Fetva Meclisi
Soru
Selamun aleykum hocam sohbetlerinizden çok istifade ediyoruz, Allah sizden razı olsun. Hocam bazı gruplar oy vereni, kendi grubundan olmayanları, kendisi gibi düşünmeyenleri kafir yapıyorlar. Hazine malı üzerinde oturmayı meşru kılıyor, onlardan olmayan etraflarındaki kadınlara kızlara cariye gözüyle bakıyorlar. Bizim bu gibi insanlarla ilişkimizin ölçüsü ne olmalı ve bunlarla ticaret yapabilir miyiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. İlminiz size sabır da öğretmeli imiş. Sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizi de dinlemediler ama o kardeşleri ile kavga etmedi. İlminizin gereğini yapın ve insanlar hırçınlaştıkça siz hastası ağırlaşan doktor gibi olun; merhametiniz artsın, ilginiz artısn, diliniz tatlansın. Böylece her nefesiniz sevaba dünüşsun.
Aleykümselam. Hiçbir mü'min cemaat hakkında bir şey düşünme iddiamız olamaz. Kimseye vahiy gelmiyor. Herkes Allah için bir şeyler yapmaya çalışıyor. İyi yapan da hata eden de Rabbinin huzuruna çıkacak. Sözünü ettiğiniz cemaat, kendi ilkeleri etrafında önemli işler yapıyorlar. Allah onlardan razı olsun. 'Şöylesi daha iyi olurdu' şeklinde beyanların yararı yoktur. Daha iyisini bilen onu yapmalıdır. Onları mü'min kardeşlerimiz olarak seviyor, himmetlerini beğeniyoruz. Uygulamalarındaki bazı hususlara itirazımız vardır. Bu da ne bizi sarsar ne de onları küçültür.
Selamünaleyküm. Mümin, bu zamanda önce kendisini korumalıdır. Fitne ateş gibi her yeri sarmış durumdadır. İmanımız ciddi bir şekilde tehlikededir. Önce kendinizi korumayı gaye edinin. Onlar size tesir etmesinler. İkinci göreviniz de onlara iyi örnek olmaktır. En iyi yapacağınız şey, imanınızla oluşan kimliğinizi kıskandırmaktır. Tatlı konuşan, vakar sahibi, sözüne sadık, ibadet ihmal etmeyen, ahireti hesap eden bir mümin olduğunuz zaman onlar sizden istifade edeceklerdir. Böylesi, oturup onlara bir saat seminer vermekten iyidir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Aleykümselam. Güneş olun siz; ışık saçın, ısı saçın. Siz güneş olun; size rağmen üşüyen üşüsün, karanlıkta kalan da kalsın. Siz güneş olun; kendinizi de söndürmeyin.
Selamünaleyküm. O kadının yeri başımızın üstüdür, gözümüzün sürmesidir. Allah ondan razı olsun. O iffettir, ahlâktır. O kadındır. O Nesibe radıyallahuanha dır.
aşırılık konusundaki diğer fetvalar
Hiçbir şeyin aşırılığı iyi değildir. Çok yememek iyidir, az konuşmak iyidir ama aşırıya kaçtığında mesela haftada beş kilo eriyecek kadar yememek bir aşırılıktır ve doğru değildir. Zayıf düşerek şeytana daha iyi bir lokma hâline gelmektense, dengeyi koruyup çok ibadet ederek kalmak daha iyidir. Normal yiyin için. İnsanlardan kopmayın, onların içinde eriyerek de yok olmayın. Geçmiş hatanızla uğraşacak yerde daha güzel işler yaparak 'kötülüğü iyilikle temizleme' siyaseti güdün. Allah kolaylıklar versin.
Selamünaleyküm. Aşırılığın hiçbir çeşidi doğru değildir. Bunun yerine gerekli oldukça çıkma prensibini uygulayın, daha yararlı olanı yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Sizin bu bakışınızla huzur bulmanız çok zor. Yapacağınız en güzel şey ya da tek çareniz, eşinizin de kabul edeceği bir ismin hakemliğine müracaat etmektir. Evet, eşinizin yaptıklarında sizin anlattığınıza göre bir aşırılık vardır ama bu aşırılık art niyetli değildir, biraz azaltılsa da sizin için yine ağır olabilir. Bir hakeme gidin.
Selamünaleyküm. En güzeli iki tarafın da ortak barış noktasını sizin oluşturmanızdır. İki tarafı da tatmin edin tartışma bitsin. Bunu başarınca dinen de bir sorun kalmaz.
Tasavvufun içinde atılması gereken yanlışlar olabilir ama tasavvufu reddetmenin anlamı yoktur.
Haramlar bellidir. Farzlar da bellidir. Mesela alkol haramdır. Müslüman meyve suyuna da alkol gibi muamele yaparsa aşırı gitmiş olur. Başka bir örnek de şudur: Öğlen namazı mesela dört rekâttır ve şartları kılınışı bellidir. Bir ilmihal kitabında bunlar yazılıdır. Bir Müslüman kalkar da ilmihal kitabında olmayan şeyleri de namazın şartı gibi algılarsa aşırı gitmiş olur. Bir örnek daha: Yemek, uyku, muhabbet mübah ve ihtiyaç olan işlerdendir. Bunları daha iyi Müslümanlık adına kısıp bedenine zarar verirse aşırı gitmiş olur. Siz bunların tamamına “kaş yaparken göz çıkarmak” diyebilirsiniz.