Fetva Meclisi
Soru
Biz iki kız kardeşiz. Ablam evli, ben ise annemle birlikteyim. Biz daha bebekken babam vefat etmiş. Babamın vefatından sonra anneannemlerin yanına yerleştik. Anneannem ve dedemin desteğiyle annem bizleri büyüttü. Dedem de vefat ettikten sonra annem, dedemin aylığının bir kısmını almaya başladı. Annem kendimize ait bir evimizin olması için aldığı maaş ve kendisine verilen zekâtları biriktiriyor. 7 yılda topladığı miktar 430 bin TL. Bu miktardan sonra annemin kendisine verilen zekâtları alması caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Yetim olmak, zekât almak için yeterli değildir. Yetim ve fakir ise zekât alabilir. Zekâtınız o kız için fakirlik şartı da uyuyorsa verilebilir. Kardeşinize de zekât verebilirsiniz. Onun annenize harcamış olmasında sakınca yoktur. Sizin zekâtınızın onun eline geçmesinden sonra onun elinde iken zekât niteliği de bitmiş olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.
Aleykümselam. Annenizin elindeki nisap miktarı altını yanında Bağkur veya başka yerlere borçlarının toplamını o mevcut altınlardan düşmeniz gerekir. Borçlar ve bu aydaki elektrik, su ve benzeri ödemelerin toplamı düştükten sonra kalan nisap miktarını geçiyorsa zekât farz olur. Şu anda veremiyor durumda ise ne kadar zekât düşeceğini hesap etsin, eli rahatlayınca versin. Borcunu bilsin, vermeye niyet etsin. Eli rahatlayınca verebilir. Altınların zekâtının altınların içinden verilmesi de şart değildir. Kaç gram altın ediyor onu bilip onun karşılığı olan para da verebilir. Allah kabul etsin.
Fakir olan bir kardeşe zekât verilebilir. Bu, fıkhen câizdir. Hatta kişinin en yakınına zekât vermesi, akrabalık bağı sebebiyle daha sevaplıdır. Burada önemli olan şu iki nokta: Kardeşin nisap miktarı mala sahip değilse, yani yıllık giderlerini karşılayacak kadar malı yoksa ve borçları varsa zekât alabilir. Ahlaki veya kulluk zaafları, onu “zekât alamaz” hâle getirmez. (Namaz kılmıyor olması, zekât verilemeyecek kişi statüsüne sokmaz.) Sen parayı annenin eline verir, “Bu benim zekâtım, oğluna okul taksiti olarak öde” dersen ve annen de kardeşine bu paranın kaynağını söylemeden ona haber verdikten/izin aldıktan sonra onun borcunu öderse, zekât geçerli olur. Çünkü burada iki şart sağlanmış olur: Zekât, hak sahibine ulaşmış olur. Kardeşin, paranın senin tarafından verildiğini bilmediği için ne incinir ne de reddetmiş olur. Fakihler, "fakir olsa bile, zekât verdiğimiz kişi parayı israf ediyorsa yine de verilebilir ama en güzel olanı onun yerine doğrudan ihtiyacını karşılamaktır" der. Bu da senin yaptığın gibi parayı nakit vermek yerine, onun ihtiyaçlarını (okul aidatı gibi) izin alarak doğrudan ödemekle olur. Böylece hem israfın önüne geçilir hem de zekât maksadına ulaşır.
Selamünaleyküm. Arabayı saymayın. Borçlarınız varsa onları da düşün. Elinizde nakit veya bankada birikmiş paranız, altınlarınızın toplamı 81 gram altından fazla ediyorsa, bu sizin zekât verecek durumda olduğunuzu gösterir. Bu durumda mevcudun % 2,5 kadarı zekât olarak verilecektir. Kaç yıl böyle geçti ise şimdi onları aynı oranda verebilirsiniz. Bundan sonra da, her yılın bir gününü mesela, Ramazan ayının 1’ini kendinize zekât günü kabul edin. O gün geldiğinde, sözünü ettiğimiz miktar kadar paranız varsa zekât verirsiniz. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. Altınların gramı önemlidir. Gramın toplam 81 gram olması durumunda zekât söz konusu olur. Verdiğiniz fiyattan anlaşılan o gramı tuttuğudur. Borcunuzu o miktardan düşebilirsiniz. Aracınızın zekâtı gerekmez. Eşinizin kardeşine zekât verebilirsiniz. Anne babanıza asla zekât veremezsiniz. İnsan, bakmakla mükellef olduğu kimseye zekât veremez; siz anne babanızı bakmakla mükellefsiniz. Netice olarak size zekât düşmeyeceğini tahmin ederiz.
