Fetva Meclisi
Soru
Ben üniversitede İngilizce hazırlık sınıfındayım. Sınıf ortamından bahsetmek istiyorum; Sınıfta ders anlatan bayan oldukça gayri ahlaki giyiniyor. Sınıf çok da ve kalabalık. Sınıfın yaklaşık 3'te 1'i erkek. Gerek ders dinlerken gerekse teneffüslerde bu rezilliği görmemek için gözü kapalı olmak gerekiyor. Hocam önümde iki yol var, bunlardan bir tanesi okula gitmeyip devamsızlık yapmak, İngilizceyi dışarıdan halletmek ve haziran ayında sınava giremeyip ağustos sınavına kalmak. İkincisi de, okula bu şekilde devam etmek. Bu konuda ne yapmalıyım sizce?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğitim gördüğünüz alan önemli; insanlık için zaruri ve bayanların muhakkak bulunması gereken bir alan ise dediğiniz doğrudur. Bunun dışında ise başka bir alanda cihat edin. Daha doğrusunu yapmış olursunuz. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ yardımcınız olsun. Size dua ederiz. Değerli kardeşim, Size ‘şuraya gidin’ diyebileceğim bir cami bahçesi bile bilmiyorum. Her yer ve her zaman neredeyse orası gibi. Her nefesimizi ve her mekânımızı Allah için ve şeytana karşı yaşama cihadı yapacağız. Bu zamanda Müslümanlık bunu gerektiriyor. Size iki şey tavsiye edebilirim: a-Bu durumu sizin için bir cihat kabul edin ve olduğunuz yerde bir ‘mücahit’ şuuru ile yaşayın. b-Mümkün olduğu kadar o ortamı en aza indirin. Mesela zorunlu olmayan dersleri almayın, kazancınızdan feragat etmesini bilin. Allah yardımcınız olsun. Size dualar ederim.
Sizi hasseten tebrik ediyorum. Sizin için hususi dua ediyorum. Umumiyetle sizin yaşınızdakiler hele ilk öğretmenliklerinde her şeyin en mükemmeline vakıf olduklarını zannederler, istişareyi fuzuli bulurlar. Allah yardımcınız olsun. Pek güzel düşünmüşsünüz. Sizi tekrar tebrik ediyorum. Rabbim ecrinizi ziyade etsin. Sözünüze bereket ihsan etsin. Bir noktayı tespitte haklısınız: Aşırı ve hızlı kalkış çabuk çökme getirebilir. Adım adım gidin, daha az yorulursunuz. Bir de çocukların o denli hızlı dönüşleri kalıcı olmaz. Neticede çocuktur onlar, sizden etkilenir namaz kılarlar, öbür öğretmenden etkilenip maça giderler. Bunu normal görmeliyiz. Sizin bir kere mesleğinizde “iyi” olmanız gerekiyor. Bu iyiyi iyi yapın. Bu birinci ilkeniz olsun. İkinci olarak da, mesleğinize tapınmayın. Gerektiğinde o akşamki mesai bitimini bile beklemeden bırakacak kıvamda ciddi olun. İyi ama minnetsiz kalitesini tutturduğunuzda öğrenciler kadar öğretmenlere bile etki edersiniz biiznillah. Üçüncü olarak, kibirden sakının. Sinsi bir kibir sizi kökten imha edebilir. Başörtüsü iffetinizken, kibir yüzünden helakiniz olabilir maazallah. Dördüncü olarak, istişareyi sürekli ve yaygın yapın. En azından üç yıl sizden bir üstü ile istişare edin. Gitgide bunun gereği azalacak ama siz sizden öncekilerin birikimini almayı ihmal etmeyin. İstanbul'da bulunuyorsanız vakfımıza gelebilirsiniz. Bu meseleleri daha ayrıntılı görüşebiliriz. Size özellikle dua ediyorum, tebrik ediyorum.
Birincil gayeniz kendinizi korumak ve o ortamlarda erimemek olsun. Siz sağlam kalırsanız o kalışınız biiznillah ümmetinize hayır getirir. Bunun ötesinde de şeriatımızın temel haramlarını gözeterek yaşamayı ilke edinin. Erkeklerin bulunduğu bir ortamda da zorunlu bir durumda ders verebilirsiniz mesela. Bu dersinize çıkarken sizi izleyecek erkeklerin gözüne cazip gelmeyecek bir kıyafetle çıkarsınız ve adeta sokakta yürür gibi olan kıyafetinizle bunu yaparsınız ve sorun olmaz. Bu da şüphesiz birincil göreviniz olması gereken kendinizi koruma ciddiyetinizle sağlanabilir. Devam edin ve çalışın. Onların fikirlerinden korkmayın, muhtemel kendi gevşekliğinizden korkun. Allah yardımcınız olsun.
