Fetva Meclisi
Soru
Sohbetler dinliyorum ama kısa bir süre sonra aklımda bir şey kalmıyor. Bu unutkanlığa bir çare var mı hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Hayatınızı dolu dolu geçirmeniz gerekiyor. Yatağa bile tam uykunuz gelince girin. Bu büyük oranda boş vakti olanların daha yoğun karşılaştığı bir sıkıntıdır. Kendinizi, bu işin hastası olarak görmeyin. Bu, sizin karşınıza çıkan bir sıkıntıdır, biiznillah geçer. Elbette, gözünüzü korumak zorundasınız. TV'den bilgisayardan zorunluluk dışında uzak durun. Yaşınız ve evlilik durumunuzu belirtmemişsiniz. Bekarsanız hemen evlenin. Asla içinizden geçen bir şeyi denemeye kalkışmayın; bir deneme ile uçurumun dibini bulabilirsiniz. Çokça dua edin. Cemaatle namaz kılın. Muhakkak Kur'an okuyun. Sohbetlere gidin. Beyninizde bu yoğunluk oluşunca tevbe edip kendinizi toparlamaya çalışın. Gıdanızdan protein ve benzeri şehvet yükleyiciliği yüksek olanları azaltın. Hoşunuza giden bir sporu sürekli yapın. İyi haberlerinizi bekliyoruz.
Selamünaleyküm. İlerleyen her yıl, insana bir yaş daha ilave etmektedir. Her yaş da sizin bedeninizin biraz daha yıpranması demektir. İnsan, kendisini yirmi yaşındaki gibi zanneder ve gerekli tedbirleri almazsa sizin karşılaştığınızla karşılaşır. İlerleyen yaşa göre kendinize çeki düzen vermeniz gerekir. Ahiret’e biraz daha yakın bilmelisiniz kendinizi. 1- Yemek düzeninizi yaşınıza göre ayarlayın. 2- Dinlenme (başta uyku olmak üzere) zamanınızı daha iyi kullanın. Uykudan asla taviz vermeyin. Düzenli bir uykunuz olsun. 3- Sizin yaşıtlarınız olanlar oturup kalkmayı yeğleyin. 4- İbadet temponuzu artırın. Cemaatle namaza muhakkak devam edin. Her gün Kur'an okuyun. Belli bir zikir virdiniz olsun. 5- Sılayı rahim yapın. 6-Kendinize bir ders halkası bulun, ona katılın.
Selamünaleyküm. Sizin yaratılışınız böyle, razı olmaktan başka yapacağınız bir şey yoktur. Bunu kendinize dert etmeyin. Bilerek de hata etmeyin yeter. Allah yardımcınız olsun.
Evet, hayatın gerçeği budur, böyledir. Yalnız bu sürekli böyle gitmez. Bir süre sonra toparlayabilirsin. Şeytan seni perişan etmesin. Şu andaki durumunu mevsim değişikliği gibi anlamaya çalış. Aileni ihmal etme. Farzlarda hiçbir şekilde aksaklık yapma. Haramlardan uzak dur. Çok geçmeden vakit bolluğu ve planlı iş yapma düzeyine geleceksin. Bu da bir imtihan ve bu da bir süreçtir.
Selamünaleyküm. Bu nedenle, Allah'ın bir emrini sakın geciktirmeyin. Nasıl olsa acıkacağım diyerek bir gün yemek yememek oluyor mu? Daha mantıklı düşünün, şeytan sizi basit bir hile ile oyalıyor.
Her şeye rağmen yılma. Şeytan seni mağlup etmesin. Ayakta kal, tevbeni et, düşmemeye çalış, sosyal medyanın tahrik edici şehvetinden uzak durmaya çalış. Sporuna devam et. Kendine boş vakit bırakma. Bunlar geçici çözümlerdi. Kalıcı çözüm ise evlenmen. Bunu geciktirme. Asıl çözümün burada... https://fetvameclisi.com/fetva/masturbasyon-yapmaktan-nasil-kurtulabilirim
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir hadisin varlığını bilmiyorum.
Bu tür iddialar, asıl mesajı yakalayamamak, kabukla uğraşıp özü ihmal etmenin ötesinde bir şey olmaz. Neden kendimizi zorlayarak kulluk yapıyoruz ki?
Kur'an, nerede okunursa okunsun tecvidine riayet edilerek okunmalıdır. Ancak namazdaki okumada tecvidin abartılması namaz huşusunun bozulmasına neden olacaksa bu yanlış görülmüştür. Ortayı bulmak gerekir.
Önce kredi kartının helal olduğunu zannederek söze başlayalım. Eğer kart helal bir kart ise, o karttan ötürü bir fark getirilmesinin sakıncası olmaz.
Kumar oynamak için kullanılan bir aleti, kumar için olmasa bile bulundurmak, kullanmak en azından mekruhtur. Ayrıca sizin onu bulundurmanız, çocuklara, arkadaşlara kötü örnek olmaktır. Sizden etkilenip ona bulaşanın işlediği bütün günahlara ortak olursunuz. Atın gitsin.
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.