Fetva Meclisi
Soru
Ben 18 yaşında bir kızım. Çok şükür 15 yaşından beri namazımı kılıyorum, hiç kaçırmamaya özen gösteriyorum. Ama ben kapalı değilim. Allah'a şükür Kur'an da okuyorum, dualarım tesbihlerim de var. Giyimime dikkat ediyorum, uzun giyiniyorum, makyaj yapmıyorum fakat kapalı değilim. Allah nasip ederse ve ömrüm olursa şayet üniversitemi bitirdikten sonra vakit geçirmeden tesettüre girmek istiyorum. Böyle davranmam büyük günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Kıymetli Kardeşim; 1- Önce, kendinize bu konuları dertleşebileceğiniz bir kadın arkadaş bulun, haftada bir de olsa onunla dertleşin, size nasihat ederse nasihatine kulak verin. Yalnızlık büyük bir sıkıntıdır ve azaptır. 2- Bu mantıkta olmayanlarla oturup kalkmayın. 3- Sonra da uykunuzu, başından kontrol edin. Her gün aynı saatte yatın. Bu saat de ondan sonrası olmasın. Yedi saatte de kalkın. Yatmadan dört saat önce hiçbir şey yemeyin, yatağa aç girin. Akşamları TV seyretmeyin. İki ay buna uyarsanız uykunuz düzene girer. Uykunuz düzene girerse tembellikten şikâyetiniz azalır. 4- Kitap okumaya alıştırın kendinizi. Önce basit hikâyeler de olsa yavaş yavaş yükselen bir tempo ile kitap okuyun. 5- Sesli dersler dinleyin. Meselâ bizim derslerin sesli MP3 ile hazırlanmışları var. www.sosyaldoku.com adresinden onları indirip dinleyebilirsiniz. İnşaallah açılacaksınız. 6- Sakın kendinizden umut kesmeyin, şeytanı kıs kıs güldürürsünüz. Bir kere sizi mağlup ettiğini de anlarsa bir daha elinden kurtulamazsınız. Allah kolaylıklar versin.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
İmanımız, inancımız elbette en önemli kıymetlilerimiz. Bununla birlikte duruma bütüncül yaklaşmak gerekiyor. Anlıyorum ki aslında bir çaba içerisindeniz lakin daha çok, daha daha çok çaba ve gayret göstermelisiniz. Sizin durumunuzda olan kişiler, inandıkları değerlerden ziyade nasıl hissettiklerine dayalı karar verme eğilimindedirler. Sizde değerlerinizle değil daha çok duygularınızla karar veriyor olabilirsiniz. Kimse daha sonra çok pişman olacağı bir karar vermek istemez aslında, ancak bazen imtihanlı tarafımızla yaklaşıp duygularımızı coşturup, arzularımız doğrultusunda hemen eyleme geçeriz. Sonuç ise utanç ve derin pişmanlık. Sendeki bu sarmal döngüyü neler besliyor, altında hangi duygular var mutlaka işin ehli biriyle çalışıp öğrenmelisin. Sendeki sorunun ne olduğunu anlayana kadar tedavi edemezsin. Yalnız kaldığın zamanlarda neden bu günaha yöneldiğinin altında yatan nedenler elbette var lakin insan bazen kendi sorunlarına etiket koymak, yüzleşmek istemez. Gün içinde sıklıkla aklınıza cinsellik ya da izlediğiniz bazı görüntüler geliyorsa, sizi zorlayan hisler ve durumlardan sonra yalnız kalıp günahınıza giden yollara hazırlık yapıyorsanız, bu günahı eyleme döktükten sonra pişmanlık ve hemen yenilenme ve tövbe ediyorsanız, hem de bu durumlar bir döngü şeklindeyse nerede olursanız olun ister evinizde, ister Kâbe'de siz bir bağımlısınız kardeşim. Öncelikle bu durumu gerçekçi bir şekilde kabul etmelisiniz. Sonrasında hiç zaman kaybetmeden bunun