveyninle istişare et. Onların da rızası olan bir tercihi yerine getir. Medreseye gitmek için yaşın uygun olmayabilir. Bilhassa annenin seninle alâkalı tespitlerine önem vermen gerekir. Allah sana yardım etsin. Azmini güçlü, ayağını sabit kılsın.
Selamünaleyküm. Bir afet içinde kalmışsınız. Son nefese kadar umutla yaşamak zorundayız. Asla atmayın, kovmayın, umutsuz kalmayın. Dinden çıktığını söylemeyin, şeytana yardım etmeyin, bir milimlik kurtulma ihtimali varsa onu deneyin. Bir musibet içinde kalmışsınız, musibetinizi büyütmeyin. Dindarız diyorsunuz ama Avrupa'nın ortasında çocuk yetiştirilir mi onu düşünmemişsiniz. Sizin de hatanız olabilir. Sabırlı olun, gözünüzü yumun, acınızı içinize çekin. Çok dua edin.
Selamünaleyküm. Yeni yolunuz size kutlu olsun. Allah'a yönelmeniz, Rabbinizi aramanız büyük bir kazançtır. Kıymetini bilin, kendinizi şeytana salmayın. Allah yardımcınız olsun. Namaz, dinin direğidir. Namazımız kadar Müslümanız diyebiliriz. Asıl olan bir tek namaz için bütün dünyayı feda edebilmektir. Henüz namaz hususunda zafiyetiniz bulunduğuna göre, kendinizi geliştirmeye devam edeceksiniz. Namazlı bir çevre ile oturup kalkmaya bakın. İşinizi namaza göre ayarlayabileceğiniz alternatifler oluşturmaya bakın. En azından farzları kılın. Şimdilik sünnet namazları erteleyebilirsiniz. Babanızla da yüzeysel bir ilişki içinde olun. Ona karşı kusur etmeyin. Derin konulara da girmeyin.
Selamünaleyküm. Ailenizde itimat ettiğiniz büyüklerinizden biri ile bu yola çıkın. Size yardımcı olmasını söyleyin. O kişinin istişaresi ile yol alın, rahat edersiniz. Eğer evlenmeyi kendiniz için farz düzeyinde görüyorsanız, babanızın bunu engelleme hakkı yoktur ama siz yine de alttan alın ve her iki nimeti de kaçırmayın.
Selamünaleyküm. Allah sizi emellerinize kavuştursun. Bu endişe peygamberler dâhil bütün Allah dostlarının endişesidir. Aman bu endişenizi eksiltmeyin. Derdiniz mübarek bir derttir. Korkmayın, sonunda kazanacaksınız. Belki şimdi göremezsiniz ama cennette gayretlerinizin karşılığını göreceksiniz. Şuna dikkat edin: Sizin bu heyecan ve beklentiniz çocukları sizden soğutmasın. Genelde çocuklar, ailede keyfe en uygun olana kayarlar. Siz, işinizi ciddiye almakla onların şirin anneleri olmak arasında iyi bir denge kurun. Sabredin, en az dokuz asır yetecek kadar sabretmeye hazır olun. Sakın en son söylenecek şeyleri en başta söylemeyesiniz. Şeytana yardım etmeyin. Eşinizle de bu hususları uzun uzun tartışmayın. Onu kendi köşesine itersiniz, orada kalır. Eğer makul bir siyaset izlerseniz zamanla o da size yaklaşacak, en güçlü destekçiniz olacaktır. Çocukların bugününü değil gelecek yıllarını hesap ederek iş görün. Size dualar ederiz.
Ümmetin güzel genci! Allah, ilim öğrenmek, Allah’ın dinini yaşamak ve yaşatmak konusundaki gayretini mübarek kılsın. Bu ümmetin bir genci olarak kendini Allah’ın dininin bir temsilcisi gibi görmen çok kıymetli. Allah bu konudaki gayretini ve ihlasını arttırsın. Bu niyetin kolay bir şekilde gerçekleşmeyeceği, beraberinde bir çabayı gerektireceği de aşikârdır. İlim öğrenmenin gerekliliğini fark etmiş olmanız ise çok güzel. Çünkü ilimsiz nefes almamız mümkün değildir. Kendimizi ilimle donatmadıkça etrafımıza faydamızın olması da söz konusu olamaz. İlk olarak ilmihal bilgisini mümkün olduğunca sağlam bir şekilde öğrenmeyi hedef edinebilirsiniz. İkinci olarak da vaktinizin müsaitliği doğrultusunda Kur’an-ı Kerim ezberine vakit ayırmanız faydalı olacaktır. Bunun ardından hadis okumaları gelmelidir. Özellikle Riyâzü's-Sâlihîn’i şerhli olarak muhakkak okumalısınız. Bunu yaparken kendinize notlar çıkarmanız ve bitirdiğiniz her cilde özel kısa özetler hazırlamanız da çok faydalı olur. İbadetlerimizde de ilim öğrenme gayretimizde de iki önemli şart vardır: İhlas ve Peygamber Efendimiz’in sünnetine uygunluk. Yaptığınız her işte bu iki ölçüye uygunluk arayabilirsiniz. Çok hızlı yol almak istersek çabuk