Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Temettu haccı yapacak kişinin, umreyi yapıp ihramdan çıktıktan sonra hac ihramına girinceye kadar başka bir umre yapması caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Temettu‘ haccı yapan kimselerin umre yaptıktan sonra hac ihramına girinceye kadarki süre içinde, Arafat vakfesinden önce tekrar umre yapmaları caizdir. Ancak bu kimseler için efdal olan, umre yapmak değil tavaf yapmaktır. Umre mevsiminde umreye gidenlerin de Harem hudutları dışına çıkarak ikinci, üçüncü… umre yapmaları caiz ise de tavaf yapmaları daha faziletlidir.
Temettu‘ haccı yapanlar, mikâtta sadece umreye niyet ettikleri için umrenin sa‘yini tamamlayınca tıraş olup ihramdan çıkarlar. Tekrar hac için ihrama girinceye kadar Mekke’de ihramsız kalırlar. Zilhicce ayının sekizinci (terviye) günü veya isterlerse daha önce hac için tekrar ihrama girerler. Hac için ihrama girdikten sonra yapacakları nâfile bir tavafı takiben isterlerse hac sa‘yini Arafat’a çıkmadan önce yapabilirler. Bu takdirde ziyaret tavafından sonra sa‘y yapmaları gerekmez. Ancak bu kişiler, hac için ihrama girmeyip ihramsız bir şekilde yaptıkları nâfile tavaflardan sonra sa‘y yapamazlar. Yaptıkları takdirde de bu sa‘y, haccın sa‘yi yerine geçmeyeceğinden bu kişilerin ziyaret tavafından sonra yeniden sa‘y yapmaları gerekir. (Haddâd, el-Cevhera, 1/165; Heyet, İlmihâl I: İman ve İbadetler, 536)
Hanefî mezhebine göre temettu‘ haccı yapmak üzere umre ihramına girdikten sonra âdet gördüğü için umre tavafını yapamayan ve Arafat’a çıkma zamanına kadar temizlenemeyen kadın, saçını kesmeden umresini kalben iptal eder ve yeni bir niyet ve telbiye (ihrama girenlerin lebbeyk şeklinde başlayan zikir cümlelerini söylemesi) ile hac için ihrama girerek Arafat’a çıkar. Bu şekilde hareket eden kadın, ifrad haccı yapmış olduğu için şükür kurbanı kesmesi gerekmez. İptal ettiği umreyi haccını tamamladıktan sonra kazâ eder. Bundan dolayı da ceza olarak bir dem; küçükbaş hayvan kurban edilmesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/160-161) Nitekim Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Vedâ haccında Hz. Âişe (r.anhâ) Mekke’ye vardıktan sonra umreyi yapmadan âdet olmuştu. Hac zamanına kadar da temizlenemeyeceği için Hz. Peygamber (s.a.s.) ona, umre ihramını iptal etmesini ve Arafat’a çıkılacağında hac için ihrama girmesini söyledi. Hz. Âişe’ye (r.anhâ) hacdan sonra yapamadığı umreyi kazâ ettirip bir de kurban kestirdi. (Buhârî, Hayız, 1, 15 [294, 316]; Müslim, Hac, 111-120 [1211]) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre bu durumdaki bir kadın, umresini iptal etmez, kırân haccına niyet eder ve vakfesini yapmak üzere Arafat’a gider. Arafat dönüşünde hac ve umre niyetiyle bir tavaf ve bir sa‘y yapar. Ayrıca kırân haccı için kurban keser. (Nevevî, el-Mecmû‘, 7/170-171)
Temettu‘ haccı, aynı yılın hac mevsiminde önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden hac için ihrama girilerek yapılan hacdır. Temettu‘ haccı yapmak isteyen kişi, mikâtta veya daha öncesinde umreye niyet ederek ihrama girer, Mekke’ye vardıktan sonra umre yapar. Sonra tıraş olup ihramdan çıkar. Böylece umresi tamamlanmış olur. Arefeden önce hac için ihrama girer. Haccını edâ ettikten sonra ihramdan çıkar. Temettu‘ haccı yapanların şükür kurbanı kesmesi vaciptir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/153)
Hanefî mezhebine göre umre için ihrama giren kişi, tavafın en az dört şavtını yapmadan hacca da niyet ederse haccı kırâna dönüşmüş olur. Ancak dört şavt yaptıktan sonra hacca da niyet ederse niyeti geçersiz olup haccı temettu‘ olarak devam eder. (Zeylaî, Tebyîn, 2/74) Şâfiî mezhebine göre umre niyetiyle ihrama giren bir kimse, henüz tavafa başlamadan hacca da niyet edebilir ve bu durumda yaptığı hac kırân haccına dönüşür. Ancak bir adım bile olsa tavafa başlamışsa bu durumda ayrıca hac için niyet edemez. Ettiği takdirde bu niyeti geçersiz olur. (Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 3/323) Mâlikî mezhebine göre ise temettu‘ haccına niyet eden kişi, ihramdan çıkmadan önce niyetini değiştirip kırân haccına dönüştürebilir. (Karâfî, ez-Zahîre, 3/289)