üstüne özel çalışacağınız planlamalar yapmalısınız. İffetli, namuslu ve temiz olma niyetiniz ve çabanız hiç bitmesin. Buna namazı, sünnet namazlarını, Kur’an’ı, sabah akşam zikirlerini merkeze alarak başlayabilirsiniz. Kendiniz için bol bol dua ve tövbe edin ve hep yaptığınız işlerden farklı işler yaparak bu durumdan inşaallah kurtulabilirsiniz. Mesela çok yoğun duygular geldiğinde yalnız bir odaya gidip kendinizle uğraşmak yerine hızlıca dışarı çıkıp yürümek, bir şeyler dinlemek ya da spor yapmak gibi başka uğraşı alanları geliştirebilirsiniz. Beyin sıklıkla aynı şeyleri düşünüp aynı eylemlerde bulunduğu için artık hep bunu ister. Ona istediğini vermeyerek döngüyü kırarak ve bu kırmaların sayısını arttırarak güçlenirsiniz. Sizi bu günaha götüren tetikleyiciler neler listeleyebilirsiniz. Örneğin boş ev, istek duygusunun fazlalığı, uykuya geçerken telefonunun yanında olması, yalnızlık duygusu vb. birçok şey olabilir. Başta da ifade ettiğim gibi daha çok, daha çok çaba… Rabbimiz, gerçekten iyileşmek için öncelikle kararlı bir istek, tüm hayatını tekrar düzenleyebilme azmi ve kuvveti versin inşaallah.
Güzel kardeşim, “İslam nedir?” sorusuna namazdır, hactır gibi cevaplar veririz. Evet doğru. Ancak İslam aynı zamanda, bin kere yıkılsan da, kendinden ve yapabileceklerinden emin olmasan da Allah’ın seni her defasında kaldıracağına, sana o heyecanı, ibadetlerini yapabilecek gücü verebileceğine inanmaktır. Rabbimizden umudumuzu kesemeyiz. Her defasında namazını kılabilen, dinin emirlerini hakkıyla yerine getiren, ahlakı Kur’an’ın tarif ettiği gibi olanlardan olabilmek düştüğümüzde aynı heyecanla yola devam ederek olabilecektir. Tüm ibadetlerini zahiren yapmayı başarabilenlerin de farklı imtihanları var elbette. Sizin imtihanınız da bu. Ama bir gün istediğinizden, hayal ettiğinizden çok daha güzelini verecektir Rabbimiz. Şu an bir sınavda olduğunuzu ve bu isteğinizde ne kadar samimi olduğunuza dair bir teste tabi tutulduğunuzu düşünün. Bu zamanda şeytanın en çok kullandığı silahlarından biri Allah’ın kapısından umutsuz olarak geri dönüleceğini, ne kadar istesen de asla ibadetlerini tam yapamayacağına dair başarısızlık, heyecansızlık vererek sonu olamayan bir döngüye girdiğini vehmettirmektir. Ki bu hastalık olarak bir mümine yeter de artar. Yılmayın ve dua edin kendinize. Ailenizin verdiği tepkilere ve sizi gördüğü konuma rağmen kendinizi yeterli hissetmeyip hep bir adım ilerisi için daha güzeli, olması gereken ne ise onu huzurla, gönül ferahlığı ile yapabilmek için her daim dua edin. Vazgeçmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Tam şeytanı yenecekken onu güldürmeyin. Kırk kere düşseniz de kırk birinciye kalkın. Şeytan sizi etrafınızdakilerin övgüleriyle yeterliymişsiniz gibi hissettirdiği zamanlarda sizden daha iyilere bakın. Çevrenizi değiştirin. Durumu sizden daha iyi olanları gördüğünüz ve duyduğunuz zaman sadece tesettürünüzün yeterli olmadığını ve daha çok dua ederek sımsıkı sarılmanız gerektiğini anlayacaksınızdır. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Allah’a emanet olun.