Bizim 'yararlı olmak' gibi bir emelimiz olmamalı. Bu mantıkla yola çıkarsak kazancımız az olabilir. Asıl gayemiz Allah’ın rızasını kazanmak yani kulluk yapmaktır. Biz birilerine bir kelime anlatırken, bu anlattığımız ona tesir edecekten önce Rabbimiz bize sevap verecek diye yaparız. Böylece de karşımızdaki anlasa da anlamasa da biz kazanmış oluruz. Bugün Allah'a davet eden mü'minlerin en önemli iki görevi şudur: a- Erimeden dik durabilmek yani kendini korumak. b- İyi örnek olabilmek yani diliyle anlatmadan önce hareketleri ile anlatabilmek. Kalpler Allah'ın elindedir. O dilediğini dilediği şeye yönlendiriyor. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. İhlasla ve tabii yöntemlerle söylenen iki cümle kalplere kadar nüfuz edebilir de bir sürü edebiyat hiçbir etki etmeyebilir. Bu iki önceliği unutmayalım. Kendinizi sürekli yenileyin. Bilginizi artırın, insanlara sizden taşanı vermiş olun. Sabredin, asla acele etmeyin. Sonuçları verecek olan Allah Teâlâ'dır. Biz sadece vazifemizi yapıyoruz. Müşteri arar gibi anlatacak kimse aramayacağız. Biz bulunduğumuz her yerde dinimizden bildiklerimizi söyleyeceğiz. Bir program eşliğinde beraber olabildiklerimiz varsa onlarla belli bir ders yapmamız mümkün olur. Ders yaptığımızda önceliğimiz ilmihal olmalıdır. İlmihal dinin pratiği demektir. İnsanların taharette bile sıkıntıları olan bir zamanda bunu yapmalıyız. Sonra hadisler okuyabiliriz. Riyazussalihin sizin için iyi bir kaynak olabilir. Onu okuyun, okutun. Erkam Yayınları’ndaki açıklamalı baskısı mükemmel denebilecek niteliktedir. Allah yardımcınız olsun.
Neden, hayat bizim için imtihandır diyoruz? Çünkü imtihanı sadece sabah namazına kalkmak, Ramazan ayında oruç tutmak ve bayan isen tesettür sahibesi olmak diye sınırladığımız zaman imtihanın pek çok alanını baştan kaybetmiş oluyoruz. Hayatı olduğu gibi imtihan olarak görmek zorundayız. Bu görüşü yakalayabilirsek şu sonuçlara ulaşırız, yapacağımız işimiz ve iş plaınımzda belli olur: a-Önce kendimizi korumayı, mü'min kimliğimizle ayakta durmayı hedefimiz bileceğiz. Önce ben ayakta kalmalıyım diyeceğiz. Başkalarının üzerinden hayaller oluşturarak kendimizi ihmal edersek kaybedebiliriz. b-Hayatı imtihan olarak görmemizin en tabii sonuçlarından biri, hayatta ne ile karşılaşıyorsak onu dinimizin ilgi alanında bileceğiz. Dini ne dar kalıplara sıkışmış yapacağız ne de hayallerle yaşanabilir zannedeceğiz. c-Becerip ayakta kalabilen için diğer bütün insanlar bir açıdan muhakkak ilgi alanlarında olacaktır, olmalıdır da. Kimine sözlü, kimine temennili yardımımız olacaktır. Bir başkasına da emretme durumunda olacağız ama herkes bizim için ilgi alanımızda anlamına gelmektedir. En azından dua ettiklerimiz arasında olacaktır. d-Buna rağmen, kalplerin Allah’ın elinde olduğunu bileceğiz. Biz uğraşsak da neticede Allah’ın murat ettiği olacaktır. İşimize bakıp gerisi ile alakadar olmayacağız ki, moralimizi kendi elimizle çökertmeyelim. e-Ve, Allah Teâlâ’nın bizi güçlü tutması için dua edeceğiz. Çok dua edeceğiz.
bayan hoca konusundaki diğer fetvalar
Bir bayana zaruret dışında bakmak haramdır. Zorunlu bakışlar ise bu haramlığın dışında kalır. Ne kadar zaruret, ne kadar da zarureti suistimal olacağını siz belirleyeceksiniz. Allah'a emanet olun.
