Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Sorum şu bir erkek, tesettürlü bir kadın ile evlenmek istiyorsa fakat karşısına çok ama çok aşık olduğu açık bir kadın çıktıysa ne yapmalıdır. Ama o kişi kapalı bir kadın istiyor. Ama o kişiyi de çok istiyor. Ne yapmalı bu kişi. Yardımcı olun lütfen. Allah razı olsun. TEŞEKKÜRLER...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadının tesettürü, Allah'ın emridir. Devletin veya eşinin veya bir başkasının engel olma hakkından asla söz edilemez. Eş sadece tesettürün yüzeysel şekline müdahale edebilir. Şöylesi daha şık durur diyebilir mesela. Dinimizle ilgili pazarlık hakkımız yoktur.
Selamünaleyküm. Evlilik bir gönül işidir. Gönlünüzün ısınmadığı biri ile evlenmeyin.
Selamünaleyküm. Tesettür açısından bir sıkıntıdan dolayı mani olunabilir, açık bir sakınca yoktur ortada.
Selamünaleyküm. Böyle bir durumda, ikinizin de kabul edeceği bir kişinin önünde ortak noktayı bulmanız en ideal yoldur.
Selamünaleyküm. Böyle bir evlilik yapma. Sevemediğinle evlenme.
Selamünaleyküm. Bu, açık bir haddi aşmaktır. Söyleyebileceğimiz bir söz yoktur. Umarım anlattıklarınız aktarmada abartılmış sözlerdir.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Sahih bir hadis olarak böyle bir bilgi sahibi değilim.
Selamünaleyküm. İçinde haram ifadeler geçmeyen aşk şiiri yazılabilir.
Selamünaleyküm. Erkeğin kadından, kadının da erkekten etkilenmesi bir fitne olduğundan birbirlerinin etkileneceği şekilde bulunmalarını yasaklamıştır dinimiz. Bakma ve dinleme, dokunma yasakları bundan dolayıdır. Erkeğin kadına bakması ile kadının erkeğe bakması arasında şöyle bir fark vardır: Kadının bütün bedeni avrettir yani bakılması hâlinde günahtır. Bundan sadece elleri, yüzü ve ayakkabı giyilen bölüm kadar ayakları müstesnadır. Ama erkeğin sadece diz ile göbek arası avrettir. Bakma da buna göre hüküm almaktadır. TV izlerken durum farklıdır. TV zaten kendisi bir fitnedir ama izlenebilirliği olan bir görüntü için bu hüküm geçerli olmaz. Allah'ın haramlarından bir haram müptela olanları gördüğümüzde ilk yapacağımız iş, onların hâline düşmekten bizi koruduğu için Allah'a şükretmek olmalıdır. Ardından da yapabileceğimiz bir düzeltme yardımı varsa onu yapmaktır ki bu durumda size bir bayan olarak çok görev düşmüyor. Hepimizin en büyük görevi Allah'tan korkan bir çevre oluşturmak, öyle bir çevrede yaşamaya çalışmaktır. Bu çevre, okuldan da camiden de önemlidir. Evet, bu kolay hatta belki de mümkün bile değildir şimdi ama Allah Teâlâ bizi, yapabildiğimiz kadarını yapmış olarak görmelidir. En azından evimizi, evimizi beceremezsek, odamızı korumalıyız. Allah'a emanet olunuz.
Bir kere, bu durumu geleceğinizi karartan bir konu olarak görmek yerine tevbe ile temizlenmiş biri olarak yaşama konusu olarak ele alın. Şeytan sizi ikinci bir darbe ile ömür boyu süründürmeden siz tedbir alın. Tevbe edin. Tevbe ile dim dik durun. Allah size yardım eder o zaman. Eş adayınız, böyle bir durumu size sorması hâlinde yalan söyleyemezsiniz. Sormayana da bu konuyu açmanız şart olmaz. Şunu da bilin ki, evlilik kaderinizde varsa bu size engel olmaz, sizi heyecanla nikâhına almak isteyen biri kapınıza gelecektir, hiç tereddüt etmeyin. Siz mü'mince hayatınızı yaşamaya bakın.
Kadın, bir çeşidi ile zulüm gördüğünü söyleyerek boşanma davası açabilir. Boşanması da hak olur. Eşiniz şu anda sizden ayrılmak istiyor ve geçmişte haklı olduğu şeyler varsa sizin yapabileceğiniz en iyi şey, onun aile büyüklerine bir şans daha tanınması için ricada bulunmanızdır. Böyle bir sulhun dışında huzurunuz olmaz.
-Aşk hikayesi yazmayan yoktur. Siz yeni bir şey yazabilecekseniz yazın. -Uluhiyet açısından sıkıntı oluşturmayan yani imana zarar vermeyen hayaller üretebilir ve yazabilirsiniz.