yoruluruz. Bu yüzden tembelliğe kaymadan, ancak içinde bulunduğumuz şartları da gözeterek dengeli planlar yapmalıyız. Sabırsız bir şekilde ilerlemek istersek yolda kalabiliriz. Bizimle aynı hassasiyetleri taşıyan insanlarla beraber bulunmak büyük bir nimettir. Bu sebeple salih bir çevre edinmeye gayret edebilirsiniz. Elbette insan her şeyi en mükemmel şekilde yapmak ister. Ancak bunu başaramadığımız zaman şeytanın bizi tamamen hiçbir şey yapmamaya sürüklemesine de izin vermemeliyiz. Az da olsa sürekli yapılan amel, ara sıra çok yapılan amelden daha hayırlıdır. Bunu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin öğüdü olarak her zaman göz önünde bulundurmalıyız. Bahsettiğim bu çalışma planını uyguladıktan sonra nasıl bir yol izlemeniz gerektiğine dair daha net bir fikir edineceksiniz Allah’ın izniyle. Önemli olan, Allah’ın yardımına her an muhtaç olduğumuzu unutmamak ve umudu elden bırakmamaktır. Ümmetin hali ile ilgili sorduğunuz soruya gelince; Allah’ın vaadi haktır ve Allah nurunu tamamlayacaktır. Ancak bu durumda bize düşen, sabrederek beklemektir. Allah’ın kaderinin tecelli edeceği güne kadar sabretmek, en büyük ibadetlerimizden biridir. Allah Teâlâ bizleri murad ettiği zamanda dünyaya gönderdi. Bugün ümmetin başındaki bela ve sıkıntılardan da haberdardır ve bunların tamamı Allah’ın kaderinin bir parçasıdır. Bunu bilerek hareket etmeliyiz. Allah’ın kaderinin tecelli edeceğine dair bir tereddüdümüz yoktur. O halde ümmet olarak sabretmemiz gerektiğini de hatırlamalıyız. Sizin hissettiğiniz sıkıntı, her Müslümanın hissetmesi gereken bir sıkıntıdır. Ümmetin farklı coğrafyalarında müminlerin zulüm görüyor olması elbette kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Bu durumun iyileşmesi için dertleniyor olmamız da gayet tabiidir. Bu konuda dert taşımamak, kendimize bir zarar dokunmadığı müddetçe sorunlarla ilgilenmemek Müslümanca bir tavır değildir. Aynı hassasiyeti bir haram işlendiğini gördüğümüzde de taşımalıyız. Ancak bize düşen, yalnızca üzülmek değil, ne yapabileceğimiz üzerinde durmaktır. Dünya yaratıldığından itibaren bizim bu dünyadaki varlığımız olsa olsa yüz yıldan ibarettir. Biz ise Allah’ın bu büyük planını yalnızca kendi ömrümüz üzerinden değerlendiremeyiz. Bugün başımıza gelen ve musibet olarak yorumladığımız olayların, yarın ümmetin önünü açacak hadiseler olabileceğini şu an gözlerimizle görmüyor olabiliriz. Tarihte bunun onlarca örneği mevcuttur. Hikâyeye kuşbakışı bakmayı başardığımızda Allah’ın bazen en büyük düşmanların eliyle dahi İslam’a ve Müslümanlara fayda sağlayacak sonuçlar ortaya çıkardığını görebiliriz. Örnek verecek olursak, Kur’an-ı Kerim’in okunmasının yasaklandığı zamanlar İslam’ı ortadan kaldırmadı. Bilakis Kur’an’a hizmet edilsin diye analar çocuklarını Kur’an’a feda etti. Kendi ömrümüze kıyasla hâlâ İslam’ın yeryüzünde hâkim olmadığını düşünüyorsak bu, kısır bir bakış açısı olmuş olur. Bu yüzden mesele yalnızca bir fetih meselesi de değildir. Bugün Kudüs’ü fethetmiş olsak bile, Kudüs’te yaşamaya ve orayı İslam ile ihya etmeye hazır bir neslimiz var mı, öncelikle bunu sorgulamamız gerekir. Belki Kudüs’ü fethetmek de başımızda bir halifenin bulunması da bir günlük bir işin neticesinde gerçekleşebilir. Ancak halife ile yönetilmeye hazır bir nesil bir günde ortaya çıkmayacaktır. Bugün ümmet olarak birlik olamayışımız ve bunun neticesinde başımıza gelen felaketler bir hakikattir. Bununla birlikte bu büyük problemleri tek başımıza ortadan kaldırmak da mümkün değildir. Her insanın kendi çapında yapabileceği muhakkak bir şey vardır. Siyaseten bir ilerleme kaydedemediğimizi düşündüğümüzde, toplumun ahlaki olarak olumsuz gidişatını değiştirmek üzere projeler üretebiliriz. Herkes imkânı doğrultusunda ümmet adına yapabileceği ne varsa onun üzerinde yoğunlaşmalıdır. Elinde ekonomik gücü bulunanlar, müminlerin arkasında mali olarak durmayı hedef edinmelidir. İçinde