Fetva Meclisi
Soru
Muhterem hocam, bazı insanlar Buhari’de Türkleri öven hadis olduğunu öne sürüyorlar. Bunu da; “Türklerin İslam’ın tek koruyucusu” olduğunu öne sürerek savunuyorlar. İslam’ın kaynaklarından olan bu mübarek kitapta böyle bir hadis var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. O edebiyat yapmış. Edebiyatı boş vermenizde hiçbir sakınca yoktur. Buharî ve Müslim'in peşinden gidebilirsiniz.
Buharî'nin Sahih isimli kitabı Kur'an gibi değildir elbette ama sıradan bir kitap da değildir. İçinde zayıf hadis bulunmadığına inanılmaktadır. Zayıf hadis bulunduğu iddiası ileri sürülebilecek bir iki tartışmalı hadis bulunabilir ki bu da 'Buharî'de zayıf hadis vardır' sözünü doğrulayacak nitelikte değildir.
Buharî veya bir başka hadis kitabı bu ümmetin süzgecinden geçerek bugünlere gelmiştir. Muallak hadis kavramını nasıl anladığınızı bilmiyorum. Buharî'nin kullandığı muallak hadisler, o konunun başlığı niteliğindeki sözlerdir. Buharî onlara diğer senetli hadisler gibi hadis muamelesi yapmamıştır. Ortada bir sorun yoktur. Sizin uzaktan izlemekten kaynaklanan bir sıkıntınız olsa gerek bu
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.
Aleykümselam. Deve sidiği hadisi sahih hadis kitaplarımızda vardır.
Sorunuzu niyet açısından irdelemiyorum yani siz bunu kasıtlı soruyorsunuz demiyorum. Yalnız size cevap yazmamın amacı yarın, Rabbimin huzurunda bildiğini söylemekten imtina eden bir mümin durumuna düşmemektir, bunu izah etmem gerekiyor. Zira bu ve benzeri soruların kökeni Müslümanlar değildir. Müslümanların, Buharî'nin Sahih'i ile bir sorunları yoktur. Bizden olmayanların bizim kaynaklarımızı ele almalarının sonucu olarak Buharî tartışılabilir olmuştur. Bu sebeple ortada, “Bu sorunun kaynağı nedir?” endişesi bulunmaktadır. Ümmetimiz adına konuşmaktan başka bir yaptığı olmayanlar da bu tür bilgi enkazını karıştırmayı maharet zannetmektedirler. Sizin niyetinizi irdeleme hakkına sahip değilim. Benim kadar siz de dininizi dert ediniyorsunuzdur muhakkak. Aklınıza gelen bir soruyu sordunuz ben de cevap veriyorum. A- Buharî'nin Sahih isimli eseri, bu ümmetin Şii kökenli müminleri dışında bütün otorite ulemasının BİR NUMARA kabul ettiği bir kitaptır. İçinde “bu Resûlullah aleyhisselama ait bir sözdür” dediği hiçbir hadisin öyle olduğunda da şüphe yoktur. B- Sahih'teki bilgiler HADİSLER ve diğerleri şeklinde tasnif edilebilecek şekilde iki bölümden oluşmuştur. Buharî, Hadis olarak itimat etmediği bilgileri TALİK şeklinde kitabına kaydetmiştir. Buharî'nin kitabının asıl adı el Camiu'l Muhtasar el Müsnid es Sahih min Umuri Resûlullahı sallallahu aleyhi ve sellem ve Sünenihi ve Eyyamihi'dir. Bunun Türkçesi şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin işleri, sünnetleri ve hayatına dair Sahih ve Senedli Muhtasar Ansiklopedi. Bu isimden anlaşılıyor ki Buharî, bir iddia ile ortaya çıkmıştır. O iddiası da şudur: Kitabındaki hadisler, senedi olan ve sahih hadislerdir. Bu kurala uymayan sözleri ise TALİK şeklinde vermiştir. Bu da onları hadis görmediğini bir tür kültürel bilgi gibi kullandığını göstermektedir. Bu şekilde bin üç yüz civarında bilgi vardır Sahih'te. C- Zina eden maymunlar bilgisi Buhari'de 3849 numara ile bulunmaktadır. Bu bilgiyi de sahabi olmayan Amr bin Meymûn'dan nakletmektedir. Bilgiyi, Amr bin Meymûn’un cahiliye dönemine ait bir hatırası olarak nakletmektedir. Hadise bu nakil şekliyle dini hüküm çıkarılacak bir kaynak niteliği kazandırmamıştır. Zira bu bilgi Zinanın Cezası gibi bir bölümde değil, İslam öncesine dair hatıraların