Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleyküm hocam bi yerde "birbirini seven iki kişi, biri doğuda biri batıda da olsa Allah onları mutlaka bir araya getirecektir" diye bi hadis okumuştum. Arkadaşlarla tartıştık. Hadisin aslı var mıdır? İyi günler.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Maalesef bu aşırılığı benimseyen kardeşlerimiz vardır. Onlarla tartışmamayı ilke edinmeliyiz. Zira tartıştıkça onları kökleştirmiş oluruz. Biz de ya zihnimizi bulandırırız ya da moralimizi kırarız, ikisi de bizim için zarardır. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.
Aleykümselam. Bilmiyorum!
Selamünaleyküm. Onlar harama battıkça sen de batacaksın. Bunu onlara bildir, ayrılmalarını söyle.
Aleykümselam. Herkes gibi onun durumu da Allah'a kalmıştır.
Selamünaleyküm. Siyasi lider anlamında bu şekilde bir hadis vardır. Fatih'in yaptığı ise (eğer yaptı ise) doğru değildir. Olmamış şeylere hüküm tatbik etmek doğru değildir.
aşk konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Herkes cennete girmek ister ama cehennemin reklamlarına dayanamaz. Siz de buna göre karar verirsiniz. Gerçekten istemekle hayal etmek aynı şeyler değildir.
Selamünaleyküm. İçinde haram ifadeler geçmeyen aşk şiiri yazılabilir.
Selamünaleyküm. Erkeğin kadından, kadının da erkekten etkilenmesi bir fitne olduğundan birbirlerinin etkileneceği şekilde bulunmalarını yasaklamıştır dinimiz. Bakma ve dinleme, dokunma yasakları bundan dolayıdır. Erkeğin kadına bakması ile kadının erkeğe bakması arasında şöyle bir fark vardır: Kadının bütün bedeni avrettir yani bakılması hâlinde günahtır. Bundan sadece elleri, yüzü ve ayakkabı giyilen bölüm kadar ayakları müstesnadır. Ama erkeğin sadece diz ile göbek arası avrettir. Bakma da buna göre hüküm almaktadır. TV izlerken durum farklıdır. TV zaten kendisi bir fitnedir ama izlenebilirliği olan bir görüntü için bu hüküm geçerli olmaz. Allah'ın haramlarından bir haram müptela olanları gördüğümüzde ilk yapacağımız iş, onların hâline düşmekten bizi koruduğu için Allah'a şükretmek olmalıdır. Ardından da yapabileceğimiz bir düzeltme yardımı varsa onu yapmaktır ki bu durumda size bir bayan olarak çok görev düşmüyor. Hepimizin en büyük görevi Allah'tan korkan bir çevre oluşturmak, öyle bir çevrede yaşamaya çalışmaktır. Bu çevre, okuldan da camiden de önemlidir. Evet, bu kolay hatta belki de mümkün bile değildir şimdi ama Allah Teâlâ bizi, yapabildiğimiz kadarını yapmış olarak görmelidir. En azından evimizi, evimizi beceremezsek, odamızı korumalıyız. Allah'a emanet olunuz.
Bir kere, bu durumu geleceğinizi karartan bir konu olarak görmek yerine tevbe ile temizlenmiş biri olarak yaşama konusu olarak ele alın. Şeytan sizi ikinci bir darbe ile ömür boyu süründürmeden siz tedbir alın. Tevbe edin. Tevbe ile dim dik durun. Allah size yardım eder o zaman. Eş adayınız, böyle bir durumu size sorması hâlinde yalan söyleyemezsiniz. Sormayana da bu konuyu açmanız şart olmaz. Şunu da bilin ki, evlilik kaderinizde varsa bu size engel olmaz, sizi heyecanla nikâhına almak isteyen biri kapınıza gelecektir, hiç tereddüt etmeyin. Siz mü'mince hayatınızı yaşamaya bakın.
Kadın, bir çeşidi ile zulüm gördüğünü söyleyerek boşanma davası açabilir. Boşanması da hak olur. Eşiniz şu anda sizden ayrılmak istiyor ve geçmişte haklı olduğu şeyler varsa sizin yapabileceğiniz en iyi şey, onun aile büyüklerine bir şans daha tanınması için ricada bulunmanızdır. Böyle bir sulhun dışında huzurunuz olmaz.
-Aşk hikayesi yazmayan yoktur. Siz yeni bir şey yazabilecekseniz yazın. -Uluhiyet açısından sıkıntı oluşturmayan yani imana zarar vermeyen hayaller üretebilir ve yazabilirsiniz.