Fetva Meclisi
Soru
Selamün aleykum hocam. Lafı uzatmadan soruma geçmek istiyorum, hocam öldüğümüzde hani derler ya ölen kişi yıkanırken suyun sıcak veya soguk olugunu ya da mezara girene kadar taşınırken konuşulanları duyuyor diye. Bir de telkin alırken imam duyarmış, kabir azabı ya da kabrinin nur olması bu dünyada mı yoksa berzah aleminde ruhlar aleminde mi bunları hisseder. Sorum belki uzun oldu ama bunu anlamak istiyorum Çünkü can bedenden çıktığında cesedin suyu sıcak ya da soguk oldugunu anlaması bana yanlış gibi sanki. Bir de peygamber efendimiz S.A.V. telkinle alakalı hiçbir hadis ve rivayete rastlamadım. Hocam bunun akibeti nedir? Beni aydınlatırsanız sevinirim. Selamün aleykum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Arkadaşınıza mü'min kardeş tarzıyla yanaşıp ikaz edin, nasihat edin. Asıl kendi akıbetini düşünmesini önerin. Bunu da ihmal etmeyin.
Selamünaleyküm. Sevgili Musa, Sünnet'ler bu şeklide anılmaz. Okuyan bir gençsin, bak ne diyorsun: 'Şafii mezhebine göre de yapmış'! Kim kimin mezhebine göre yapmış! Ne garip değil mi? Bu meselelere dalma sakın, daha heyecanlı ve daha ihlâslı bir şekilde âlim olmak için uğraş. Sana dualar ederiz. Allah zihnini açık, amelini makbul etsin.
Selamünaleyküm. Hanefi mezhebindeki hükümlere göre, denizden sadece balık türü olanlar yenir. Bir zikrin, okumanın yapılmış olması için kişinin kendi duyacağı bir sesle olması gerekir. Aksi takdirden ona 'tefekkür' adı verilir. Meleklerin duyup duymaması başka bir husustur.
Aleykümselam. Bu söz, sahih bir hadis değildir. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir söz söylediğine dair elimizde kesin veya kesine yakın bir bilgi yoktur. Bu bizi iki duruma götürür. Birincisi ya bu söz, sahabeden birine ait bir sözdür ki, böyle rivayetler vardır. Ya da zayıf dediğimiz yani Peygamber aleyhisselama ait olduğunda şüphemiz bulunan bir hadistir. Her iki durumda da bu sözün din gibi algılanması çok doğru değildir. Hayatı bir denge xüzerinde yaşamanın önemini anlatan ikaz edici nitelikte bir söz olarak görmemiz en güzel olanıdır.
Selamünaleyküm. Kur'an ve Sünnet hava ve su gibidir bizim için dediğimizde hava ve su dışındaki şeyleri reddetmiyoruz ama hiç birinin hava ve su gibi olmayacağını söylüyoruzdur. İnsana su da gereklidir susam da; susamla suyun gerekliliği aynı mıdır? Buradan yola çıkabilirsiniz. Kur'an ve Sünnet'in konuşulduğu yerde kimsenin 'bunu da katın' diyebileceği bir şeyi olamaz, asla olamaz. Zikredilen o isimler için su ile susam örneğini düşünebilirsiniz. Size tavsiyemiz, bu tür tartışmalardan uzak duru, delirir de o tartışmaları yine bitiremezsiniz. Kulluğunuza bakın, vaktinizi heba etmeyin.
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Takılmaya değecek bir durum olduğunu zannetmiyorum. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm.Resimleri gördüm. Dikkatiniz için sizi tebrik ederim. Arkadaşlarla görselin niteliğini inceliyoruz. İnşaallah mukaddesata ait bir yazı değildir. Ama gereken ikazı yapacağız inşaallah. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hocaefendi'nin anlattığı bir vakıadır, yabana atılabilir bir tespit değildir. Dinimizi özü itibarıyla yaşamanın mantığını izah etmektedir. Ancak sakal ve misvak örneği bir arada verilirken yanlış anlaşılmaya müsait bir üslup kullanılmıştır. Sakal, sıradan bir Sünnet değil, emir kalıbında bize ulaşmış bir Sünnet'tir. Aynı şey misvak için geçerli değildir. Keşke bu ifadede sakal örneği verilmemiş olsaydı. Fakat bu ifadelerde bir kasıt aramak zannederim doğru olmaz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Önceki haramlardan tevbe etti iseniz elinizdeki sizin helal kazancınızdır. Önceki dönemdeki haramda kul hakkı varsa onu hesaplayıp sahiplerine vermelisiniz.
Selamünaleyküm. Bir harf eksik veya fazla olmamak üzere Kur'an, koruma altındadır. Bu korumanın sahibi de Allah Teâlâ'dır. 'Allah Teâlâ, koruyamıyor!' demeden o sözü söylemek mümkün değildir. Bu sözün sahibini hain değilse zır cahil kabul ederiz.
Selamünaleyküm. Onları yıkamak guslün içinde bir görevdir.