Selamünaleyküm. Arabayı saymayın. Borçlarınız varsa onları da düşün.Elinizde nakit veya bankada birikmiş paranız, altınlarınızın toplamı 81 gram altından fazla ediyorsa, bu sizin zekât verecek durumda olduğunuzu gösterir. Bu durumda mevcudun % 2,5 kadarı zekât olarak verilecektir. Kaç yıl böyle geçti ise şimdi onları aynı oranda verebilirsiniz. Bundan sonra da, her yılın bir gününü mesela ramazan ayının birini kendinize zekât günü kabul edin. O gün geldiğinde, sözünü ettiğimiz miktar kadar paranız varsa zekât verirsiniz.Allah kabul etsin.
zekat konusundaki diğer fetvalar
Zekat fakirin hakkıdır. Damat veya gelin fakir ise kayınpederinin ona zekat vermesi caiz olur. Yeter ki buradaki fakirlik gerçek bir fakirlik olsun.
Allah Teâlâ işinize bereket, kalbinize huzur versin. Şöyle yapın: Kendinize bir zekât günü belirleyin. Bu gün kameri aylardan birinin günü olsun. Mesela Ramazan ayının dokuzu… gibi. Her sene o gün geldiğinde; a- Kasanızdaki, bankadaki, cebinizdeki nakitleri, altınları (altın tek başına olduğunda kendi gramı üzerinden hesaplanır, burada değerini para olarak ilave edebilirsiniz.) elinizdeki çekleri (günü ne olursa olsun) toplayın, b- Dükkanınızda satılmak üzere bekleyen yedek parçaları fatura değeri üzerinden hesaplayın, c- a ve b kalemlerini birleştirin. Bu birleşim sizin zekât hesabı yapılacak olan mal varlığınızdır. d- SATMAK İÇİN BEKLETTİĞİNİZ arsa veya gayrimenkuller varsa onların da piyasa değerini c kalemine ilave edersiniz. İkinci olarak da; a- Önünüze gelmiş ödenecek faturalar, kesilmiş çekler, bir yolla ortaya çıkmış borçlar varsa bunları hesaplayın. b- Bu hesabı bir önceki toplamdan düşün. Geriye kalan değer yani elinizde borçlar düştükten sonraki net kalan 81 gram altın veya onun piyasa değeri kadar ediyorsa siz bu sene zekât vermeniz gerekir. Daha aşağı düştü ise zekât vermeniz gerekmez. Zekât vermeniz gerekiyorsa eldeki net kalanın yüzde iki buçuğunu vereceksiniz. Onu hemen vermeniz gerekir ama elde nakit sıkıntısı varsa birkaç gün ertelemenizde sakınca olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ ibadetlerinizi kabul buyursun. Çok daha büyük zekâtlar vermeyi size nasip etsin. Bir kişiye verilebilecek zekâtın bir alt veya üst limiti yoktur. Şu kadar ki, zekât alan birinin elinde nisap miktarından fazla mal bulunursa onun zekât alması caiz olmaz duruma gelir. Böyle bir ihtimal yoksa zekât vermek için alacak kişi açısından üst limit yoktur diyebiliriz. Kime ve hangi sıralama takip edilecek sorusunu da her zekât veren kendisi belirlemelidir. Mesela bir hala vardır o hala bakıma diğerlerinden daha çok muhtaçtır, ona veririz. Bir teyze vardır, çocuk sayısı fazladır onu öne geçiririz. Şöyle bir kural belirleyebiliriz: Azdırmayacak, işe yaramayacak kadar parçalanmamış bir miktarda kişileri özellikle akrabalar açısından veren belirlemelidir. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Sadece hasta olmak zekât için yeterli değildir. Fakir kimseye zekât verilebilir. Genelde bu tür hastalar fakir oldukları için zekât rahatlıkla verilebiliyor ama ailenin durumu bilinmeden zekât verilmemelidir. Zira küçük bebek için toplanıyor olsa da zekât bebeğin velisine teslim edilmektedir. Aile fakir olarak biliniyorsa zekât notu düşmeden verilmesinde bir sakınca yoktur.