Kızım, hayatını başkalarıyla kıyas etme hatanı bırak. Senin imtihanın başka onların imtihanı başkadır. Ayrıca yaşamı başarıyla eş değer görürsen bir zaman sonra çıldırırsın. Ömrümüz inişiyle çıkışıyla ve düzlüğüyle bir bütündür. Karşılaştığın mutlu manzaraları seni üzen ve yıpratanlarla birlikte sevmelisin. Allah el-Hakîm'dir. Ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ve ne zaman yaparsa bir hikmeti vardır. Sabırlı ol. Allah bu yaşadıklarında sana saklı olan nice hikmetler ve hayırlar yaratmıştır. Akıllı davran, şeytanın planının bir parçası olma. Allah'a güven, kaliteli bir Müslüman olma derdin en büyük idealin olsun.
Tesettürün ne demek olduğunu, Rabbinin mü'min hanımlardan ne beklediğini o hâlde çok iyi biliyorsun. Çevren sebebiyle mi böyle düşünüyorsun yoksa kendi yaşantın seçimlerin açısından mı bunu güzel bir şekilde değerlendirmelisin. Ne istediğini, hayattaki beklentini netleştirmelisin. Sana tavsiyem; 2-3 ay kadar çevrene ve günlük meşguliyetlerine dikkat ederek geçirmen. Kendin için çok dua et. Namazlarını aksatma. Geçmişini bir kenara bırakarak önündeki günlere dair doğru kararları kendin ver. Geçmişi öne sürerek yarının heba etme. Bu tavsiyelere uyduktan sonra tekrar sürecini yazabilirsin. Fikrinde bir değişim var mı yok mu tekrar değerlendirelim olur mu!
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Eğer tövbe etti iseniz, tövbenizde de samimi iseniz kesinlikle korkmayın. Size sizden çok merhameti olan bir Rabb’iniz var, sizi bağışlayacak, kapısını size açık tutacaktır. Umutsuz kalmayın. Sizi umutsuz bırakmak, şeytanın en büyük başarısı olacaktır. Ona taviz vermeyin. Yeter ki samimi olun tövbenizde. Bir daha geri dönmemeye dağlar gibi büyük bir kararlılığınız olsun.
Önce kredi kartının helal olduğunu zannederek söze başlayalım. Eğer kart helal bir kart ise, o karttan ötürü bir fark getirilmesinin sakıncası olmaz.
Müzik, üzerinde ciddi tehditlerin bulunduğu bir meseledir. Uzak kalmanızı tavsiye ederim. Zira, sizin körpe zihinlere haramlığı bildirilen bir şeyi aşılamanız, normalin üstünde bir vebaldir.
Kur'an, nerede okunursa okunsun tecvidine riayet edilerek okunmalıdır. Ancak namazdaki okumada tecvidin abartılması namaz huşusunun bozulmasına neden olacaksa bu yanlış görülmüştür. Ortayı bulmak gerekir.
Böyle bir hadisin varlığını bilmiyorum.
Buluğ çağına girdiğiniz tarihi biliyorsanız, o tarihten itibaren; bilmiyorsanız on beş yaşından gün aldığınız tarihten itibaren namaz başladığınız güne kadar üzerinizden kaç vakit namaz geçtiğini hesaplayın. Ondan sonra da yaptığınız gibi bir kaza takvimi yapın. Mesela 2000 sabah namazı, şu kadar öğlen namazı diyerek borcunuzu bilin. Her fırsatta da 'üzerime kaza kalan son sabah namazı' diyerek bir namazı kaza edin. Sadece farzları kılacaksınız. Bir de vitir namazını. Yalnız sabah ve ikindi namazından sonra kılmasanız daha iyi olur. Başka yapacağınız bir şey yok. Tövbenizde samimi oldukça endişe etmeyin. Allah ğafûrdur, rahimdir.