Fetva Meclisi
Soru
Üç yıldır bir ilişkim var. Bir ay önce nişanlandık. Allah ayırmadığı sürece evlilik yolunda ilerlediğimizi başından beri biliyorduk, birbirimize hep eş gözüyle baktık. Dünya şartları diyelim, bizi bugüne kadar getirdi, ne yazık ki nefsimize de yenildik. Gönülden istemesem de nişanlımla birlikte oluyoruz ve tek engelimiz okul. Şimdi biz imam nikahı yapmalı mıyız? Nefsimize sahip olmanın dışında bu durum günah olmaktan nasıl çıkabilir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
Boş bir oyun oynamışsınız, hiçbir değeri yoktu o yaptığınızın. Onun için tevbe edin.
Sizin yaptığınız doğru değil. Nikâh son noktadır. O noktadan sonra evlilik hayatı başlamıştır. Ne konuşmakta ne de konuşulanı icra etmekte sınırlar yoktur, sadece bir düğün örf olarak engel gibi durmaktadır ama o da sizin karı koca olmanıza mani değildir. Onun sabırlı olması gerekir ama yaptığı yasak ve günah bir şey değildir.
Nikâh eğlence değildir. Nikâh neyi helal yapıyorsa o helaldir, zamanında iyi düşünmeli idiniz.
Tevbe et. Tevbe et ve kurtul. Tevbe temizler. Gerçekten ve samimi bir tevbe yeniden doğmaktır. Tevbe et, kurtul ve mü'mince yaşamaya kararlı ol.
Biz iffeti okuldan daha değerli buluyoruz. Kendinizi risk altında görüyorsanız evlenin. Şeytanla şakalaşmanın anlamı yoktur.
cinsel ilişki konusundaki diğer fetvalar
Sorunuzu tam anlayamadım; eğer lohusalığınız bitti ise banyonuzu da yaptı iseniz siz eski normal hâlinize döndünüz demektir. Eşinizle beraber olun tabi, sonra da vakit bulunca gusül alırsınız. Ayrıca çocuğun cünüpken emzirilmesine bir engel yoktur. Yavrunuz mübarek olsun.
Mü'min ağzını kontrol edebilen insandır. Belki bu söz haram değildir ama seviyesizdir. O seviyesizliğe düşmemek gerekir.
Selamünaleyküm. Namaz vakti sıkıştırmadıkça gusül sıkıştırmaz. Boşalma tamamen sağlandıktan sonra hemen gusül almak ise daha iyi olur.
Selamünaleyküm. Bundan önce resmi nikahınız yapılmış idiyse bir sakıncası yoktur. Resmi nikahınız da yapılmamış idiyse şimdi nikahlı sayılırsınız. Önceki durum için de istiğfar edin, sadakalar verin.
Çocuk emzirmek için abdestli bulunmak şart değildir. Cünüplük de emzirmeye mani değildir. Allah'a emanet olun.
Yatak odası ilişkisinde kadın ve erkek aynı durumdadırlar. Toplumumuzda yaygın olan anlayış, erkeğin kadını talep ettiği, kadının ise kendisini böyle bir ihtiyaç içinde hissetmediği şeklindedir. Bu, kesinlikle doğru değildir. Doğru olan ise şudur: 1- Kadın erkeğe göre daha geç hareketlenir, erkek bir iki bakmakla, dokunmakla hareketlenirken kadın, daha uzun sürede devreye giren bir enerji sahibidir ama en az erkek kadar o da ihtiyaç sahibidir. Kadınları, erkeğin ihtiyacını gören ama kendi ihtiyacı olmayan biri olarak görmek zulümdür. Ne yazık ki kadınlar da kendilerini böyle göstermeyi uygun görüyorlar. 2- Genelde erkek devreye girdiği için erkeğin hareketlenmesi kadının da ihtiyacının görülmesini doğurduğundan kadın böyle bir talepte bulunmayabilir. Eğer durum böyle olmuyorsa mesela erkek bir ihtiyaç hissetmeden kadın rahatlama ihtiyacı hissediyorsa erkeğin buna cevap vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde erkek sorumlu duruma düşer. 3- Kullanılan gıdalar, alınan ilaçlar ve günlük ilişkilerin etkisi ile erkek veya kadın cinsellik bakımından hareketlenebilir. Hangisi hareketlendi ise diğerini beraberliğe davet etmesi hakkıdır. Bu davetin sadece erkekten gelmesini beklemek yanlıştır. Bu hareketlenme nedeni mesela erkek veya kadının, bulundukları ortamdaki konuşmalar ve arkadaştan etkilenme olabilir. 4- Kur'an'ımızın ve Sünnet'in çizdiği çizgi, gösterdiği yol budur. Erkek ve kadın nasıl sofraya oturup beraber yiyorlarsa yatak odasını da aynı mantıkla kullanmalıdırlar. Sofrada erkeğin lokmaları farklı, kadınınki farklı olabileceği gibi yatak odasını kullanma tarzı da farklı olabilir ama ihtiyaç ihtiyaçtır. Allah'a emanet olun.