Fetva Meclisi
Soru
Kredi kartı ile mesela 5000 TL değerinde bir araç alındığında, komisyon adı altında fark alınıyor. Örneğin 5.200 TL olur. Bu caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
KREDİ KARTI'nın kendisi helal ise onun üzerinden verilen hediyeler de helal olabilir.
Bir iş veya bir hizmet ya da mal karşılığında alınan bedel helaldir. Bankalar verdikleri kredi kartlarıyla bir hizmet sunmaktadırlar. Dolayısıyla kredi kartı ile yapılan alışverişlerde, bankanın verdiği hizmet karşılığında anlaşma gereği iş yeri sahiplerinden komisyon adı altında almış olduğu ücret, faiz olarak değerlendirilemez.
Aleykümselam.Taksit farkı konması ticareti sakıncalı duruma getirmez. Bu işlemin faizli bir banka yoluyla yapılmasında sorun olur.
Alım sürecinde yalan, hile veya aldatma söz konusu olmadığı sürece sorun olmaz. Yaptığınız alışverişin helalliği konusunda aklınıza bir şüphe takılmasın. Yalnız konuya olması gerekenin en doğrusu ve iyisi olarak bakarsanız bir malı değeri üzerinden almak daha yerinde bir davranıştır. Yalnız sizin de mağdur olmamak ve kâr etmek üzere yaptığınız girişim helal bir ticaret şeklidir.
Selamünaleyküm. Faizci bir banka ile yapılan bu alışverişte faiz olma riski vardır.
Böyle bir helalleşme mümkündür, caizdir. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kur'an, nerede okunursa okunsun tecvidine riayet edilerek okunmalıdır. Ancak namazdaki okumada tecvidin abartılması namaz huşusunun bozulmasına neden olacaksa bu yanlış görülmüştür. Ortayı bulmak gerekir.
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir hadisin varlığını bilmiyorum.
Eğer tövbe etti iseniz, tövbenizde de samimi iseniz kesinlikle korkmayın. Size sizden çok merhameti olan bir Rabb’iniz var, sizi bağışlayacak, kapısını size açık tutacaktır. Umutsuz kalmayın. Sizi umutsuz bırakmak, şeytanın en büyük başarısı olacaktır. Ona taviz vermeyin. Yeter ki samimi olun tövbenizde. Bir daha geri dönmemeye dağlar gibi büyük bir kararlılığınız olsun.
Yaşınızı bilemediğim için net bir şey söyleyemeyeceğim. Özellikle belli bir yaştan sonra unutmak normaldir. Neticede de Allah ne takdir buyurdu ise o kadar olacaktır; buna razı olmanız lazım. İş ortamınızın gürültülü ve yorucu olması da etki eder. Aldığınız gıda türü de önemli; çok hamurlu ve tatlı, yağlı yememelisiniz. Kilonuz çok olmamalıdır. Uyku düzeninizi kontrol edin. Düzenli ve rahat bir ortamda yedi saatten az uyumayın. Dua etmenizde fayda vardır. Allah yardımcınız olsun.
Müzik, üzerinde ciddi tehditlerin bulunduğu bir meseledir. Uzak kalmanızı tavsiye ederim. Zira, sizin körpe zihinlere haramlığı bildirilen bir şeyi aşılamanız, normalin üstünde bir vebaldir.