Fetva Meclisi
Soru
Ramazanda oruç tutmayan biri gündüz veya akşam iftar sonrası kebairden birini işlediğinde gene ramazan ayının kutsallığını çiğnemiş mi olur? Zaten o kimse oruç tutmamaktadır. Yani ramazanın feyz, bereket ya da kutsallığı sadece oruç tutanlar için geçerli değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Ramazan ayına tazim imanımızın gereğidir. Ramazan gününde oruç tutmamak bir cinayet, o günde başka bir kebair işlemek de ikinci cinayettir. Allah'a sığınmak ve acilen dönüş yapmak gerekir.
Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Müslüman olanın bu farzı yerine getirmesi gerekir. Bir Müslüman özrü olmadığı hâlde, Ramazan ayında oruca niyet etmeyerek yiyip içerse tutmadığı günlerin orucunu gününe gün kaza etmesi gerekir, kefaret lazım gelmez. Çünkü kefaret, oruç tutmamanın değil, başlanan orucu bozmanın cezasıdır. Hiç niyet etmediği için, kefaret gibi bir ceza ile karşılaşmıyorsa da samimi bir tevbe etmedikçe kendisini Allah’ın azabına müstahak hâle getirecek bir suç işlemiş olmaktadır. Hem tevbe etmeli hem de acilen tutmadığı günler kadar kaza orucu tutmalıdır.
Selamünaleyküm. Ramazan ayının içinde işlenebilecek en büyük saygısızlık, oruç yemektir. En büyük ramazan günahı budur. Bunun dışındaki günahlar da büyüklüğüne göre tehlike oluşturur elbette ama ramazan ayının ağırlığı oruç üzerinden yürüyor. Allah Teâlâ, razı olacağı bir hayata hepimizi muvaffak kılsın.
Bu ikisini kesin bir çizgi ile ayırmak mümkün değil ama Ramazan'ın ana cinayetinin oruca karşı ihmal, saygısızlık olduğunu söyleyebiliriz.
Ramazan ayında her günün orucu başlı başına müstakil bir ibadettir. Bundan dolayı her gün için oruç tutmaya niyet etmek gerekir. Dolayısıyla bir günün orucundaki bozukluk, diğer günün sıhhatine engel olmaz. Bu itibarla Ramazan orucu tutmaya başlayan bir kimse daha sonraki günlerde mazeretsiz olarak oruç tutmaktan vazgeçerse, sadece tutmadığı günlerin orucunu kaza etmesi gerekir, keffâret gerekmez. Zira keffâret, oruç tutmamanın değil, orucu Ramazan ayında mazeretsiz olarak kasten bozmanın cezasıdır. Ancak Ramazan orucunun mazeretsiz olarak tutulmaması büyük günah olup, kazasıyla birlikte tövbe etmek de gerekir. Ayrıca Ramazan’dan sonra tutulan oruç, Ramazan’da tutulan orucun sevabını karşılamaz. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/403) Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadisinde, Ramazan’da mazeretsiz olarak tutulmayan bir günü, bir sene boyu tutulan orucun karşılamayacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Savm, 38 [2396]; bk. Buhârî, Savm, 29)
Selamünaleyküm. Ramazan ayında oruç tutması farz olmayanların ya da bir mazeretten ötürü oruç tutamayanların günlük hayatlarını yaşamalarında bir sakınca yoktur ancak Ramazan'ın azametine dikkat etmek her mü'minin görevidir. Bir mü'min, ORUCA NİYET ettikten sonar NİYET ETTİĞİ ORUCU GÜN ORTASINDA BİLEREK BOZARSA o mü'minin ALTMIŞ GÜN ART ARDA ORUÇ TUTMASI gerekir. Buna KEFFARET denmektedir. Bir de bozduğu günün kendisi olunca buna altmışbirgün denmektedir.
büyük günah konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm Şeytanın sizi düşürdüğü en büyük tuzak işlediğiniz günahlar değil günahlarınız için yaptığınız yorumlardır. Şeytanın elini bırakın, kendinizi Allah'ın derin denizine salın. Acilen tevbe edin. Sizi bekleyen rahmetten kopmayın.
Selamünaleyküm. Livata en çirkin günahlardan biridir ama onu yapan dinden çıkmaz. Hemen büyük bir tevbe ile tevbe edip Rabbine koşmalıdır.
1- Günahtan samimi bir tevbe etti iseniz, 2- O günaha tekrar dönmüyorsanız, pişmanlığınız devam ediyorsa, 3- İmani kimliğinizi koruyorsanız, salih amel yapmaya devam ediyorsanız, Şeytana aldanmayın; sizi geçmişinizle meşgul ederek oyalamak istiyor. Yolunuza devam edin. İyi işler yapmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sizin durumunuz, trafik kurallarına göre belirlenebilir. Trafik size o kazada ne kadar suç yüklüyorsa o kadar suçlusunuz. Ehliyetsiz olmanız kesinlikle bir hata. Buna rağmen siz suçlu bulunmadı iseniz sıkılmanıza gerek yoktur.
Aleykümselam. Böyle bir şey olmaz. Günahın büyüğü de küçüğü de günahtır. Şu var ki, iki günahtan biri muhakkak işlenecek bir risk ortamında isek küçük günahı işleriz ama bu bizim tercih etmemiz anlamında değildir, zararın azını yeğleme anlamındadır.
Bir kere namaz, günahlardan temizlenmenin en önemli vesilelerinden biridir. Her namaz geçmişten temizlenmenin bir sebebidir. Sakın namazı bırakmayın. Bilakis herkesten fazla namaza sarılın. Geçmiş günahlara da tevbe edin. Onların yerine iyi işler yapmaya gayret edin. Şeytan sizi oyalamasın.