Fetva Meclisi
Soru
Bir kadın, kocasına 'ben kapanmıyorum, cehennemde yanacak olan benim' derse erkeğin onu zorlama hakkı var mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinizin veya başka bir insanın size, Allah'ın emrettiğini yasaklaması mümkün değildir. Sizi haram sınırına getirecek kadar olan bölümde eşinize itaat edebilirsiniz. Haram olan sınırı zorlarsa itaat etmeyin.
Merhametin gereği ve bir insan olarak yapabileceğin her şeyi kapsıyor. Kanunen ve dinen yapman gereken bir şey olmadığını anlatıyor. Eşinin hatırını kırmamaya özen göstermeni tavsiye ediyor.
Allah’ın haram ettiği alanı zorlayacak şekilde size açılmanızı emreden eşinize itaat etmeniz gerekmez. Bunun sonu boşanma bile olsa bu itaati yapmayın. Nezaketle ama ciddiyetle karşı durun. Tesettürünüz sizin dininizdir. Dininize, eşiniz bile olsa kimsenin müdahale hakkı yoktur.
Selamünaleyküm. Kadının tesettürü, Allah'ın emridir. Devletin veya eşinin veya bir başkasının engel olma hakkından asla söz edilemez. Eş sadece tesettürün yüzeysel şekline müdahale edebilir. Şöylesi daha şık durur diyebilir mesela. Dinimizle ilgili pazarlık hakkımız yoktur.
1- Erkeğin bir kadın üzerinde cinsel hak talep etmesi gibi kadının da erkek üzerinde cinsel talepte bulunması hakkıdır. Erkeğin bir kadını her yıl yaklaşık yüz kere yatağında doyasıya bir seviyede cinsellik içinde bulundurması kadının hakkıdır. Aynı zamanda bu, erkek için de bir haktır. Bunu tıbbî bir özrü bulunmayan erkeğin yerine getirmemesi zulümdür. 2- Bunun gibi bir nedenle kadın erkekten boşanma talebinde bulunabilir. Erkek, böyle bir boşanmanın kendisine getireceği ekonomik külfet nedeniyle kadından belli bir miktar bedel isteyebilir. Kadın da bu bedeli öder. O anda da boşanma gerçekleşmiş olur. Buna fıkıhta HUL' denmektedir. Bunun hiçbir dini sakıncası yoktur. 3- Bunu da kabul etmeyen bir erkeğe karşı, mahkemeye şikâyet edilerek boşanma talebinde bulunulabilir. Evet, mevcut durum bir Müslüman kadının, Müslüman bir erkeği şikâyet etmesinin münasip olmayacağı bir durumdur. Ama kadın, ebedi bir zulme katlanmak zorunda değildir. Yine de durumu ailenizin akıllı büyükleri ile istişare edin. En az üç büyüğünüzle istişare ederek bu kararı verin. Allah sabırlar versin.
Kadının farz olan bir iş için eşinin iznini alması gerekmez. Ancak farz düzeyinin altındaki işler için eşinin rızası şarttır. Durumunuzu buna göre değerlendirebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Düğün töreni yapılması şart değildir. Çok şahidin katıldığı bir nikâh da düğün kadar muteberdir. Düğün masrafı yerine kendinize harcama yaparsınız daha da iyi olur. Sırf bu nedenle atmanın doğru olmayacağını zannederim. Allah mübarek etsin.
Seferi olmadığı halde namazları iki rekât olarak kılan biri seferi olmadığını anlayınca eksik kıldığı için o namazları yeniden kılar. Vakti geçti ise kaza eder.
Ölü kabre konduktan sonra ölüye telkin vermenin hükmü etrafındaki görüşleri kabul edenler ve reddedenler olarak ikiye ayırabiliriz. Telkin, ölüye meleklerin sualinde yardım etmeye yönelik bir ameldir. Bir bid'at olduğunu söyleyenlerin yanında müstahap olduğunu söyleyenler de vardır. Fukahanın umumuna göre müstahaptır. İbni Teymiye gibi bid'at konusunda müteşeddit biri bile bunu bid'at olarak görmemiştir. Ama telkin vacip de değildir. Allah'a emanet olunuz.
Önemli olan suyun vücuda değmesidir. Sabunun gusle bir zararı yoktur.
Bu konuyu ticari mantıkla ele almaya çalışın; girdi ile çıktıları karşılaştırın. Her günahın bir bedeli var, sevapların da bir ağırlığı var. Teraziyi günahların lehine bozmadıkça sorun yok demektir. Yeter ki akidede bir sorun olmasın. Zaten iman hayatı budur. Bir oradan bir buradan ama sonunda iman sevap tarafı ağır geliyorsa biiznillah kurtulduk demektir. Allah Teala amellerimizi korumaya bizi muvaffak kılsın.
Mücerret bir vekâletin bağlayıcılığı yoktur. Zira iki tarafın akit yapmak üzere bir araya gelmeleri ve sözleşmeleri gerekmektedir. Vekâlet sadece konuşma yetkisi almaktır.