İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ölü kabre konulduktan sonra telkin vermenin hükmü nedir?

Cevap

Ölü kabre konduktan sonra ölüye telkin vermenin hükmü etrafındaki görüşleri kabul edenler ve reddedenler olarak ikiye ayırabiliriz. Telkin, ölüye meleklerin sualinde yardım etmeye yönelik bir ameldir. Bir bid'at olduğunu söyleyenlerin yanında müstahap olduğunu söyleyenler de vardır. Fukahanın umumuna göre müstahaptır. İbni Teymiye gibi bid'at konusunda müteşeddit biri bile bunu bid'at olarak görmemiştir. Ama telkin vacip de değildir. Allah'a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Telkin, ölmek üzere olan kişiye kelime-i tevhidi; definden sonra ise kabri başında ölüye iman esaslarını hatırlatmaya denir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ölmek üzere olanlara ‘lâ ilahe illallah’ demeyi telkin ediniz.” (Müslim, Cenâiz, 1, 2 [916, 917]) buyurmuştur. Ölüm döşeğindeki kişilerin sağ tarafı üzerine çevrilerek yüzü kıbleye gelecek şekilde yatırılması müstehaptır. Aklî melekeleri yerinde olup konuşma yeteneğini kaybetmemiş kişiye kelime-i tevhid telkin edilir. Telkinin amacı hastanın hayata veda ederken tevhid inancını hatırlamasına yardımcı olmaktır. Telkin sırasında “kelime-i tevhid” ve “kelime-i şehâdet” söylemekle yetinilmeli; kişi, söylemeye zorlanmamalıdır. Hz. Peygamber (s.a.s.), ölmek üzere olan kişinin yanında Yasin sûresini okumayı da teşvik etmiştir. (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 24 [3121]) Ayrıca definden sonra kalabalık dağılınca, orada kalan bir kişinin kabrin başında ölüye hitaben iman esaslarını hatırlatması şeklindeki telkin bazı âlimlerce meşru görülmemekle birlikte, mükellef olduktan sonra vefat eden kimsenin kabrinin başında bunun yapılabileceğini söyleyen âlimler de vardır. (bk. İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 2/104-105; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/157)

Telkin nedir, nasıl yapılır ve dini hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fakihler, gömülmüş olan ölülerin tamamen yok olup kaybolduğu bir ortam olması durumunda bir kabre ikinci ölünün gömülmesini caiz görmüşlerdir. Hangi kabirde ölünün ne kadar zamanda böyle kaybolup gideceği yöreye göre değişebilir bir durumdur. Ehline danışarak bu karar verilebilir.

İçinde mevta bulunan bir kabre yeni ölü konabilir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölenin geride bıraktığı mallar (tereke) ile ilgili yapılacak işlemler sırası ile şöyledir:

Ölenin geride bıraktığı mallar (tereke) hangi işlemlerden sonra mirasçılarına in
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölen kimsenin, iyi bir mümin olduğuna Müslümanların şahitlik etmelerine tezkiye denir. Her Müslüman, öldüğünde hakkında güzel şehadette bulunulacak bir hayat yaşamaya çalışmalıdır. Bununla birlikte ölünün, tanıyanlarının güzel şahitliklerinden yararlanacağı umulur. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Bir Müslüman öldüğünde yakın komşularından dört hane halkı kendisi için ‘Bu adam hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyoruz’ diye şehadet ettiklerinde, Allah Teâlâ şöyle buyurur: ‘Ey müminler! Sizin bildiğinizi, bu ölü haklındaki şehadetinizi kabul ettim, sizin bilmediğiniz kusurlarını da ben affettim.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/242 [13565]) Tezkiye için cenaze namazından önce veya sonra, “Bu kişiyi nasıl bilirsiniz?” şeklindeki soruya, iyi olarak bilinen kişiler için “iyi biliriz” diye şahitlik etmek, kötü olarak bilinen kişiler için susmak, tanınmayan kimseler için ise “Allah rahmet eylesin” demek uygun olur. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ölülerinizi iyilikleriyle anınız, kötülüklerinden bahsetmeyiniz.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 49 [4900]; Tirmizî, Cenâiz, 34 [1019]) buyurmuştur.

