İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Vefat eden birisi için oruç tutulur mu? Ölen kişi, üzerindeki oruç borcunu kaza etmeye fırsat bulmadan ölmüşse sizin yapacağınız bir şey yoktur. Ölen kişi, tutamadığı veya tutmadığı oruçları tutma fırsatı bulduğu halde tutmadan ölmüşse fukahanın çoğunluğuna göre onun adına oruç tutmanız mümkün değildir. Çünkü bu bir bedeni ibadettir; sahibinin onu eda etmesi gerekirdi. Ölen kişinin bu konuda vasiyeti vardı ise bu durumda tutamadığı her gün için bir fitre miktarı sadaka verebilirsiniz. Hadis ehli bazı ulemanın, böyle bir durumda ölü adına oruç tutulabileceğine dair görüşleri bulunduğunu da not etmiş olayım. Sizin mezhebiniz Hanefi mezhebi ise yukarıdaki gibi davranırsınız. Allah'a emanet olunuz.

Cevap

Ölen kişi, üzerindeki oruç borcunu kaza etmeye fırsat bulmadan ölmüşse sizin yapacağınız bir şey yoktur. Ölen kişi, tutamadığı veya tutmadığı oruçları tutma fırsatı bulduğu halde tutmadan ölmüşse fukahanın çoğunluğuna göre onun adına oruç tutmanız mümkün değildir. Çünkü bu bir bedeni ibadettir; sahibinin onu eda etmesi gerekirdi. Ölen kişinin bu konuda vasiyeti vardı ise bu durumda tutamadığı her gün için bir fitre miktarı sadaka verebilirsiniz. Hadis ehli bazı ulemanın, böyle bir durumda ölü adına oruç tutulabileceğine dair görüşleri bulunduğunu da not etmiş olayım. Sizin mezhebiniz Hanefi mezhebi ise yukarıdaki gibi davranırsınız. Allah'a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Oruç için fidye verilmesi, oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlı kimseler ile iyileşme ümidi olmayan hastalar için geçerlidir. Hz. Peygamber (s.a.s.) ve sahabenin uygulaması, fidyeden bahseden âyetteki “oruç tutmakta zorluk çekenler.” (el-Bakara, 2/184) ifadesinin yalnızca yukarıda sayılan kimseleri kapsadığını göstermektedir. Buna göre, oruç tutmaya gücü yettiği hâlde tutmayan veya geçici bir sebeple tutamayan kimseler hakkında fidye hükmü yoktur. (Buhârî, Tefsîr (Bakara), 26 [4507]; Müslim, Sıyâm, 149-150 [1145]) Mazeretsiz oruç tutmayanların, tutmadıkları oruçları kaza etmeleri ve tövbe istiğfar etmeleri gerekir. Ayrıca, oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan hastalar, fidye vermiş bile olsalar, ileride tutabilecek duruma gelirlerse tutamadıkları oruçları Hanefîlere göre kaza etmeleri gerekir. Önceden verdikleri fidyeler oruç borcunu düşürmez. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/105; Merğînânî, el-Hidâye, 1/124)

Oruç tutacak gücü olduğu hâlde tutmayan bir kimse, bu oruçlarının fidyesini vere
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fakihlerin çoğunluğu, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu kadar fidye öder.” (el-Bakara, 2/184) âyetinden hareketle, mazeretli veya mazeretsiz oruç tutmamış ve kaza etmeden ölüm döşeğine düşmüş kimselerin oruç borçları için fidye ödenmesi vasiyetinde bulunmalarının müstehap olacağını söylemişlerdir. Eğer vasiyet etmişse mirasçıları malının üçte biri oranında bu vasiyeti yerine getirirler. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/124; bk. Serahsî, el-Mebsût, 3/89; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3/152-153) Fidye, ölenin bıraktığı maldan teçhiz, tekfin masrafları ve borçları çıkarıldıktan sonra, kalan malın üçte birinden verilir. Şayet fidye üçte birden çok tutarsa, fazla olan kısım ancak vârislerinin rızası ile ödenebilir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/425) Şâfiî mezhebine göre ise bir kimse imkânı olduğu hâlde fidyeyi vermeden ölürse, vasiyete gerek olmaksızın bıraktığı mirastan ödenir. Zira onun fidye ödemesi, hasta ve yolcunun orucu kaza etmesi gibidir. (Nevevî, el-Mecmû’, 6/259)

