Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben üç aylık nişanlıyım ve aramızda henüz nikâh yok. Nişanlım zekâtını bana verebilir mi? Aldığım bu zekâtı çeyiz eksikliklerim için harcamam caiz olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Takılarınız zekât gerektirecek oranda ise geçen yıllarına da zekât vermeniz gerekir.
Kız kardeşin fakirse, yani nisap miktarının altında mal varlığına sahipse ve gerçekten yardıma muhtaçsa, zekât verilebilir. Ama bunu hediye gibi göstersen de niyetini kalbinde “zekât” olarak belirleyerek vermelisin. Yani takarken “hediye” dense bile, senin kalbindeki niyet zekât olmalı. Ama kız kardeşin zengin sayılıyorsa veya zekât verilmesi caiz olmayan biri ise, o zaman zekât verilemez.
Sizin desteğinizle de olsa eşinizin zekâtını onun annesine veremezsiniz. Sizin elinizde de yılını doldurmuş toplamı 81 gram altın veya değerinden fazla para varsa onun zekâtını verirsiniz. Allah kabul etsin.
Altınınızdan borcunuzu çıkardığımızda altınınız yine nisabın üstünde olduğundan zekât vermeniz gerekir.
Önümüzdeki yılın muhtemel zekâtını şimdiden verebilirsiniz. O zamanki bütçeniz verdiğiniz zekât oranından az düşerse farkı verirsiniz. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Nişanda veya başka bir zamanda eşinize verdiğiniz altınlar onundur. Zekâtını da o verecektir. Onun altınlarının zekâtı sizin sorumluluğunuzda değildir. Eğer emanet olarak verdi iseniz o takdirde de zekâtı siz verirsiniz. Altınların nişanlınıza teslim edildiği tarihin üzerinden bir yıl geçtikten sonra zekât verilir. Bir yıl sonra nişanlınızın elinde kaç gram altın varsa, o GRAMIN yüzde iki buçuğu zekâttır. Onu altının fiyatına bakarak para olarak da verebilirsiniz, altının kendisinden de çıkarıp verebilirsiniz.
çeyiz konusundaki diğer fetvalar
Umre ile çocuklarımızın israf olmayan ihtiyaçları arasında tercihimiz çocuklardan yana olmalıdır. Bu birinci umre içindir, ikinci umre için ise zaten böyledir.
Bizim fıkhımıza göre ev ve iç donanımı erkeğin sorumluluğundadır. Kadın adeta hazır eve gider. İş kurala kaldığında kural böyledir ama evlilik gibi mübarek bir iş için herkesin kollarını sıvaması doğru ve bereketli olandır. Erkek, evleneceği kadına başka kimsenin bulunmadığı bir evi teslim etmek zorundadır. O ev kadına ait olacaktır. Evin bütün masrafları da erkeğe aittir. Kadın izin vermedikçe evine kalıcı olarak kimse yerleştirilemez. Hangi kadına hangi evin tutulacağı ise örfe ve kişilerin hayat standardına göre değişir. Bunun sabit bir kuralı olmaz.