Kadınlar da hoca olabilirler. Çok güzel hoca hanımlar vardır; bölgenizde de size hizmet edebilecek birileri bulunabilir, araştırmalısınız. Kur'an, ancak ağızdan öğrenilip okunabilir, bu nedenle hocasız Kur'an öğrenilemez diyebiliriz.
Selamünaleyküm. Kadınlar da hoca olabilirler. Çok güzel hoca hanımlar vardır; bölgenizde de size hizmet edebilecek birileri bulunabilir, araştırmalısınız. Kur'an, ancak ağızdan öğrenilip okunabilir, bu nedenle hocasız Kur'an öğrenilemez diyebiliriz. Hasta olduğunuz için oruç tutamıyorsanız ve bir daha da düzelme ihtimaliniz yoksa, tutamadığınız her gün için bir FİTRE miktari sadaka verin.
Selamünaleyküm. Sevgili kızım, Allah Teâlâ seni emellerine kavuştursun. Kur'an'ı yaşatanlar olarak diriltilecekler arasında bulunmanı, Kur'an'ın şefaati ile işi iyi olanlardan olmanı dilerim. Ne mutlu sana ki, kendini Kur'an hizmetine adamayı düşünüyorsun. Sen, tam anlamıyla bir mücahidesin. Mücahide ne demekse, o sensin bu düşüncelerinle. Yeni doğmuş bir bebek gibi görüyorum sizi; doğdunuz da büyüyorsunuz. Her gün Kur'an sizi emziriyor ve siz büyüyorsunuz. Allah yolunda olmak, Allah için çalışma azmi taşımak, sahabe neslini önder ve örnek görmek böyle bir şeydir. Bir bayan olarak, garip olduğunuz bir ortamda bu seviyede olmanız, ancak Allah'ın lütfu ile gerçekleşebilir bir seviyedir, muhakkak şükredin buna. Şükredin ki Allah sizi, dinine hizmet aşkı ile kavurmuş. Tekrar ve tekrar tebrik ediyorum sizi. Size dua ediyorum, bu ağabeyinize de dua etmenizi, Kur'an hizmetinden bir nefes ayrılmadan yaşamaya Allah Teâlâ'nın bizi muvaffak kılmasına dua edin. Öncelikle sana Ali Ulvi Kurucu'nun hatıratını okumanı tavsiye ederim; kendine çok güzel ufuklar bulacaksın o hatıratta. Bakacaksın ki sen, ne ilksin ne de son. Bu yol, böyle bir yoldur. Yesrib'e gitmeye razı olanlar, oradaki garipliği hayat bilebilenler ve kefensiz gömülmeye razı olanlar Kur'an ehli olabiliyorlar. Çok bilenlerden önce onlar gönüllere Kur'an akıtabiliyor. Bu anlayışı yakalaman açısından satır satır o kitabı okumanı tavsiye ederim. Okuduğun fakülteyi bitir, diplomasını al. Diyanet'e gir; kurs hocası ol.O gün, kendini ununu elemiş, eleğini asmış biri gibi görme. Bedir'de, Hendek'te bil kendini. Çünkü şeytan, o gün seni kızağa almayı deneyecektir. Diyanet'ten görev alan kızlarımız, bir daha tanınmayacak kadar değişiyorlar. Sen öyle olma. Bu süreçte evliliği ihmal etme. Evlenirken de, seninle evlenecek adaya, Kur'an'a adanmış bir hayat yaşamak istediğini belirt.Kendine bir müsteşar bul; her şeyi ona danış. Adeta iki kişi gibi yaşa işinde. Bu müsteşar, Kur'an eğitimi hususunda tecrübeli olsun. Çok uda et kızım, ucunda cennet bulunan çetin bir tünele girdin. Allah yardımcın olsun, seni korusun, yüceltsin.
Selamünaleyküm. Böyle bir ziyaret ilke olarak yapılabilir ama sizin yapmamayı tercih etmeniz, buluşmadan selam göndermeniz daha uygun düşer.
Böyle bir ders ortamının yalnız ve kapalı bir ortamda olmaması birinci şarttır. İkinci şart olarak da, bayanın gerekli tesettürü sağlamış olması gerekir. Bu tesettüre bayanın kılık kıyafeti, sesini kullanmada ciddiyeti, muhataplıkta dengeyi sağlaması dahildir. Ve bu ders için, erkek hoca bulunmasında zorluk söz konusu olmalıdır.