Tutmadığı oruçları kaza etmeden oruç tutamayacak hâle gelen kimse ne yapmalıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ölen birinin arkasından onun yapmadığı ibadetlerini yapmış hale getirecek bir işimiz yoktur. Bu şu demektir: Siz anneniz veya başka bir yakınınız için bir ibadeti yaptığınızda onun affolması için sadece bir umut ışığı yakarsınız. Kimse kimsenin ibadetini kesin olarak yapıp bitiremez. Bu da iman ehli olarak ölen biri için bir umut olarak bekletilebilir, imanı olmayan için yapacak bir şey yoktur. Başkası için anneniz bile olsa eksiklerini o öldükten sonra tamamlamak farz bir iş de değildir. Yaparsanız bir vefa göstermiş olursunuz, o kadar.

Hocam "Annem Öldü" adlı videonuzda vefat eden annemiz için yapabileceğimiz ibade
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbadetler vaktinde yapılırsa ona EDA etmek, Bir arızadan dolayı aynı vakitte yeniden yapılırsa ona İADE etmek, Vakti çıktıktan sonra yapılırsa da ona KAZA etmek deriz. Ölen bir insanın eda ve iade imkânı vardır ama kaza imkânı yoktur. Hangi ibadeti ölenin arkasından kaza edip edemeyeceklerini şöyle özetleyebiliriz: Farz namazların ölenin arkasından kaza edilmesi: Dört mezhebin fukahasına göre ölenin arkasından sağlığında kılmadığı namazları kimse kaza edemez. Böyle bir başkasının kazasını kılma sağ insan için de mümkün değildir, ölen için de. Hanefi mezhebi fukahası böyle birinin yani namaz borcu bırakarak giden birinin yakınlarının, eğer ölen kişi vasiyet bıraktı ise bu konuda malının üçte birini aşmadan o vasiyet gereği HER NAMAZ İÇİN BİR FİDYE (yani bir fitre) verir demişlerdir. Zekât borcunun ölenin arkasından kaza edilmesi: Mal bırakıp o mala göre de vasiyet yapmadıkça ölenin zekât borcunu kaza etmek yoktur. Hanefi mezhebi ulemasının görüşü budur. Zekât bir ibadettir, yapılırken niyet ister, ölen için o niyet imkânı yoktur. Ramazan orucunun ölenin arkasından kaza edilmesi: Hanefi uleması ve pek âlimin görüşüne göre ölenin tutmadığı Ramazan oruçlarını arkasından kaza etmek yoktur. Farz haccın ölenin arkasından kaza edilmesi: Malı var ve vasiyet yaptı ise, malın üçte biri o vasiyet için yeterli ise haccetmeyen birinin öldükten sonra haccı yapılabilir. Hanefi ulemasının içtihadı bu şekildedir. Ölenin önceden yaptığı adağın o öldükten sonra yerine getirilmesi: Ölenin yapmış olduğu adak bir zamanla sınırlı adak idiyse o ölünce o zaman geçtiği için yerine getirilmesi mümkün olmaz. Söz konusu adak genel bir ibadetse namaz ise yapılmaz, o konuda bir vasiyeti varsa ve mal da bıraktı ise diğer adakları yerine getirilir. Ölüye ait kefaretlerin kaza edilmesi: Ölen insana hayatta iken kefaret gerekti ama o onu yerine getirmedi ise mal bırakıp vasiyet yapması durumunda yerine getirilir. Hanefi ulemasının içtihadı bu şekildedir. Bu özetten anlaşılıyor ki, mü'min ibadetleri ve görevleri vaktinde kendisi yapmadıkça ölümünden sonrasına açık kapı yok gibidir. Allah Teâlâ kullukta hepimizi muvaffak kılsın.

