Fetva Meclisi
Soru
'Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek' hadisi sahih midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadisi o şekilde bilmiyorum.
Hayır, böyle bir SAHİH hadis yoktur. Bunu hadis olarak görmemiz gerekmiyor.
Bu anlamı çağrıştıran sahih bir hadis bilmiyorum.
Aleykümselam. Böyle sahih bir hadis bilmiyorum.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadisi o şekilde bilmiyorum. Size de bekar kalmayı tavsiye etmem. İçini dolduramayacağınız bir iddia olarak altında ezilirsiniz.
Halanızdan doğan hiç kimse ile evlenemezsiniz. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yaşınızı bilemediğim için net bir şey söyleyemeyeceğim. Özellikle belli bir yaştan sonra unutmak normaldir. Neticede de Allah ne takdir buyurdu ise o kadar olacaktır; buna razı olmanız lazım. İş ortamınızın gürültülü ve yorucu olması da etki eder. Aldığınız gıda türü de önemli; çok hamurlu ve tatlı, yağlı yememelisiniz. Kilonuz çok olmamalıdır. Uyku düzeninizi kontrol edin. Düzenli ve rahat bir ortamda yedi saatten az uyumayın. Dua etmenizde fayda vardır. Allah yardımcınız olsun.
Kur'an, nerede okunursa okunsun tecvidine riayet edilerek okunmalıdır. Ancak namazdaki okumada tecvidin abartılması namaz huşusunun bozulmasına neden olacaksa bu yanlış görülmüştür. Ortayı bulmak gerekir.
Önce kredi kartının helal olduğunu zannederek söze başlayalım. Eğer kart helal bir kart ise, o karttan ötürü bir fark getirilmesinin sakıncası olmaz.
Bu tür iddialar, asıl mesajı yakalayamamak, kabukla uğraşıp özü ihmal etmenin ötesinde bir şey olmaz. Neden kendimizi zorlayarak kulluk yapıyoruz ki?
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Eğer tövbe etti iseniz, tövbenizde de samimi iseniz kesinlikle korkmayın. Size sizden çok merhameti olan bir Rabb’iniz var, sizi bağışlayacak, kapısını size açık tutacaktır. Umutsuz kalmayın. Sizi umutsuz bırakmak, şeytanın en büyük başarısı olacaktır. Ona taviz vermeyin. Yeter ki samimi olun tövbenizde. Bir daha geri dönmemeye dağlar gibi büyük bir kararlılığınız olsun.