Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Biz Konya’dayız annem babamın kerhen(!) izin vermesiyle İstanbul’da 9 gün boyunca hacamat kursu gördü. Daha sonraları Konya’da evimizde hanımlara hacamat yapmaya başladı. Şimdilerde gene babamın kerhen izin vermesiyle ayrı bir ev tuttu ve hacamatlara orada devam ediyor. Babamın verdiği kerhen izinler sonucunda annemin yaptığı işle alakalı benden bazı yardım (arabayla bir yere bırakma gibi) talepleri oluyor. Bu taleplere babam da hacamat ve diğer evle alakalı anneme yardımcı olmamı istemiyor. Şuan annemin yaşı 58’lere yaklaştı. Hacamat işini küçültmesi halinde hem diğer evin 750 TL’yi bulan masrafından kurtulacak hem daha az yorulacak. Bu ev yaklaşık 30 dakika mesafede(yürüyüşle). 1-Bu durumda kimin sözünü dinlemem gerekli? Ayrı bir soru, teyzemizin Karamanda (akrabalarımız Karman ‘da) baktığı ananemize yukarıda bahsettiğim diğer evde 90 yaşlarında ananeme bakmak ve ona hacamatlar yapmak istiyor, fakat 90 yaşlarındaki bir kişinin 24 saat yanında kalamayacak haliyle. 2- Bu şekil bakma uygun mu? Ayrıca ananemin emekli aylığı nedeniyle alakalıda tartışmalar oluyor şöyle ki, dayı ve teyzeler aldıkları ortak karar nedeniyle ananeme kim bakarsa maaşı o alacak. Ananemiz bizde kaldığında annem maaşın kendisinde birikmesini istiyor, babamızda maaşın eve harcanmasını istiyor, şahsa ait olmasını istemiyor. Bir zaman dayımız Karaman’dan ananemizi Konya’ya getirdiğinde maaş tartışması sonucunda babam maaşın eve harcanmaması halinde ananemizi kabul etmedi, annemde maaş kendisinde kalmayacağı için ananemizi kabul etmedi. (annem, babamın maaş hususundaki hassasiyetini biliyordu) 3-Bizlere ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İki şeyi yapmaya çalışın. Birincisi, onunla bir arada iken o yokmuş kadar kendinizi onunla tartışmama ilkesine alıştırın. İstediğini verin, hiçbir işine karışmayın. Ne yaparsa yapsın siz yok saymayı bilin. İkincisi de, kendinize müstakil bir ev bulun. Onlara yakın olsun ama müstakil bir evde oturun. Bu arada da annenizi özenle koruyun, onun duasını alın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Selamünaleyküm. İyi bir hocadan Kur'an dersi almanız farzdır. Annenizin bunu ve iyi bir ilmihal dersi görmenizi engellemesi hakkı değildir. Onu incitmeden bu görevinizi yerine getirmelisiniz. Babanız için sadece dua edin; onun doğurduğu bir çocuğu olarak ona akıl vermeniz, nasihat etmeniz kabul edeceği bir şey olmayabilir. Kaş yaparken göz çıkarmış olursunuz. Dayınız için de benzer şeyler geçerlidir. Çok dua edin.
Selamünaleyküm. İçine düşeceğin kuyuyu kendin kazmış olursun.
Selamünaleyküm. Ah kardeşim, cennetin içine girmişsin sen! Cennetin içine tam, kardeşlerin de kenarında dolaşıyorlar. Her gün annenin ayaklarını öp, tekrar öp, tekrar öp. Yaşaması için dua et. O yaşadıkça sen cennettesin. Sakın anneni evinden bir dakika bile çıkarma; kardeşlerin almak isteseler bile verme. O sağken camiye namaza ve rızık kazanmak için işine gitmenin dışında evin dışına çıkma. Onu bekle dur sabahlara kadar. Sana bu konuda destek olan eşine de minnettar ol, ona teşekkürler et. Onun bu iyiliğini hiç unutma. Annenden sonra eşin, senin kolunu bile kıracak olsa, annene hizmetinin hatırına ona sevgi beslemeye devam et. Sen, cennetin orasındasın, çıkma oradan. Devlet sana bir destek verecek olursa onu da, o da sana helaldir. Allah Teâlâ seni, anneni ve hepimizi en büyük emelimiz olan rızasına kavuştursun. Annene uzun ömürler, sana da büyük sabırlar dilerim. Kaynanasına hizmet eden eşini tebrik ederim. Allah ondan razı olsun. Onu hiçbir kuluna muhtaç etmesin.
Selamünaleyküm. Annenin hakkı her zaman babadan öncedir. Anne izin veriyorsa mesele yok. Anne kiminle kalmak istiyorsa karar onundur ama yük erkek evladın omzundadır. Karar her zaman annenin kararıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Dükkândan kaçıran kardeşinize 'hırsızlık' yaftası vurmayacak olsa bile 'ahlâksızlık' yaftası da mı vurulmayacak? Ona bunu sormalısınız. Zeynep de Sümeyye de güzel isimlerdir. Birini vermeniz yeterlidir.Çocuğunuzun kulağına siz okuyun ezan ve ikameti, o görev sizindir. Allah yavrunuzu mübarek kılsın, âlime mücahide, saliha olsun.
Selamünaleyküm. Kadının ruhu çıkar çıkmaz, kocası olan erkek ona yabancı durumuna gelir. Erkek ölünce ise kadın, dört ay on gün iddet bekleyeceği için hâlâ kocasının karısı sayılacağından onun durumu öyle değildir.
Selamünaleyküm. Bu düşüncen, o andığın günahlarından aşağı değil ki; sen nasıl pislik karıştırmayı kendine uygun bulursun. O zaman eskine dönmek için bahane arıyorsun. Bir daha eskiyi anma; yeni dönemin mücadelesini yap.
Selamünaleyküm. Bu hadiste iki hakikat vurgulanmaktadır. Birincisi, bu ümmetin pek çoğunun cennete girmesi için büyük bir şefaat kapısının açılacağıdır. İkincisi de, özel durumlarına göre şefaat ediciler arasında bir şefaat edebilme oranı bulunacağıdır. Allah Teâlâ'dan bizi şefaat görenler arasında lütfetmesini niyaz ederiz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yemek ve içeceğe üfürmeyi nehyetmiştir. (Bezzar, 10082) Nedeni ne olursa olsun yemeğe üflemek mekruhtur.
Selamünaleyküm. Kazalarına ayırabildiğin kadar vakit ayır, yapabildiğin kadar da nafile yap. Yolun mübarek olsun, kalbin huzur dolsun. Tövben seni cennete götürsün.