anlatıldığı bir bölümdedir. Bu bilgiden önceki başlıklar da yine cahiliye dönemine ait konulardan seçmeleri ihtiva etmektedir. Burada bütün hadis âlimleri Buharî'nin bab yani konuları tasnif maharetine hayran olmuşlardır. Nitekim bu Zina Eden Maymunlar konusu, Buharî dışında başka bir kaynakta da geçmektedir ve orada biraz daha genişçe anlatılmıştır ama Buharî, sadece bir cahiliye hatırasını nakletmeyi kastettiği için ayrıntılı rivayeti almamıştır. Konuyu bir hüküm çıkarma anlayışıyla ele almadığı anlaşılmaktadır. Bu sonuca göre ortada Sahih'i tenkit etmeyi gerektirecek bir durum olmadığı gibi Buharî'nin ilmi ağırlığını bir kere daha izleme imkânı vardır. Ama gaye üzüm yemek değilse diyecek sözümüz yoktur. Biz bu ümmetin geçmişini takdirle ve hürmetle yâd etmek isteyenlerdeniz. Oryantalistlerin bulduklarını zannettikleri ayıplarla mutlu olmaktan Allah'a sığınırız. Rabbim yardımcımız olsun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah seni, umduklarına kavuştursun. Niyetin mübarektir. Gayret et, sonuna kadar bu niyetle ayakta dur. Nerede kalman, ne yapmanla ilgili olarak da şunu söyleyebiliriz: Kabiliyetiniz ne yöne meyilli ise onu tercih etmeniz doğru olur. Bir de nerede ayağınızın kaymayacağını, bu güzel niyetinizi muhafaza edebileceğinizi düşünüyorsanız orayı tercih edin. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Allah eşinizden razı olsun. Ne güzel bir eşiniz var, kıymetini bilin. Sizi kıskananlar, aranıza fitne sokmasın. Böyle baskıya can kurban aman fitneye alet olmayın, kıymet bilin.
Selamünaleyküm. Ahlaken sormadan yapmanız uygun olmaz.
Selamünaleyküm. Şu iki sözü dikkatle kaydet, kararını da ona göre ver: a-Sen artık geri dönülmeyecekmiş gibi kararlı duruyorsun, dolayısıyla bizim sana tavsiyemizin bir anlamı yoktur. Bu nedenle, o kızın şu durumu, bu özelliğini değil de kendi gönül kaptırmışlığını öne çıkarman daha akıllıca olur. b-Anne babanın sana, evlenmemeyi emretme hakları olmaz bu durumda. Başka bir EVLATLIK KUSURUN yok da sadece bu nedenle engellemek istiyorlarsa buna hakları yoktur. Sen, onları dinlememekle pişman olacağın bir işi yapıyorsun. Dinen durum budur.
Selamünaleyküm. Bu bir hastalıktır, her hastalık gibi tedavi edilmesi caizdir.
Selamünaleyküm. Hocahanım; Bu durum, biraz imanı olan her mü'mini uykusuz bırakmalıdır. Şu hâle bakınız: Birkaç yıl önce İHL olsun mu olmasın mı derken şimdi İHL bolluğu başımıza dert olacak gibi görünüyor. Gerçekten uykumuzu kaçıracak bir durum var ortada. Sıkıntımız şudur: Bu meseleyi ikaz edebileceğiniz bir veli de bulmayabilirsiniz. Bir de, ortada böyle kötü bir gelişmeye dikkat edecek gözler kayboluyor. Bir İHL açılması, devletin dine ısınması rahatlığı oluştu. Bunun bir tuzak olduğunu, şeytanın bunu bile bize darbe olarak kullanabileceğini anlatamıyoruz. Garip bir körelme oluştu. Siz öğretmenlere büyük bir yük binmektedir. Allah yardımcınız olsun. Öncelikle öğretmenler ve idarenin bu işin ciddiyetine inanması gerekiyor. Öğretmenler tavizsiz olmalıdırlar. İdare/veli bağlantısı aktif olmalıdır. Öğrencilerin bir ideal taşıması bir nebze size yardımcı olabilir. Diploma ve mezuniyetten başka bir şey düşünemeyen öğrenci başka, insanlığı omuzlayacağına inandırılmış öğrenci başka. Derslerinizde bilgiden çok heyecan aşılamalısınız. Disiplin kurallarında taviziniz olmamalı ve öğrencileri bir tür örgütler gibi organize etmeyi ve onların içinde muhtesipler üretmeyi deneyebilirsiniz. Tabii olarak, yasalar ve insan hakları size ne kadar izin verirse. Allah yardımcınız olsun. Size dua ederiz.