Fetva Meclisi
Soru
Sevgili hocam ben Türkiye’de yaşayan yabancı bir öğrenciyim. Anne babam ise başka memlekette ve onlara ulaşma imkânım yok. Dinimizin emri gereği onların hizmetinde olmak istiyorum ama onlara ulaşamadığım için bunu yapamıyorum ve çok üzgünüm. Sizce ben ne yapabilirim, sadece dua mı etmeliyim? Ne yaparsam onlara iyilik yapmış olurum?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın razı olmayacağı bir işte babaya anneye itaat etmemiz gerekmez. Kendinizi harama karşı koruyamıyorsanız hemen dönün. Babanıza karşı da nazik davranın.
Bir sıkıntıya sıkıntı ile karşılık vermek yanlış olur. Zaman geçtikçe daha rahat olacaksınız. Babanızı hatası ile baş başa bırakın. Siz kendi hayatınızı sürdürmeye çalışın. Babanız için de dua edin, erkenden ıslah olsun. Genel uygulamanız böyle olsun.
Gerçekçi olun; hiçbir anne baba kolay kolay doğurduğundan nasihat almak istemez. Bunu bilin. Sizdeki gelişmeyi onlardan belki yıllar sonra bekleyebilirsiniz. Kendinizi geliştirin, imanınızı ve ibadetinizi takviye edin. Bir noktaya geldikten sonra onların imrenip senin gibi olmaya çalıştıklarını göreceksin biiznillah. Kendindeki gelişme hızını onlarda ararsan sadece kaybedersin onları.
Selamünaleyküm. Onlardan izin alarak başka yere gitmelisiniz. Onlar izin vermiyorsa sabredeceksiniz.
Selamünaleyküm. Eşinizin boşamakla vebale girip girmeyeceğini o düşünsün. Siz kendi durumunuza bakmalısınız. Size tavsiyem şudur: Ailenizden sözüne itibar edeceğiniz namaz kılan, Allah'tan korkan iki büyüğünüze durumunuzu izah edin. Size sizin yanlışlarınızı söylesinler, siz de onları düzeltin. Sonra da sıkıntı devam ederse tekrar onlara başvurun, öbür tarafı da ikaz etsinler. Netice alınmazsa, aile büyükleri olarak gelecekle ilgili bir karar versinler. Acele ile ve düşüncesiz kararlar vermemeye çalışın. Evlilik nihayetinde öyle veya böyle budur. Sabredin, Allah'tan yardımını dileyin. Namazınızı ihmal etmeyin, sık sık Kur'an okuyun, rahatlarsınız.
Onlar yaşıyorsa umudunuz güçlü demektir. Ellerini ayaklarını öpün, helalliklerini isteyin. Onlar ne kadar sert davransa da neticede erirler; anne babadırlar merak etme. Muhakkak onları yumuşatın. Bunu da ertelemeyin. Hemen yapın. Hediyelerle, tatlı sözlerle, aracılar koyarak yumuşatın. Onların ağzından 'aferin' aldın mı işin kolay demektir. Hatta seni kahvaltıya çağırdıklarında ailece yine mesele çözülmüş sayılır. Bundan sonra da onları üzecek bir iş yapmazsan Allah yardımcın olur. Anne baban ya da biri öldü ise o iş biraz zordur. O zaman dua etmen, onların arkasından hayırlar yapman bir umut olarak kalır ama umut!
anne konusundaki diğer fetvalar
Düşük yapan kadınların büyük sevaplar kazanacağı ve yavruları ile cennet ortamı görecekleri konusunda bilgimiz vardır. Dileriz Allah Teâlâ sizi yavrunuzla cennetlerde buluşturur. Yeter ki siz, sabreden, Allah'tan ecir bekleyen ve ibadetlerini ihmal etmeyen bir kadın olarak yaşayın. Mübarek olsun.
