Fetva Meclisi
Soru
Hocam özellikle tasavvufi çevrelerde şirk içeren unsurlar görüyorum. Bunları anlamayacak kadar cahil değilim. Örneğin, dünyayı evliyalar ayakta tutuyormuş, şeyh avucundan tüm müritlerini izliyormuş, şeyhin fotoğrafına abdestsiz dokunulmazmış, Allah şeyhte tecelli edermiş vs. Bunlara karşı tavrımız ne olmalı? Dilsiz şeytan olmak istemiyorum ama daha berbat da etmek istemiyorum. Müslümanca bir tavır nasıl sergilenir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Ben de sözünü ettiğiniz teoriyi dinden bir parça olarak görmüyorum, görmeyi de iman açısından tehlikeli buluyorum. Ne var ki, sizin ifade tarzınızla o düşünce sahiplerinin üzerine gitmeyi de taktik hatası olarak görüyorum. Onların fikirlerinden vazgeçmesine katkısı olmadığı gibi kemikleşmelerine sebep olabiliyor da. Buna dikkat ediniz.
Bizim kâfirlere karşı kaba ve ahlâk dışı tavırlarımız hatadır. Mü'min açısından olmamalı diyeceğimiz tavırlardır bunlar. Özellikle de azınlığı durumunda olduğumuz toplumlarda bu tür hataları yapanların iyi niyetinden şüphe ederiz. Aynı şekilde dinimizi yontarak onların gönlünü yapmaya çalışmak da akılsızlık ve boş bir iştir. İkisinin ortasında vakarımızla bulunmayı becerebilmeliyiz. Özellikle bu konu etrafında takılıp kalmamanızı tavsiye ederim size, dünyanın gündemi çok yoğun, bir konuya takılmak geri kalma nedeni olur.
Bu söyledikleriniz şirk değilse bile cahilliktir. İnsanların zafiyetlerini ve korkularını bu şekilde sömürenlere alet olmamak gerekir. Bize Rabbimiz yeter. İmanımız bizi her yerde mü'min kimliğimizle tutmalıdır. Gayret edelim, dökülmeyelim. Allah hepimizi muhafaza buyursun.
İnsan, ön kanaatle bakınca daha keskin kurallara sarılıyor. Bu nedenle, Ümmet'in iç sorunlarına bakarken ilke olarak bir kişi bile dışarıda kalmasın diye gayret etmek lazım. Şimdi tasavvuf erbabının hatalarını irdelemeye kalkarsak, öbür yandan onların hatalarını irdeleyenlerin de sabah namazını cemaatle kılmadıklarını, zikir diye bir şey bilmediklerini, kuru bir İSLAMCILIK şemsiyesi altında konuştuklarını söyleyenlere ne diyeceğiz? Bizim vazifemiz, hataları tespit edip karara bağlamak mı yoksa Allah'ın adının bir kere daha yücelmesini sağlamak mıdır? Ilımlı veya sertten ziyade dengeli ve toplayıcı bakmayı yeğlemekte yarar olduğunu düşünüyorum. Hassasiyetinize teşekkür ederim. Allah yardımcımız olsun.
Selam verip aldıktan sonra, hakka tecavüz gibi bir hata işlemedikten sonra mesafeli ve seviyeli davranmakta sakınca olmaz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabında görmediğimiz işler ve sözlerdir bunlar.
aşırılık konusundaki diğer fetvalar
Haramlar bellidir. Farzlar da bellidir. Mesela alkol haramdır. Müslüman meyve suyuna da alkol gibi muamele yaparsa aşırı gitmiş olur. Başka bir örnek de şudur: Öğlen namazı mesela dört rekâttır ve şartları kılınışı bellidir. Bir ilmihal kitabında bunlar yazılıdır. Bir Müslüman kalkar da ilmihal kitabında olmayan şeyleri de namazın şartı gibi algılarsa aşırı gitmiş olur. Bir örnek daha: Yemek, uyku, muhabbet mübah ve ihtiyaç olan işlerdendir. Bunları daha iyi Müslümanlık adına kısıp bedenine zarar verirse aşırı gitmiş olur. Siz bunların tamamına “kaş yaparken göz çıkarmak” diyebilirsiniz.
Selamünaleyküm. En güzeli iki tarafın da ortak barış noktasını sizin oluşturmanızdır. İki tarafı da tatmin edin tartışma bitsin. Bunu başarınca dinen de bir sorun kalmaz.
Selamünaleyküm. Sizin bu bakışınızla huzur bulmanız çok zor. Yapacağınız en güzel şey ya da tek çareniz, eşinizin de kabul edeceği bir ismin hakemliğine müracaat etmektir. Evet, eşinizin yaptıklarında sizin anlattığınıza göre bir aşırılık vardır ama bu aşırılık art niyetli değildir, biraz azaltılsa da sizin için yine ağır olabilir. Bir hakeme gidin.
Tesettürde gözleri kapatmak farz değildir. Aşırılık olup olmayacağı da kişiye, şartlarına ve pozisyonuna göre değişecektir. Bunu takdir edebilmesi için tesettürün fıkhî ölçülerini, önceliklerini iyice bilmesi gerekmektedir.
Aşağıya linkini bıraktığım cevabı okuyabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun. https://fetvameclisi.com/fetva/asiri-yemek-yeme-ve-obezite-sorununa-recete-niteliginde-bir-mektup
Selamünaleyküm. Aşırılığın hiçbir çeşidi doğru değildir. Bunun yerine gerekli oldukça çıkma prensibini uygulayın, daha yararlı olanı yapmış olursunuz.