Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben daha önce peçeli değildim ancak dışarıda çok dikkat çektiğimi söylediler. Bazı rahatsız edici davranışlarla da karşılaşınca yüzümü kapattım ama şu anda da aynı rahatsız edici davranışlarla karşılaşıyorum. Şimdi de peçeli halimin daha dikkat çekici olduğunu söylüyorlar. Bu konuda kafam çok karışık, ne yapmalıyım? Peçe mi çıkarsam mı yoksa?
Cevap
Benzer fetvalar
Peçe, tesettür için olmazsa olmazlardan değildir. Bu durumda peçe takılmaması durumunda bir “eksiklikten” de söz edemeyiz. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biridir. Zaten peçe yaşadığımız ülkede farzdır da diyemeyiz. Peçe düzeyinde bir tesettürü kabullenmekte de kabullendirmekte de zorluk çekilebilir. Elbette takılması bir fazilettir ancak çıkarılması durumunda tesettürü terk etmiş gibi algılayamayız. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü takarak da sorun çözülebilir. Mühim olan peçeli veya peçesiz kendimizi tesettürümüzle korumaya çalışmaktır.
Ortamda tesettür ve mahremiyet kurallarına aykırı bir durum oluşmuyorsa, gelir-masraf dengesi açısından israfa sebep olmuyorsa, vakit zayiatına neden olmuyorsa restoranda yemek yemekte bir sakınca yoktur. Peçe, tesettürün farziyet boyutunu oluşturmadığı için varlığı fazilettir ama yokluğu bir eksiklik değildir. Günümüz şartlarında farz olmayan, takva alanına giren bir konu olduğu için, bu konuda anne babanızın rızasını öncelemelisiniz, onlarla tartışmaya girmemelisiniz. Peçeli olsun ya da olmasın kadının kendisini tesettürü ile koruması esas olandır. Esas olanı elde etmek önceliğimizdir.
Böyle bir gerekçe üzerinden yoruma rastlamadım. Özellikle sözünü ettiğiniz belirgin bir farklılık dikkat çekecekse kullanılmamasını tavsiye ederiz. Diğer tesettürünüzün üzerinde yoğunlaşınız.
Selamünaleyküm. Peçe farz değil takvadır. Peçe, fitneye karşı bir tedbirdir ama peçesizlik kadar fitne çıkarıyorsa kullanmayabiliriz.
Peçe tesettürün olmazsa olmaz şartlarından biri değildir. Takva alanına giren tesettür çeşitlerinden biri olduğu için yokluğu da haram değildir. Yani peçe takılmaması durumunda bir “eksiklikten” söz edemeyiz. Elbette takılması bir fazilettir ancak çıkarılması durumunda tesettürü terk etmiş gibi algılayamayız. Peçeye gerek bırakmayacak bir başörtü takarak da sorun çözülebilir. Mühim olan peçeli veya peçesiz kendimizi tesettürümüzle korumaya çalışmaktır. Bu ayrıntıları muhakkak eşiniz de biliyordur. Ona bunlarla birlikte şu anki ruh halinizi, durumunuzu da açıkça izah edin, konuşun. İstişare edip eşinizin de razı olacağı bir kararı tercih edebilirsiniz. Bu konuda şeytanın eşinizle aranızda soğukluk ve sürtüşme oluşturmasına fırsat vermemelisiniz. Elinizden geldiği kadarıyla orta yolu bulmaya çalışın.
Kadının tesettürünün kültürden etkilenmeyeceğini söyleyemeyiz. Kesinlikle; Kültürün, Coğrafyanın, Siyasi şartların, Sosyal durumun etkisi söz konusudur. Burada özenle ayrılması gereken, bu etkinin helal/haram çizgisini aşacak bir etkinin olup olmadığıdır. Haram denebilecek seviyeye kayacak bir noktaya gelmesi durumunda ancak “haram bir iş için oluşabilecek ruhsat” sınırları dâhilinde o etki kabullenilebilir. Haram oluşmadıkça ve fukahanın “olabilir” boyutunda gördüğü sürece kültür, coğrafya ve siyasi yapının ağırlığına dikkat edilmesinde sakınca olmaz. Afrikalı mü'min kadınların beyaz rengi tercih etmeleri bir coğrafi zorunluluk olabilir. Aynı şekilde dünyada zalimlerin estirdiği siyah düşmanlığı karşısında Avrupalı mü'min kadınların tam siyah olmayan kıyafeti tesettür olarak kullanmaları siyasi şartların oluşturduğu bir zorunluluk olabilir. Çok soğuk bölgelerde mevcut çarşaf türü kıyafetlerin yetersiz olmasından bir başka kıyafet helal sınırları içinde kaldığı sürece tercih edilebilir.
başörtüsü konusundaki diğer fetvalar
Pasaport gibi bir zaruret için o ölçüde bir resim kullanılabilir.
Erkeklerin bulunmadığı bir yerde kadının veya gelinin sokak kıyafeti denmeyecek bir kıyafetle bulunmasında bir sakınca yoktur. Daha küçük bir başörtüsü mesela takılabilir.
Kadın resmini basmak, kullanmak caiz değildir. Caiz olmayan bir şey ile ticaret yapmak da caiz olmaz. Kazancınızın çalınmış bir para gibi yüzde yüz haram olduğunu söylemesek bile o kazanç ile sizin bereketli bir sofraya oturmayacağınızı bilmeniz gerekir.
Dinimiz İslam’ı parçalara bölüp, parçaları ile yaşayarak kendimizi avutmayı tarif ediyorsunuz. Ne tesettür dinin tamamıdır ne de tesettürü dinin dışında bir yerde görebiliriz. Ekmek ne kadar değerli ve yaygın olursa olsun hayatın bütünü içinde sadece bir dilimdir. Ekmekten daha değerli şeyler de vardır. Yaşanan dakikada ihtiyaç neye ise önemli olan o olmaktadır. Din de böyledir. Tesettür gerektiğinde o, namaz gerektiğinde namaz, gıybetten korunmak gerektiğinde de o korunma dindir. Dinimizi bütün olarak ve hayatı kuşatacak mantıkla almaya mecburuz. Böyle alacak ve aldığımız alamadığımız ne varsa onu müdafaa edeceğiz. Müdafaamız da bir yandan tebliğ niteliğinde olacak.
Bu konuda onların haram işlemesinin ağırlığı kadar sizin, harama karşı refleksinizin en azından zayıflaması tehlikesi vardır. İdeal olan orayı terk etmenizdir. Hiçbir şey yapamıyorsanız devamsızlık hakkınızı sonuna kadar kullanın. Ve kadın arkadaşlarınıza nehyi anil münker yapın muhakkak.
Pardösü diye bir şart yoktur. Şart tesettürdür. Tesettür sağlandıktan sonra ne ile sağlandığı birinci dereceden önemli değildir.