Süt emmenin yirmi dört ayı geçmemiş olması gerekir. Ve belli bir oranda mesela emdi bıraktı denecek oranda emzirilmesi gerekir. Buna göre hareket edilmelidir. Fukahanın önemli bir bölümü kadının sütünün hamilelikten kaynaklanmasının şart olmadığını söylemiştir. Süt hormonu sağlayan bir uygulama ile kadının göğsünden süt geliyorsa direkt memeden veya bir kaba konarak kaptan çocuk onu içince sütanneliği gerçekleşir. Kadın sütanne olunca da mahremiyetle ilgili kurallar gerçekleşir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus gelen nesnenin KADINDAN GELEN SÜT olmasıdır. Süt gibi bir şey olması yeterli olmaz.
Ben de günlük, yüzlerce ölümcül kazalar olduğunu görüyor duyuyorum ama kimse trafiğe çıkmama diye bir iddiada bulunmuyor. Herkes işine ve zevkine hizmet için trafiğe çıkıyor. Buna ne dersiniz? Çocuk, anne baba ve toplum için bir imtihan mı? Elbette imtihan. İmtihandan kaçmak gibi bir lüksümüz olabilir mi? Ve çocuk az olunca onları iyi mi yetiştirdi aileleri? Yıllardır iki çocuk rakamına takılıp kaldı toplum; çocuklar evliya mı oldu? Kapitalizmin tuzağı idi bu, o tuzağı başımıza geçirdiler ne yazık ki. Elimizden geleni yapabildiğimiz bir ortamda çocuk yetiştirmeyi cihadımız olarak görüp yolumuza devam etmemiz gerekiyor. İki çocuk veya bir çocuk bile olsa başaramayanın elinde patlamaya hazır bombadır zaten. Bunca teknik ve ekonomik imkân bolluğunda çocuk yetiştiremeyeceğiz de ne zaman yetiştireceğiz? Asıl sorunun çocukların yetiştirilmesi değil keyfimizden feragat edip edememe olduğunu zannediyorum. Hadi çocuklar yetiştirilemiyor diye uzak durduk, ibadetlerimizi neden savsaklıyoruz? Keyif toplumu olmanın sonuçları bunlar. Sağlığı yerinde olan, özel bir sorunu olmayan herkes ekonomisi daha iyi olsun diye çok çalışacak ve Allah’ın lütfettiği kadar da çocuk doğurup büyütmeye gayret edecek. Bunun için uykusuz gecelere, susuz günlere de hazır olacak. Allah yardımcımız olsun.
Yaptığınız iş yasalara aykırı düşmüyorsa helallik açısından sıkıntı olmaz.
Mü'mine bacım, Siz Almanya’dan seslendiniz bana, ben ise sizi önümde gördüm. Ümmetimin yüreği yanık kadınlarından birini, dini ile dertlenmiş ciğerlerinden birini gördüm gözlerimin önünde. Sizi kendim zannettim. Sizi Kâbe’nin örtüsüne yapışıp “Ey Rabbim..!” diye ağlayan kadınlardan biri zannettim. Sizi yavrusuna su bulmak için çırpınırken ana yüreği ile kanatlanmış Hacer zannettim. Size dualar ettim. Size ve hasretinize umut bağladım. Ah sizin dualarınız kabul olsa da biz de rahmete ersek diye mırıldandım. Rabbim sizi umduğunuza erdirsin. Âlim çocukların annesi olasınız. Şehit yavrusunun şefaati ile dirilmek nasip olsun sana. Saliha kadın olup salih evlatlar yetiştirmenin yücelten ululuğunu göresiniz. Sizi tebrik ederim. Eşinizi hasseten tebrik ederim. “Sünnet Evi” yapmaya çalıştığınız eviniz size kutlu olsun. Sabırla dimdik tuttuğunuz kaleniz gibi baki kalsın eviniz. Yeğenlerimi de gözlerinden öperim. Onlara yavrularım için yaptığım dualarımdan dua ederim. Allah yardımcınız olsun, sizi bu dertle yaşatıp bu dertle ruhunuzu kabzetsin. Bu dert