Fetva Meclisi
Soru
Evlenecek olan gençlerin evlerini kız tarafı mı erkek tarafı mı yüklenmelidir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kural şöyledir: Erkek, eşine müstakil bir ev vermek zorundadır. Bu evin satın alınmış olması gerekmez. Kiralık bir ev de olsa anahtarı kadının elinde olacak ev vermek erkeğin vazifesidir. Kadının uygun bulmadığı hiç kimseyi erkek o evde kalıcı olarak tutamaz. Evden kastedilen de barınma odası ve temel ihtiyaçların karşılanacağı banyo mutfak gibi bölümlerdir. Hanefi fukahasından Kâsânî, erkeğin annesini ve kardeşlerini bile kadın istemedikçe eve yerleştiremeyeceğini belirtmektedir. Elbette bu meselede erkeğin anne babasına yakın olmak gibi gayet makul ve duygusal beklentileri de vardır ama kadının bu konudaki hakkı sabittir. Evlenmeden önce bu tür ayrıntılara iyi bakılmalı idi. Genel kural böyledir.
a- Evi geçindirmek bütün ayrıntıları ile erkeğin görevidir. Kadına eve ekonomik katkı verme zorunluluğu getirilmemiştir. Kendi isteği ve rızası ile yaptığı ise onun faziletinden olur. b- Kadının çalışması nikâh akdinden önce konuşulmuş ve erkeğin eşinin çalışmasına itirazı olmamış ise kadının helal bir iş ve ortamda çalışmasında da bir sorun yoktur. Kadının bu durumda çalışıp kazandığı da kendi özel malı kabul edilir. Erkeğin o malda hakkı olmaz. Kadın dilerse evin geçimine katkı verir. Genel kural böyledir.
Evi erkek geçindirir. Erkeğin parasını kadına bildirmesi de gerekmez. Kadın, evin geçimi sağlanıyor olduğu sürece bir şey talep edemez/etmemelidir. Kadın da çalışıyorsa kazandığı ona aittir. Kadının parasını erkek saklar veya harcamasına karışır diye bir şey yoktur. Aile içinde bu tür konular tartışma alanının konusu olursa şeytan o aileye kolay sızar, bunu unutmayınız.
Erkeğin evinde iddet bekleme şartına gerek yoktur. Erkek de talaktan sonra bekâr veya başka bir isimle anılmaz. Evlenmeye müsait biridir. Kadın gibi iddet beklemesi gerekmez.
Erkeğin eşine huzurlu bir ev sağlaması görevidir. Bu kadının hakkıdır. Huzurun anlamlarından biri de evde kadının tek kalabileceği bir ortamın oluşmasıdır. Fukahamız, bu tek kalmada erkeğin anne babası veya onlardan birinin bulunmasını bile engel kabul etmiştir. Bu da kadının rızası yoksa erkeğin eşinin yanına yakınlarından birini yerleştiremeyeceği demektir. Genel ikamet veya yolculuk gibi durumlar için bu kural aynıdır. Elbette zaruret gibi olağandışı durumları istisna görmemiz gerekir. Ayrıca eşler arasında bu tür konularda karşılıklı anlayış ve saygı yoksa pratikte gördüğümüz odur ki kimsenin “Dinimiz bu konuda ne der?” diye merak ettiği de olmuyor maalesef.
Kur'an’ımızdaki bu emir, ‘evlenmek isteyenlerin evlenmesini sağlayın’ şeklindedir. Muhatabı da kişinin velisi ya da devletin başı yani mü’minlerden sorumlu olan kişidir. Sıradan herkes değildir. Birbirimizi üzecek işlerden ve sözlerden uzak durmalıyız. Allah’a emanet olun.