Ölüyü tezkiye etmenin anlamı ve hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an'ımızdaki ayetlerin hangisinin nesh edildiği ve yerine neyin geldiği meselesini fıkıh yolu ile kesin sonuca ulaştırabiliriz. Bugün müminlerin dışında kalan kitlelerle nasıl yaşayacağımız konusu fıkhın konusudur. Bu konuda ilk asırlardan itibaren fukaha eserler vermiştir. Günümüzde de muasır ulema bu konu ile alakalı ayrıntılı çalışmalar yapmışlardır. Dolayısıyla Kur'an'ımızdaki bir veya iki ayeti esas alarak bugün nasıl bir siyaset izleneceğini belirlemede başarılı olamayabiliriz. Esasen fukahanın da Kur'an dışına taşma gibi bir durumu da yoktur. Ayetlerin bir bütün olarak ele alınması şeklinde de anlaşılabilir bu durum. Özet olarak sorunun çözümünün fıkıhta olduğunu ve çözülmüş olduğunu söyleyebiliriz.

Hocam, bugün Tevbe Suresi'nin nesh ettiği ayetlerle, yani kâfirleri kendi haller
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dini hüküm olarak ana kural şudur: Mü'min diri iken saygın olduğu gibi ölü iken de saygındır. Diri iken ona yapılamaz olan ölü iken de yapılamaz. Bu sebeple mü'mini mezarında rahatsız etmek caiz değildir. Saygınlığı kıyamete kadar baki tutulmalıdır. Bu nedenle her mü'min müstakil bir kabre konur. Bir kabre iki kişi konmaz. Kabir de normal şartlarda açılamaz. Olağanüstü bir durum söz konusu olduğunda kabir açılabilir. İkinci bir kişinin konması için de bir önceki meyyitin cesedinin erimiş olması gerekir. Bu erime süresi yöreden yöreye değişir. Ortalama beş yıl gibi bir süre hesap edilebilir. Bazı coğrafyalarda bunun sekiz yıla kadar çıkabileceği söylenmiştir. Eğer bir meyyit erimiş ise ve başka mezar yeri bulmakta sıkıntı oluşuyorsa böyle bir nedenle mezar açılıp oraya ikinci kişi konabilir. Açılan mezardaki kemikler bir kenara toplanır ve ikinci meyyit o mezara konur. Elbette mezarın sahibi ve varisleri belli ise onlardan izin alınması bir hukuk gereğidir.

Selâmün aleyküm sevgili hocam , vefat etmiş kız kardeşler üst üste toprağa veri

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önemli olan suyun vücuda değmesidir. Sabunun gusle bir zararı yoktur.

Gusül abdestinde vücudu yıkarken sabun kullanmak abdestin sıhhatine mani olur mu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Seferi olmadığı halde namazları iki rekât olarak kılan biri seferi olmadığını anlayınca eksik kıldığı için o namazları yeniden kılar. Vakti geçti ise kaza eder.

Seferi olarak namazlarını kılan bir kimse seferi olmadığını anlarsa seferi kıldı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mücerret bir vekâletin bağlayıcılığı yoktur. Zira iki tarafın akit yapmak üzere bir araya gelmeleri ve sözleşmeleri gerekmektedir. Vekâlet sadece konuşma yetkisi almaktır.

Hocam ben nişanlıyım, evleneceğim inşallah. Babamlar gidip nişanlımın aile büyük
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkeğin eşini zorlaması değil ikna etmesi esastır. Din zorlama ile değil ikna ve inanma ile yaşanır. Ama böyle bir durum erkeğin evliliği sonlandırmasına kadar götürebilir. Allah'a emanet olun.

Bir kadın, kocasına 'ben kapanmıyorum, cehennemde yanacak olan benim' derse erke
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namazınızı bozmadan devam edin. En az üç ay bozulsa da namazınızı bozmayın ve devam edin.

Namaz kılarken hep tebessüm etmek geliyor içimden ve ses duymuş gibi hissediyoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Nikâh, nikâhtan sonrası için bir teminattır. Geçmiş için samimi bir tevbe yapmalıdırlar. Allah'a emanet olun.

Hocam, iki kişinin aileleri görüşüp söz kesiyorlar ama nikah kıyılmıyor. Nikah k

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.