bile sizin için sevap kaynağı olacaktır. Bunu sakın unutmayın. Cihattasınız, Bedir’desiniz, Uhut’tasınız kabul edin. Öyle kalın öyle yaşayın. Size satır başı diyebileceğim küçük tavsiyelerde bulunayım ama bunlar günübirlik kalmasın sakın, ilke edinin bunları: Çocuklarınıza karşı bu endişeyi taşıyın ama vesveseye kaydırmayın işi. Eşinizle birbirinizi dengeleyin sürekli olarak. Bir o ileri gitsin bir siz gidin derken hayat sizi yıpratmadan sürsün. Çocuklarınızın ibadet ehli olmasına ısrar edin ama yirmili yaşlarına kadar onların kaytarma denebilecek eksiklerini görmez gibi olun ara sıra. Onlara adam rolü biçerseniz sizden kopabilirler. Zaman zaman bir gözlü gibi, bir kulaklı gibi olun. Her şeyi en iyi şekliyle isterseniz erken bitebilir piliniz. Çocuklara yapabileceğiniz en iyi destek, onlara namazlı ve Kur'anlı arkadaş bulabilmektir. Hep tenkit eden, hep eksik bulan, hep azarlayan biri sakın olmayın. Dünya gibi olun. Kışı fırtınalı baharı çiçekli olun. Çocukların ara sıra eğlenme ve gezip tozma ihtiyaçları vardır ve bu tabiidir. Bunu siz becerip karşılayamazsanız onlar bunu razı olmayacağınız yöntemlerle bulurlar. Aman dikkat edin. Çocuk yetiştirmek bütün zamanlarda cihattı. Bu zamanda en büyük cihat durumuna gelmiştir. İşin önemini kavrayın. Bu uğurda yapayalnız kalabileceğinizi bilin, buna hazır olun. Duada kalsın elleriniz. Hiç indirmeyin ellerinizi. Allah’tan yardımını isteyin. Sabır dileyin, sebat dileyin. Enerjinizi zamana yayın. Yüzlerce yıl çalışacak bir umut ve enerji ile yol alabilirsiniz. Melekleri yanı başınızda görmenin yolu budur. Bilhassa gece namazına kalkıp dua edin; yavrularınıza, eşinize, kendinize ve bize dualar edin. Gayet iyi bilin ki siz veya Almanya gurbetindeki bir başka mü'min kadının gözyaşları toprağımıza rahmet yağma sebebi olacak. Hele siz annesiniz, dua makinesi gibisiniz siz. Siz çekirdeksiniz. Asırlardır bu merhume ümmet sizden bir Âsiye çıkmasını bekliyor. Sizinle dirileceğimiz günü hasretle bekliyoruz. Dua edin bacım. Elleriniz karıncalanıncaya kadar dua edin. Namazlarınızdan sonra ve namazlarınızdan önce hep dua edin. Siz görmeseniz de size âminler diyen meleklerle doludur bu gökler. Kadınlar ve analar mobilyalara, gelinliklere, komşu lakırdılarına, ev temizliği putuna, ne derler heykellerine takılıp kaldığı için gecikti göklerin yardımı. Açın ufkumuzu bacım açın. Açın ellerinizi de insin şu bulutlar göklerden. Hasretlerimiz bitsin. Gelsin hafız yavrularımız, Kur'an bülbüllerimiz. Kur'an okuyan ve yürüyen, Kur'an olan çocuklar verin bize. Açın ufkumuzu bacım açın Allah için.
Anne ve çocuk üçüncü kişilerin sözü edilmemesi gereken iki yakın sözcüktür. Anne çocuğunu emzirmemeyi normal durumlarda talep etmez. İnsan olmanın zorlandığı bir ortam oluşmuştur muhakkak. Ancak şunu söyleyebiliriz: Doğan çocuğun gıdasını temin etmek babanın görevidir. Çocuğu emzirecek bir anne bulunmadığı durumlar hariç anne emzirmeye zorlanamaz. Anne sütünün bilimsel değeri dikkate alındığında baba ve annenin çocuğun emzirilmesi meselesini tartışmamaya özen göstermeleri gerekir.