Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşimin arkadaşının kadınlarla münasebetleri var ve ben eşimin arkadaşının evine her gittiğimde kadın eşinin bütün yaptıklarını anlatıyor. Ben dertleşmek amacıyla sadece bana söylediğini zannederdim ama herkese anlatıyormuş zaten. Birkaç şey öğrendim ve zaten kadın biliyor söylesem de bir şey olmaz deyip şeytana uydum. Kadına söyledim. Kötü bir niyetle değil, araya fitne koymak gibi bir amaçla söylemek istemedim. Sıradanlaşmış biliyor zaten gözüyle olaya bakarak söyledim ama sonradan duydum ki bu söylediğim şey yüzünden aralarında tartışma çıkmış. Hatam yüzünden üstüme ağırlık çöktü. Kadından söylediğim için özür mü dilesem yoksa üstü kapanmışken hiç açmasam mı? Çok tövbe ettim. Hatamın farkındayım ama bana yol gösterin.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, böyle bir sorun var ve bu sorun sizin tasvirinizden de öteye bir felakete doğru hızla ilerlemektedir. Bunu ne kadar düzeltebiliriz bilemem ama bu felakette sadece erkeklerin fıtratı üzerinden düşünüp bir çözüm üretemeyeceğimizi zannediyorum. Doğrudur, erkekler arayan ve kovalayan pozisyonundadır ama kadınlar bu cinayetin en azından yarısının sorumluları değil midir? Herkese göre farklı bir cevap verilebilir. Asıl olan Rabbimizin bizi nasıl değerlendireceği olmalıdır. Size şunu tavsiye ederim: Eşiniz üzerinden kendinizi yıpratarak onu da yanlışa sevk edebileceğiniz düşüncelerden uzak durun. Olsa ne yapabilirsiniz ki denecek şeyleri olmamış iken neden irdeliyorsunuz? Bile bile aklına getirmekten başka bir yorumu yoktur bunun. Dua edin. Kendiniz ve eşiniz için dua edin. İyi bir eş olmaya bakın. Bu “iyi bir eş” ifadesini bazı hanım kardeşlerimiz sürekli ikaz eden bir hanım olarak anlıyorlar. Bazıları da sadece kıyafetini ütülü bulundurur ve ağır parfümler kullanırsa iyi bir eş olabileceğini zannediyor. Kesinlikle yanlış tutumlardır bunlar: İyi bir eş, her şeyden önce tatlı dilli, sabırlı olmaktır. Tenkidi ve istekleri bitmeyen bir eş kadın olsun erkek olsun iten bir eştir. İten eş de hayırlı değildir. Kılık kıyafetten konuşma tarzına kadar her şeye dikkat eden bir eş değerlidir. Bu bela asrın belalarından biridir. Belli ki sınavımız da bu olacaktır. Allah Teâlâ hepimizin yardımcısı olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm. Bunu onun eşine anlatmanız doğru olmaz. Onunla irtibata geçmeniz de gerekmez. Siz günahınızdan tevbe edin. Tevbenizi canınız gibi koruyun. Kendinizi salih amellere verin. Kur'an okumaya yoğunluk verin. Namazlarınızı camilerde kılın. İnşaallah kurtulmuş olursunuz.
Eşinin yaptığının savunulabilecek bir tarafı yoktur. Yanlış yaptığını söylüyor ve tekrarlamayacağını da bildiriyorsa sizin ölesiye üzerine gitmeniz hata olur. Sanki evlenmekten pişman olmuşsunuz da bahane arıyordunuz gibi bir görüntü vermemelisiniz. Hatasını anlayıp tevbe edenle sizin de o düzeyde ilişki içinde olmanız gerekir. Benzer bir hatanın sizden çıkmasına karşı nasıl bir tepkiyi uygun bulurdunuz? Onu düşünün ve karar verin.
Çocukla alakalı da çevrenize yalan veya yanlış bilgi vermek caiz olmaz. Onlara hakikati konunun detayına girilmesinden hoşlanmadığınızı belirterek şu şekilde söyleyin: "Çocuk yapılan bir şey değildir. Çocuk yaratılan bir şeydir. Çocuğu da sadece Allah yaratır. O ne zaman bizim için bir çocuk yaratmayı dilerse çocuğumuz olur. O dilerse sebepleri de yaratır. Onun izni ve dilemesi dışında yaprak dahi düşmez." Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
Düzelme umudun son ana kadar devam etmelidir. Sabretmemiş bir kul olmamaya bak. Evet, kaderimizdekine razıyız ama kaderde ne olacağını bilmediğimizden iyinin peşinden gitmeye çalışacağız. Sabredeceğiz, yorulmayacağız, yılmayacağız. Bu arada böyle bir durumun seni harama kaydırıyor olmasından korkmalısın. Aman dikkat et, şeytan seni veya eşini sömürmesin.