bulunduğumuz durumda ümitsizliğe düşmek ise bizi, yapabileceğimiz küçük bir şey varsa onu dahi yapmaktan alıkoyar. Herkesin yapabileceği birden çok iş olduğu muhakkaktır. Bugün içinde bulunduğumuz sorunlar kadar sahip olduğumuz nimetler de çoktur. Bu nimetlerin ve fırsatların üzerinde durmayı becerebilmeliyiz. Elimizden neler gelebileceğini tespit etmemiz gerekir. Bu tespitin ardından da bizimle beraber olabilecek insanların var olup olmadığına bakmalı, varsa onlarla birlikte olmayı hedef edinmeliyiz. Tek kalmak, şikâyet ettiğimiz ümmet olamamanın ilk adımıdır. Allah, müminlerin salih ameller üzerinde yarışmalarını emretmiştir. Bunu yaparken ümmeti bir arada tutma işini belli başlı kimselere terk edemeyiz. En basit olarak kendi ailelerimizde, komşularımızda, akrabalarımızda ve arkadaş çevrelerimizde bir arada durmayı, beraber yaşamayı ve kendi küçük çevremizde ümmet olabilmeyi başarabilmemiz gerekir. Bunun yanında o çevre içerisinde hayırda yarışanlardan olabilmek de en büyük adımlardandır. İhlasla ve Rabbimizin Kur’an’ında bizler için belirlemiş olduğu kurallara sadık kalarak, şu an içinde bulunduğumuz mevcut durumu büyük bir imtihan olarak görüp çalışmalar yapmalıyız. Şer’i düzeni bir günde kendi başımıza kurmamız mümkün değilse de evlerimizde bu düzeni hâkim kılabiliriz. Eksikleri ve bu işi yapmaya çalışanların hatalarını zikrederek vakit harcamamalıyız. Bizim işimiz, Allah’ın nurunu tamamlayacağı güne kadar sabrederek çalışmaktır. Bunu yaparken de Allah’tan yardım istemeyi, müminlerle birlikte olmayı ve yanımızda bir kişi dahi bulunuyorsa bunu nimet olarak görmeyi unutmamalıyız. “Nereden başlamalıyız?” sorusunun ilk cevabı, kendimizden başlamak olacaktır. Kendi ahlakımızı, ibadetlerimizi ve Rabbimizle olan ilişkimizi düzelttikçe gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Biz bugün o günlerin geldiğini göremesek de Allah bizi o yolda çalışırken görmüş olacaktır. Bu da bize yeter inşallah. Allah bu uğurda yaptığımız tüm çalışmaları muvaffak kılsın, niyetimizi samimi eylesin. Sizlere de bizlere de kolaylıklar versin. Allah bizleri, bu dini için seçmiş olduğu ve dinine hizmet eden kullarından eylesin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Psikolojinizin bozulması da bir sağlık sorunudur. Bu kararı, uzman kişilerle istişare edip vermelisiniz. Mesela bir psikologla muhakkak görüşün. Tıp uzmanı ile görüşün, düzeltme sonrasının sağlığınız açısından neler getireceğini öğrenin. Sonra da düzelttirme kararı verirsiniz.
Selamünaleyküm. Talak niyeti ile söylenen bu tür sözler talak olur. Tekrar birleştiğinize göre nikâhınız açısından bir sorun yoktur. Tekrarına dikkat etmelisiniz.
Selamünaleyküm. Böyle bir sonucu, hayal etmek bile ağır geliyor. Evet, dediğiniz gibi bir yıkımdır küfre dönüş. Küfre dönmeyi ateşe düşmek gibi görmek gerekir.
Selamünaleyküm. Siz, imanınızın gereğini yapmakta istekli olun. Buna gücünüz yetmezse size uygulanana evet deyin. Kur'an'a göre fazla almanız gerekeni alamamış olursanız o hakkınızı Allah alır. Kur'an'a göre az almanız gerekirken fazla alırsanız onu da kimin hakkı ise ona iade edersiniz. Böylece kalbiniz de rahat olur cüzdanınız da.
Selamünaleyküm. Dünya fanidir. Eşyası de fani eşyadır. Atılıp çürütülmek için üretilmiştir. İsraf olmadıkça atabilirsiniz. Atılamayacak durumda ise bir ihtiyaç sahibine verin yenisini öyle alın. Şunu da bilin ki, bu düşünceleriniz bir zaman sonra mobilya ibadetine dönüşebilir. Çok dikkat edin, sabredin.
Selamünaleyküm. Böyle bir yöntem için elimizde doktor raporunun da olması gerekmektedir. Kalıcı sıkıntı oluşturma düzeyi de önemlidir. Hiçbir sorun olmuyor şeklinde rapor edilirse yöntem olarak kullanılmasında sakınca görülmemektedir. Halkalı veya halkasız günlerde kanama ne zaman ise o zaman aybaşı durumu gerçekleşmiş olur. Cinsel ilişki açısından da bir sıkıntı yoktur. Ancak doktor bilgisi olmadan kullanılmamasını tavsiye ederiz.