İlmihal okumaları yapıyorduk bir konuyu anlayamadık, bize kısa bir özet yaparsan
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Eğer kendinize ait maddi imkânınız yoksa Hanefi mezhebini esas alarak yalnızca geçmiş günlerin kazasını tutun. Ama zenginseniz (babanızın veya annenizin zenginliğini kastetmiyorum) geçirdiğiniz Ramazan aylarını kaza ederken ayrıca her geciken yıl için de her güne ait bir müdd fidye (130 TL) vermeniz gerekir. Dokuz yıl önce yalnızca bir gün kazaya kalmış bir orucun bugün kaza edileceğini farz edersek "bir gün kaza, dokuz fidye" ödemeniz gerekir. Kalanını buna göre hesap edersiniz. İfade ettiğim üzere yapamazsanız bu konuda Hanefi mezhebini taklit ederek yalnızca tevbe ve kaza edebilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.

Hocam on bir yaşında baliğ olmuş ve Şafii mezhebine uyan bir kadın, o yaşta iken
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz kazaya niyet etti iseniz o oruçlar kaza yerine geçer, nafile olanı ise tutulmamış olur ama bu sizin için bir eksiklik değildir. Önemli olan farz eksiğinin olmamasıdır.

Ben yaklaşık olarak son iki yıldır kaza oruçlarımı tutmaya çalışıyorum. Aslında

dini soru konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Babanızın yaptığı iş, yüzeysel olarak itiraz edilmeyecek bir iş ise de bu durum onun hesabını zorlaştıracak bir iştir. Siz kardeşlerinizin de hakkını gözetmeye çalışın. Ya da gönüllerini alın, babanıza da iyiliğiniz dokunmuş olsun.

Hocam biz 3 erkek 3 kız 6 kardeşiz. Hepimiz evliyiz. Bizim memlekette kayısı bah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah kabul etsin, sa'yiniz meşkûr olsun. Sizin için umre, Arapça olmalıdır. Bu birinci hedefiniz olur. İkinci hedef olarak da Kur'an'ın indiği yerlerde, ömür boyu yetecek bir enerji birikimi yapabilirsiniz. Orada bir hatim indirerek feyzinizi artırabilirsiniz. Yeni yeni mü'min kardeşler edinerek, mü'minlerin genel durumunu izleyerek kültürünüzü artırabilirsiniz. Yoğun dualar ederek, maneviyatınızı yükseltebilirsiniz. Geleceğinize dair en güzel ve kabûlu en yakın dualar orada yapılabilir, biliyorsunuz. Yolunuz açık olsun. Ameliniz makbul olsun.

Selamun aleykum değerli hocam, önümüzdeki hafta umreye gideceğiz inşallah. Umrey
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Siz aranızda bir anlaşma yaparak paylaşıyorsanız yani herkes ortak bir miktar üzerinde, razı oluyorsa sakıncası olmaz.

Selamün aleyküm sorum miras paylaşımı ile ilgili olacaktı. Biz 5 erkek 4 kız kar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Diş tedavisi olarak yapılacak bir tedavide sakınca yoktur.

Öndeki iki dişimin arasında boşluk var yaptırsam günah olur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. O esnada, hastamızın özür sahibi kabul edilmesi de mümkündür. Abdestli diyalize girer, abdesti bozulmamış gibi namaz kılabilir.

Selamun aleyküm değerli hocam. Diyalize giren bir böbrek hastasının diyalizde ik
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Din daha ciddi ve daha üstün tutulması gereken bir idraktir. Bu düzeyden Müslümanlık kurtarıcı olmayabilir.

Selamun aleyküm. Sayın hocam ilahilerde; himmet geylani, yetiş geylani gibi sözl

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.