Fetva Meclisi
Soru
Allah sizden razı olsun. Hocam, Türkiyenin önde gelen üniversitelerinin birinde kapalı olarak okumaktayım. Hocalar kıyafetlerimizi inceliyorlar, yıllardır bizi gerici benimsemiş, belli bir siyasi görüşe hizmet ettiğimizi düşünen, hiç bir şeyden anlamayan, toplumun kıyısında köşesinde ezilmiş olarak bilen hocalara ve öğrencilere müslümanlar da güzel giyinir, onlar da en güzel şeylere sahip olabilirler düşüncesini vermek adına kıyafetlere daha özen göstermeye çalışmak marka almak ve elinden geldiğince her şeyin en iyisini almaya çalışmak yanlış olur mu? Teşekkürler.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sen nerede imanınla ve direncinle kalabileceksen orası dinine hizmet için esas olman gereken yerdir. Ne ilahiyat ne de siyaset kendi başına bir değer değildir. İki şeyi düşün. Biri kabiliyetin ne yana çekiyor seni, diğeri de nerede ayağın kaymaz. Mü'min bir cemaatle beraber nerede bulunabileceksen orayı tercih et. Bu demektir ki, fakülte isimlerine değil kendine bakmalısın.
Önce şunu bilmelisiniz: Hamurun mayalanması gibi bir şeydir bizim kişilik oluşumumuz, birden olmaz zaman ister. Siz de bu zamanı sabırla geçirmek zorundasınız. En kolay çözüm kendinize çevre oluşturmanızdır. Tesettürünü beğendiğiniz hanım arkadaşlarınız olmalıdır. Onlarla daha yoğun bir şekilde oturmalısınız. Bir de birikiminizi artırın. Mevcut bilginiz sizi hareketlendirmeye yetmiyordur. İnternetten http://www.sosyaldoku.tv/?s=kad%C4%B1n+f%C4%B1kh%C4%B1 derslerini sırayla izleyerek kendinizi geliştirebilirsiniz örnek olarak. Bilhassa namaz ibadeti önemlidir, ihmal etmeyin namazı. Namaz koruyan bir kalkandır. Eşiniz de sizin bu açığınızı kapatmada yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir: Boş verin kimin ne dediğine, siz Allah için bir şeyler yapın, Allah için çalıştığına inandıklarınıza dualar edin, onlarla olun. Meleklerin işi ne, kimin ne yaptığını onlar hesap edip dursun. Bize Rabbimiz yeter. İki: Sizin için en kestirme hitabet yolu şudur: Konuşmalarını beğendiğiniz birinin en hoşunuza giden bir konuşmasını MP3'e yükleyin. O konuşmayı, yürürken, bulaşık yıkarken defalarca dinleyin. Bir zaman sonra o konuşmayı taklit etmeye başlayın. Ses tonunu, iniş çıkışları taklit edin. Yalnız bir yerde, önünüzde kalabalık varmış gibi tiyatro yapın. Buna iki ay kadar devam edince sizin de yeteneğinizin olduğunu keşfedecek rahatlayacaksınız. Allah yardımcınız olsun. Büyük düşünün, büyük çalışın.
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Size güzel olmadığınızı söyleselerdi intihar mı edecektiniz? Mü’min insan, çevresi olan ama çevresinden etkilenmeyen insandır. Siz kendinizi birilerine göre şekillendirirseniz, başta şeytan olmak üzere herkes hatta evin önündeki bir kedi bile size yön veren birisi olabilir. Bu konuyu sizin çökmeyen, dik durabilen bir irade sahibi olmanız açısından ele alın. Dik durun, payandalı insan olmayın. Bunun için gerektiğinde çevrenizi kökten değiştirmeye hazır olun. Güneşte eriyen dondurma olma yerine güneş olun, ışık saçın. Böylesi daha saygındır. Her gün az da olsa muhakkak Kur'an okuyun. Yatarken ve kalktığınızda çok dua edin. Sizi Allah'a emanet ediyor, sizden iyi haberlerinizi bekliyorum.
Selamünaleyküm. Bir kere, kendinizi salmamaya kararlı olun. Bin kere yıkıldığımız yerde bin birinci kalkışa hazır olmalıyız. Bir fakülte ortamında, tam tesettür denebilecek kıyafetin zor olacağını kabul edebiliriz. Zor olanı elde edememekle onun için mücadele etmek arasında bulunmamız yeterlidir. Fakülteye devam ederken, mücadeleyi de bir fakülte gibi görün. En azami yapabileceğinizi yapmaya gayret edin. Allah yardımcınız olsun. Ayağınızı sabit, kalbinizi huzurlu kılsın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Namazı kazaya bırakmamak lazım. Eğer bırakılacak olursa ilk fırsat ne zamansa o zaman kılıp vebalden kurtulmak gereklidir.
Selamünaleyküm. Dua etmeniz güzel, devam edin duaya. Ancak evlenmek sizin için hayırlı bir durumdur diye kesin bilginiz mi var. Kim bilir Allah Teâlâ sizi, evliliğinizi geciktirerek hangi belalardan kurtarmaktadır. Belki de evlenince ağır bir hastalık bulacak sizi ve siz iyi bir kul olduğunuz için sizi kurtarmaktadır. Allah'ın işine karışmamalıyız. Siz evlenmeye hazır olun. Gerekli tedbirleri alın. Duanızı yapın. Gerisine de karışmayın. Evlenip de kesin mutlu olacağınızı mı bildiniz. Sabredin, sabrın sonu daha güzeldir.
Selamünaleyküm. Öyle yapmanız da gerekmez inşaallah.
Selamünaleyküm. Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela Ramazan ayının onuncu günü olsun bu. Her yıl o gün geldiğinde altın ve benzeri zekâta tabi neyiniz varsa onu hesaplayın. Zekât borcunuzu bildikten sonra hemen vermeniz şart değildir. Borcunuzu bir süre sonra da verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Dört rekâtlı namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında sadece Fatiha okumak yeterlidir. Bu kaza namazları için de aynıdır.
Selamünaleyküm. Buradaki 'savurganlık' anlayışının belirlenmesi önemlidir. Size göre savurganlık olan bir başkasına göre normal olabilir. Eğer yaşadığınız çevreye göre ölçü alındığında savurganlık yapıyorsa eşiniz, ondan gizli bir birikim sağlamanızda bir sakınca olmaz. Ancak o birikimi yine ev yararına olan işlerde harcamanız gerekir. Sakın böyle bir konu üzerinden eşinizle aranızı açmayın. Aranızın açılması savurganlıktan daha kötüdür. Allah sabırlar versin.