Hanefî mezhebine göre hac ayları içinde hedy kurbanını (temettu‘ veya kırân kurbanı) yanında getirmemiş veya kurban bedelini ilgili kuruma ödememiş kimsenin umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra mikât sınırları dışındaki ailesinin yaşadığı yere dönmesi durumunda temettu‘ niyeti iptal olur. (bk. İbn Nüceym, el-Bahr, 2/397) Bu kimse, tekrar hac için ihrama girdiğinde ifrad haccı yapmış olur; dolayısıyla hedy kurbanı kesmesi gerekmez. Ancak hedy kurban bedelini ilgili kuruma teslim etmişse veya dönüşte yeni bir umre yapmışsa temettu‘ haccı yapmış olur. Hac mevsimi içinde umre yaptıktan sonra ailesinin yaşadığı yere dönmeyip Medine gibi mikât sınırı dışındaki bir yere çıkarak tekrar hac için ihrama giren kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre temettu‘, Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise ifrad haccı yapmış sayılır. Bu durumda olan kişi, İmam Ebû Hanîfe’ye göre kurban kesmekle sorumlu iken İmameyn’e göre sorumlu değildir. (Aynî, el-Binâye, 4/320-321; Zeylaî, Tebyîn, 2/50) Şâfiî mezhebine göre ise temettu‘ umresinden sonra mikât mahallinin dışına çıkarak oradan hac için ihrama giren kimse, her hâlükârda ifrad haccı yapmış olur. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/289-290; Dimyâtî, Hâşiye, 2/332)
HAC ve UMRE konusundaki diğer fetvalar
Hanefî, Şâfiî ve Mâlikîlerin de içinde bulunduğu çoğunluğa göre ifrad haccına niyet eden ve kudüm tavafını yapan kişi, bu haccını temettu‘ veya kırâna dönüştüremez. Hanbelî mezhebine göre ise bu durumdaki kişi, haccını temettu‘ veya kırâna dönüştürebilir. (İbn Kudâme, el-Mukni‘, 112; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 2/98-99)
Hanefî, Şâfiî ve Mâlikî mezheplerine göre kırân haccına niyet eden kişi, bu haccını temettu‘ haccına dönüştüremez. Hanbelî mezhebine göre ise dönüştürebilir. (İbn Kudâme, el-Mukni‘, 112; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-müctehid, 2/98-99)
Kırân haccı, aynı yılın hac mevsiminde umre ve haccın ikisine birden niyet edilip ihrama girilerek tek ihramla yapılan hacdır. Kırân haccı yapmak isteyen kişi, mikâta varınca veya daha varmadan umre ve haccın her ikisine birden niyet ederek ihrama girer. Umreyi yaptıktan sonra ihramdan çıkmayıp aynı ihramla haccı da edâ eder, sonra ihramdan çıkar. Kırân haccı yapanların şükür kurbanı kesmesi vaciptir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/151-152; Aynî, el-Binâye, 4/245)
Mekke’de, Arafat vakfesi öncesinde Hanefî mezhebine göre on beş gün veya daha fazla, Şâfiî mezhebine göre giriş ve çıkış günleri hariç dört gün veya daha fazla kalacak olan kimse, mukîm sayılır; hem Mekke’de hem de Arafat’ta namazlarını tam kılar. Hac öncesi Mekke’de bu sürelerden daha az kalacak olan ise seferî sayılır ve dört rek‘atlı namazları iki rek‘at olarak kılar. (Kâsânî, Bedâ’i, 1/98; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/519) Buna göre Arafat öncesi Mekke’de mukîm olan kişi; Arafat ve Müzdelife’de de mukîmdir. Bu kişi Mekke’ye döndükten sonra burada kaç gün kalırsa kalsın mukîm olmaya devam eder. Arafat öncesi Mekke’de seferî olan kişi, Arafat ve Müzdelife’de de seferîdir. Bu kişi Arafat’tan döndükten sonra Mekke’de 15 gün veya daha fazla kalacaksa mukîm, 15 günden az kalacaksa seferî olur. (Hasen Şâh, Gunyetü’n-nâsik, 73; bk. Serahsî, el-Mebsût, 1/237; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/126) Cemaatle kılınan namazlarda imam mukîm ise cemaat misafir de olsa imama uyarak namazını tam olarak kılar. Arafat, Müzdelife ve Mina’da da hüküm aynıdır.
İfrad haccı, aynı yılın hac mevsimi içinde umre yapılmaksızın edâ edilen hacdır. İfrad haccı yapmak isteyen kişi, hac mevsimi içinde; Mekke’de ikamet ediyorsa bulunduğu yerde, mikât dışından geliyorsa mikâtta sadece hacca niyet ederek ihrama girer. Mekke’ye varınca kudüm tavafını yapar, ihramdan çıkmaz. Arafat ve Müzdelife vakfelerini yapıp bayram günü Akabe cemresine taş atar, sonra tıraş olup ihramdan çıkar. Daha sonra ziyaret tavafını ve sa‘yi yapar, cemrelere taş atar. İfrad haccı yapan kimsenin kurban kesmesi gerekmez. (Zeylaî, Tebyîn, 2/32)