Fetva Meclisi
Soru
Biz makina yedek parça ticareti yapıyoruz. Vadeli alıyoruz örneğin 90 gün. Vadeli satıyoruz örneğin 45-60 gün fakat kimse gününde ödeme yapmıyor. 120 günü aşan ödemeler de oluyor. Çek ile ödeme alıp Çek ile ödeme yapıyoruz bazı durumlarda. Dükkanda bir miktarda bazıları ödenmiş bazıları henüz vadesi gelmemiş stok olan mallar var. Şirketin 3 aracı var pazarlama için kullanıyor. Onun dışında dükkan kira. Bir evimiz ve bir arabamız sadece eve ait. Ben ticaretimizde vade işin içine girdiği için borç alacak dengesi de tutarsız olduğu için kafa karışıklığı yaşıyorum. Bazen kasada hiç para olmadığı da oluyor. Stoktaki malı da vadeli alıyorum. Hocam bana bir formül söyler misiniz nasıl hesaplamak gerekiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bugün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.), elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa sizin bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun. Anlaşılmayan bir nokta varsa tekrar yazabilirsiniz.
Allah Teâlâ sizi zekât ibadetine muvaffak olan kullarından kılsın. Âmin. a- Dükkândaki mal konusunda bir eksiklik var. Oradaki satılık olmayan mallar için zekât yoktur. b- Dükkândan hisseniz kadarını sizin konunuz yapın. Mesela yüzde ellisi sizin ise ve içinde satılık mallar piyasa fiyatı yüz lira ise siz elli liranız var kabul edin. c- Dükkândaki bu bilgi eksikliği dışında sizin bu yıl için zekât vermenize gerek yoktur. Zira zekât senesini hesaplamak için elinize NİSAB MİKTARI mal geçtiği günden itibaren bir yıl beklemek gerekiyor. Sizin ilk elinize geçen altmış gram altın başlamak için yeterli değil. Boş iş yeri ise nisap takvimi için başlamaya uygundur. Onun üzerinden 355 gün geçtikten sonra elinizdeki para+SATILIK daire, arsa+altın ve benzerlerini toplar (hepsinin başlama takvimini onlarınki eksik de olsa bu ilk başlanmışı ilave ederek) hesap edersiniz. d- Oturduğunuz eviniz ve bineğiniz için zekât yoktur. Allah kabul buyursun.
Kendinize Ramazan ayının belli bir gününü ZEKÂT HESEPLAMA GÜNÜ olarak belirlemişsiniz. Bu güzel. Her sene öyle yapmaya devam edin. Eğer o gün elinizde nisap miktarından fazla yani seksen bir gram altın veya onu satın alabilecek bir mal varsa onun zekâtını vereceksiniz. Elinizdeki ne ise onun yüzde iki buçuğunu. Nisabın altına düştüğünüzde vermeniz gerekmeyecek. O hesap gününden önce sattığınız evin bedeli veya başka bir yolla bütçenize gireni mevcuda ilave edeceksiniz. Toplamının yüzde iki buçuğunu zekât vereceksiniz. Eğer evi sizin önceden belirlediğiniz zekât hesap gününden bir gün sonra satarsanız ya da elinize o günden sonra bir mal geçerse onun zekâtı bir dahaki yılda hesaplanacak demektir. Geçen yıla ait verdiğiniz zekât gerekenden fazla oldu ise onu geri de alamazsınız bir dahaki yıldan da düşemezsiniz. Para birimlerini birbirine çevirmeniz gerekmiyor. Elinizde ne varsa onu hesap edin. Şu birim olsa idi şöyle olurdu demeye gerek yoktur. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Zekâtınızı şu şekilde hesap edin: - Önce, defterinizdeki borçlarınızı, imzaladığnız senetleri, kestiğiniz çekleri, tahakkuk etmiş vergi, fatura ve benzeri ödemeleri hesaplayın. - Elinizdeki nakit paraları, banka hesabındakileri, müşteri çeklerini, üretimde kullanacağınız gayrı mamül parçaların size maliyet değerlerini, mamül hâle getirdiğiniz malların imalat değerlerini toplayın. - Birinci toplamı ikinci toplamdan çıkarın. Elinizde kalan varsa onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verin. Allah kolaylık versin.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sana mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zekat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
zekat konusundaki diğer fetvalar
Zekat fakirin hakkıdır. Damat veya gelin fakir ise kayınpederinin ona zekat vermesi caiz olur. Yeter ki buradaki fakirlik gerçek bir fakirlik olsun.
Allah Teâlâ ibadetlerinizi kabul buyursun. Çok daha büyük zekâtlar vermeyi size nasip etsin. Bir kişiye verilebilecek zekâtın bir alt veya üst limiti yoktur. Şu kadar ki, zekât alan birinin elinde nisap miktarından fazla mal bulunursa onun zekât alması caiz olmaz duruma gelir. Böyle bir ihtimal yoksa zekât vermek için alacak kişi açısından üst limit yoktur diyebiliriz. Kime ve hangi sıralama takip edilecek sorusunu da her zekât veren kendisi belirlemelidir. Mesela bir hala vardır o hala bakıma diğerlerinden daha çok muhtaçtır, ona veririz. Bir teyze vardır, çocuk sayısı fazladır onu öne geçiririz. Şöyle bir kural belirleyebiliriz: Azdırmayacak, işe yaramayacak kadar parçalanmamış bir miktarda kişileri özellikle akrabalar açısından veren belirlemelidir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Özellikle sorunuza göre zekât almanın caiz olup olmaması kişinin “fakir” sayılıp sayılmamasına bağlıdır. Fakirlik ölçüsünü belirleyen şey ise kişinin aslî ihtiyaçlarının dışında nisap miktarı (80,18 gram altın, tl, ticari eşya gibi) mala sahip olmamasıdır. Bize verdiğiniz bilgiye göre de şu an itibariyle annenizin elinde zekât miktarı para bulunmaktadır. Bundan dolayı borçlar ve alacaklar dışında bu miktar elinde olduğu sürece anneniz kendi adına zekât alamaz.
Sadece hasta olmak zekât için yeterli değildir. Fakir kimseye zekât verilebilir. Genelde bu tür hastalar fakir oldukları için zekât rahatlıkla verilebiliyor ama ailenin durumu bilinmeden zekât verilmemelidir. Zira küçük bebek için toplanıyor olsa da zekât bebeğin velisine teslim edilmektedir. Aile fakir olarak biliniyorsa zekât notu düşmeden verilmesinde bir sakınca yoktur.