Fetva Meclisi
Soru
Namaz kılarken okuduğumuz surelerde kıraate çok önem vermemiz gerekir mi? Tam manasıyla -kıraat ve tecvit yönünden- düzgün bir okuyuş çok uğraş istiyor ve namazda iken manayı düşünmek yerine 'şurada ne vardı, şurayı düzgün okudum mu' diye aklımı meşgul ediyor. Doğrusu nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, namaz kılarken kıraat okumada tertip (sırayı gözetme) yapılmalıdır. Tertibe dikkat etmemek namaza engel bir durum değildir. Ama dikkat edilmesi tavsiye edilir. Kıraatteki tertiple (sıra ile) Kur'an'da yer alan ayet ve sure sıralaması kastedilir. Atlanarak okunacaksa en az iki sure atlanmalıdır. Bu konuda detaylı ve daha anlaşılır bilgi için hocamızın "Fıkıh Okumaları" ses kayıtlarını dinlemenizi tavsiye ederim.
Kıraatteki titizlik, namazın genel huşuunu azaltacak yani namazda dikkat dağıtacak ya da namazdan daha önemli olacak şekilde yapılmamalıdır. Tecvid kaidelerine uyulması yeterlidir. Camilerdeki AŞIR OKUMA tarzında bir kıraat namaz için uygun olmaz. İdeal denebilecek okuyuş bir Kur'an sayfasının üç dakikada okunacağı okuyuş olabilir. Bu, kesin bir ölçü değildir, kişiden kişiye ağız yapısından dolayı bir nebze değişiklik gösterebilir.
Birinci rekâttaki kıraatimizin ikincidekinden daha uzunca olması Sünnet'tir. Ancak namaza zararı yoktur.
Namazda okunan âyetlerin anlamlarını düşünmek namaza zarar vermez ama bir tefsir dersi niteliğine getirilmesi namaz huşuu için sakıncalı sonuç getirebilir. Birincisi tavsiye edilen, ikincisi ise dikkat edilmesi gereken bir durum olur.
Kur'an’ımızı tecvid adını verdiğimiz bir kaideler manzumesi ile okumak zorundayız. Başka türlü okunması asla caiz olmaz. Kur'an’ımız dışındaki hadisler de dahil olmak üzere metinlerin okunmasına yönelik bir tecvid benzeri kurallar yoktur. Asıl maksat olan hadisin bereketini gidermesin, dikkat edin.
En güzel şekilde namaz kılmak zorundayız. En güzel şekilde olmasının şartlarından biri de namazdaki kıraatin tecvidine uygun olmasıdır. Bir de TA'DİL-İ ERKÂN'a riayet edilmesi gerekmektedir. Ta'dil-i erkân ise rukûden doğrulduğunda ve iki secde arasında acele etmemek, en az bir kere subhanellah diyecek kadar beklemektir. Fakat bu en iyi yapma gerekliliği, olmaması halinde namazın kazasını gerektirmez. Bundan sonrasını daha iyi yapmaya gayret etmek, namaz ilmihalini iyi öğrenmek yapılması açısından daha önemli durmaktadır. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Önce kredi kartının helal olduğunu zannederek söze başlayalım. Eğer kart helal bir kart ise, o karttan ötürü bir fark getirilmesinin sakıncası olmaz.
Böyle bir hadisin varlığını bilmiyorum.
Nasıl bir insan sıhhatini en üst derecede, hiçbir sorunla karşılaşmamış olarak yaşamak istiyorsa dinimiz de böyledir. Hiçbir günaha bulaşmadan, Allah'ın huzuruna tertemiz olarak çıkmayı hedef ediniriz. 'Şu kadar hastalanayım da sonra iyileşirim.'denemeyeceği gibi 'Şu kadar günahla idare edeyim, sonra düzelirim.' de denemez. Akıl bunun aksini kabul etmez. Çünkü bugün nefsine hâkim olamayan yarın nasıl hâkim olup 'Bırakırım.' dediği şeyleri bırakacak, 'Yaparım' dediği şeyleri yapacak? Onun için tertemiz olmaya çalışacağız. Bu hayatın sonrası mı var ki sonra yaparım diye beklenti içinde olalım? Bu size yazmak istediğim birinci gerçek. Ama asıl yazmak istediğim husus şudur: Kesinlikle ama kesinlikle, ne yaparsak yapalım yaptığımız şey, Allah'ın rahmetinden daha büyük, O'nun affını aşabilecek bir durumda olamaz. O'nun rahmeti ve affı, daima en öndedir. Bunun, bizim umudumuz olarak sürekli gözümüzün önünde durması gerekir. Ne yapıyor olursanız olun, O'nun affını geçemezsiniz. İki şeye dikkat edin yeter: Bir: İşi inadına yapmayın. 'Ne olacak?' türünden bir savunma yapmayın. 'Kulum, zavallıyım, eziliyorum, pişmanım.' deyin. İki: Hedefiniz, gayeniz cennetlik olmayı sağlayacak işler olsun. Yapabildiğiniz kadarını da yapın. Laf Müslüman'ı olmayın. Gayretli olun, sabırlı olun, umutlu olun. Ayrıntılara da takılıp kalmayın. Üniversite sonrası da demeyin. 'En kısa zamanda, hemen inşallah!' demeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Eğer tövbe etti iseniz, tövbenizde de samimi iseniz kesinlikle korkmayın. Size sizden çok merhameti olan bir Rabb’iniz var, sizi bağışlayacak, kapısını size açık tutacaktır. Umutsuz kalmayın. Sizi umutsuz bırakmak, şeytanın en büyük başarısı olacaktır. Ona taviz vermeyin. Yeter ki samimi olun tövbenizde. Bir daha geri dönmemeye dağlar gibi büyük bir kararlılığınız olsun.
Yaşınızı bilemediğim için net bir şey söyleyemeyeceğim. Özellikle belli bir yaştan sonra unutmak normaldir. Neticede de Allah ne takdir buyurdu ise o kadar olacaktır; buna razı olmanız lazım. İş ortamınızın gürültülü ve yorucu olması da etki eder. Aldığınız gıda türü de önemli; çok hamurlu ve tatlı, yağlı yememelisiniz. Kilonuz çok olmamalıdır. Uyku düzeninizi kontrol edin. Düzenli ve rahat bir ortamda yedi saatten az uyumayın. Dua etmenizde fayda vardır. Allah yardımcınız olsun.
Müzik, üzerinde ciddi tehditlerin bulunduğu bir meseledir. Uzak kalmanızı tavsiye ederim. Zira, sizin körpe zihinlere haramlığı bildirilen bir şeyi aşılamanız, normalin üstünde bir vebaldir.